kapat

11.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Elebaşı öttü
Cezaevinden ülkücü militanları toplayıp İran'a eğitime götüren, Uğur Mumcu suikastını planlayan kilit isim Hasan Kılıç da "Pişman" oldu.

HASAN Kılıç... Mumcu suikastı sanıkları arasında ve gözaltında. Görünüşte Selam Gazetesi'nin eski imtiyaz sahibi olan bir gazeteci. Aynı zamanda İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat. Her ne kadar ailesi, "İran'la sadece ticaret yapıyordu" dese de, onun Kum kenti yakınlarındaki kampa "eğitilecek militan" götürdüğü biliniyor. Kılıç, cezaevlerinden ülkücü militan toplayıp örgüte kazandırmaktan, onların İran'da eğitilmesini sağlamaya, eylem talimatlarını iletmekten, olay öncesi ve sonrasında gerekli "malzemeleri" sağlamaya kadar birçok noktada etkin bir isim. Örneğin, Mumcu suikastında gözcülük yaptığı kaydedilen Yusuf Karakuş'u, Bursa Cezaevi'nde tutukluyken "keşfeden" ve Mehmet Şahin'le birlikte kendi saflarına çeken kişi de Kılıç.

Hizbullah'ın Selam Grubu'nun lideri olan Kılıç, Bosna Savaşı'na "mücahit" de göndermiş. Alt kadrosu ise Mehmet Şahin, Nurettin Şirin, Mehmet Ali Tekin ve Şeref Dursun'dan oluşuyor. Hasan Kılıç, bir yandan Akademi Yayınevi'nde faaliyet gösterirken, bir yandan da Şirin ve Tekin ile birlikte sık sık İran'a gidip gelmiş. Ailesinin "İran'la ticaret yapardı" şeklindeki açıklamasını, Yusuf Karakuş'un ifadesi çürütüyor: "Hasan Kılıç bomba eğitimi almamız için İran'a gitmemiz gerektiğini söyledi. İran'a gittiğimizde kaldığımız evde Hasan Kılıç bizi ziyaret ederek, birkaç gün daha sabretmemiz gerektiğini söyledi. Daha sonra bizi bir kampa götürdüler ve silah talimi gördük..."

ÇEKİP ÇEVİREN KİŞİ
Aynı Kılıç, İranlılar'ın İstanbul'daki eylemlerinde de "çekip, çeviren kişi" rolünde. İran Şahı Rıza Pehlevi'nin kaçırılıp öldürülmesi için, İranlılar'ın talimatıyla Karakuş ve Çelik'i görevlendirmiş. Olayda kullanılacak minibüsün satın alınması için para vermiş. "İş bittikten" sonra da minibüsü satmış. Jak Kamhi'ye yönelik suikast planı çerçevesinde de Hasan Kılıç "bombayı sağlayan" kişi. Onun Karakuş'a verdiği bir çantanın içinden C-4 patlayıcılar ve bomba yapımında kullanılacak tüm malzemeler çıkmış. Bomba bu maddeler kullanılarak yapılmış, fakat eylemden sonra kaçma şansı çok düşük olduğu düşüncesiyle Jak Kamhi suikastı gerçekleşmemiş.

Olay yerinde tatbikat var
GAZETECİ-Yazar Uğur Mumcu'nun katil zanlıları olarak 5 gün önce gözaltına alınan 9 kişinin sorgulaması sonucunda grubun lideri Hasan Kılıç'ın önemli bilgiler verdiği öğrenildi. Sanıklara bugün Mumcu'nun öldürüldüğü sokakta tatbikat yaptırılacak. Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde 20'ye yakın uzman polisten oluşturan özel bir ekip tarafından devam eden sorgulama Pazar günü patlayan bombanın 2 araca Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gece yerleştirildiği kesinleşti. Mumcu ise aracını Cumartesi günü hiç kullanmadı.

Sanıklara, olay günü sokakta görevli polislerin fotoğrafları da gösterildi. Karakuş ve Çelik'in oyaladıklarını söyledikleri polisin Remzi Kahraman olduğu anlaşıldı. O günlerde alınan ifadesinde olağanüstü hiçbir şeyin olmadığını ve şüpheli kimseyi görmediğini söyleyen Kahraman, dün Ankara'ya gelerek sanıklarla yüzleştirildi.

GÖZALTINDA İRANLI YOK
Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender, soruşturmada sona yaklaşıldığını, gözaltında herhangi bir yabancı uyruklu kişinin bulunmadığını belirtti. Bugün Uğur Mumcu Sokak'ta sanıklara yaptırılacak tatbikat için olağanüstü önlemler alındığını da söyleyen İskender, "Basın mensupları tatbikatı izleyebilecek. Kısıtlama yok" dedi. Gözaltındaki 9 sanık için 3 günlük ek gözaltı süresi alındı.

Bu arada Bandırma Cezaevi'nde tutuklu bulunan yasadışı İBDA-C örgütü davası sanığı Murat Filiz dün Ankara'ya getirildi. Filiz'in Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'na Mumcu suikastı ve Yusuf Karakuş ile ilgili olarak yazdığı mektup konusunda sorgulanacağı ve yüzleştirileceği öğrenildi.

Ünsal ERGEL

Suikastçilerin kaldığı otel bulundu
SANIKLARIN suikast öncesi kaldıkları otel muamması dün çözüldü. Yusuf Karakuş ve Abdülhamit Çelik dün 21 Ocak gecesi kaldıklarını söylediği Ulus Otel'e getirildi. Ancak otele gelindiğinde Çelik, "Kesinlikle burası değil" dedi. Bunun üzerine Konya Sokak'ta 10 otele gidildi. Sonuç Denizciler Caddesi'ndeki Aydost Otel'de alındı. Çelik, resepsiyona girer girmez "Evet tamam burası" dedi. Çelik, eski adı Dadaş olan Aydost Oteli için "7 yıl geçmesine rağmen hiç değişmemiş" yorumunu yaptı.

Ünsal ERGEL

İran'dan üç mektup
İran'In Ankara Büyükelçisi Hüseyin Lavasani dün Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Faruk Loğoğlu'na nezaket ziyaretinde bulundu. Lavasani görüşmede üç mektup sundu. Mektuplardan biri İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'den yeni seçilen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, diğeri İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi'den Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e bir diğeri ise İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Emin Zade'den, Loğoğlu'na idi. Edinilen bilgiye göre Hatemi mektubunda Sezer'i kutladı ve iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin son günlerde Uğur Mumcu operasyonu ile çıkan iddialar nedeniyle yıpranmaması gerektiğinin altını çizerek, İran'ın Türkiye'nin dostu olduğunu vurguladı.

Sibel YEŞİLMEN

O gazete: SELAM...
Selam Gazetesi'nin kökeni Tevhid Dergisi. Aylık çıkan bu dergi zamanla, haftalık gazeteye dönüştü ve Selam adını aldı. 1993'te Hasan Kılıç tarafından kurulan gazetenin sorumlu yazıişleri müdürlüğünü Mehmet Ali Tekin üstlendi. Hasan Kılıç, borçlandı ve maddi sıkıntıya düştü. Gazete Ocak 1998'de Mehmet Ali Tekin'e devredildi. Bu tarihten itibaren gazetenin sorumlu yazı işleri müdürlüğünü de Mehmet Ali Tekin sürdürdü. Mayıs 1998'de ise gazeteyi devralan Erhan Güngör, Genel Yayın Yönetmenliği'ni de üstlendi. Gazetenin kadrosu da değişti.

Bu tarihten itibaren gazete "Erdemli Bir Dünya İçin Selam" adıyla yayın hayatına yine haftalık olarak devam etti. Mehmet Ali Tekin'in 1998'in Mayıs ayından beri gazeteyle hiçbir bağlarının olmadığı belirtildi.

Şefik DİNÇ (SHA)

Eşlerimiz tertemiz
Suikast sanıklarının eşleri "Türkiye gerçeği en yakın zamanda öğrenecektir" dediler

İNSAN Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Selamet, UMUT operasyonu çerçevesinde gözaltına alınan Abdülhamit Çelik, Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Mehmet Şahin'in eşleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda soruları cevaplayan türbanlı ve çarşaflı kadınlar, eşlerinin iftiraya uğradıklarını ve "tertemiz" olduklarını ileri sürdüler. Kadınlar, eşlerinin pasaportları bulunduğunu ve İran'a gidip geldiklerini itiraf ederken, bir tesadüf eseri hepsi Yusuf Karakuş'un düğününe katıldıklarını da söylediler. Operasyon sürecinde hukuka aykırı birçok olay yaşandığını ileri süren Ahmet Selamet ise, ""Zanlılar gözaltına alındıktan sonra evde karakol kurulmuş, burada bulunanların dışarı çıkmaları engellenmiş, psikolojik baskı oluşturulmuştur. CMUK hükümlerine uyulmamıştır" diye konuştu.

Yusuf DEMİR (SHA)


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır