|
|
Siyasetin gündemi demokratikleşme
İşadamları istikrarın devamlılığı için siyasetçilerden, hukuk ve demokratikleşmeye yönelik kararlar almalarını bekliyor
Enflasyonun düşüşüyle birlikte esen iyimserlik rüzgarlarının devam edebilmesi için alınması gereken önlemleri işadamlarına sorduk. İşadamının gündeminden bu defa hukuk ve demokrasi çıktı. Bu alanda yapılacak düzenlemelerin Avrupa Birliği entegrasyon sürecinde de büyük önem taşıdığına inanan işadamları, bu alanda da dünya standartlarına uymanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyorlar. Yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in hukukçu kökenli olmasının da bu süreci hızlandıracağına inanıyorlar.
ACİL ADALET
Siyasi partiler ve seçim yasasında da köklü reform beklentileri içinde olan işadamları, sivil anayasanın da önemini vurguladılar. Mahkemeleri daha çabuk çalıştıracak yapısal reformalara ihtiyaç olduğunu belirten ÇBS Şaban Çavuşoğlu, "Devletin yapısına hukuk ağırlıklı bir disiplin getirilmesi gerekir. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı'nın ve başbakanın da daha yetkili kılınnması gerekir" dedi.
Türkiye'nin 70 - 80 yıl öncesinden fosilleşmiş kanunlarla yönetilmesini eleştiren Erdal Bahçevan şunları söyledi: "Çağdaş hukuk devleti olabilmemiz için düşünce suçları ortadan kaldırılmalı. Bunun yanında siyasi partiler yasası ve seçim kanunu da değiştirilmeli. Devlet abur-cubur konulardan çıkarak asli işlerine dönmeli."
KARARLILIK SORUNU
Hükümetin enflasyonla mücadele konusunda da kararlı bir tutum sergilemediğine inanan işadamları, yatırımları teşvik edici orta ve uzun vadeli kaynakların bulunmasını istediler. Grevleri 2 ay ertelemek yerine işçi alemine neden büyük oranlarda zam yapılamayacağının iyi anlatılması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Bir taraftan enflasyonla mücadele eden bir taraftan da işçilerden özveri isteyen hükümetin, Halk Bankası ve Ziraat Bankası'nın 13 katrilyon liralık görev zararını sineye çekmesinin, kararlılığını zedelediği görüşünde birleşiyorlar.
TARIMA NEŞTER
Devletin özelleştirmeleri 2 yılda bitirerek küçülmesinin adeta bir zorunluluk halini almasına karşılık, 8 bankayı bünyesine katmasının çok anlamlı olmadığını savunuyorlar. Tüpraş ve GSM özelleştirmeleriyle iş bitmeyeceğini bu konuda ciddi atılımların atılarak kamudaki savurganlığın önüne geçilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Denk bütçenin önemine dikkat çeken İTO Başkanı Mehmet Yıldırım, "Geçen 5 aylık dönemde enflasyonla mücadeleyi yeterli görmüyorum. Çünkü üretimi arttırıcı tedbirler alınmadan enflasyon düşürülemez. Maliye Bakanı faiz dışı bütçe denk diye övünüyor. Bütçe bir bütündür. Peki faizi kim ödeyecek? Bu yeterince açık değil" dedi.
Tarım ve hayvancılığın da serbest rekabete açılması gerektiğini vurgulayan işadamları, çiftçiye fiyat bildiriminin önceden yapılması gerektiği görüşündeler.
"Popülist politikalardan vazgeçilmeli"
TOBB Başkanı Fuat Miras, siyaset ve ekonominin geleceğini şöyle yorumluyor: "Tarımla ilgili fiyatların, enflasyon hedefleri doğrultusunda belirlenmesi gerekir. Bu alanda popülist politikalardan vazgeçilerek çözüm üretilmelidir. Mali disiplin enflasyon ve özelleştirme konularında daha dikkatli davranılması gerekir. Özelleştirmenin hukuki altyapısının hazır olduğu için tüm özelleştirmelerin 2 yıl içinde bitirilmesi büyük önem taşıyor. Üretim, yatırım ve istihdama yönelik teşviklerin de biran önce açılması, sanayiciyi rahatlatacaktır."
"Devlet ilaçtan çekilmeli"
Fako İlaçları Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Turgut, görüşlerini şöyle sıralıyor: "Halka ucuz ilaç sağlanması uğruna ilaç endüstrisi kurban ediliyor. Herşeyi Sağlık Bakanlığı belirliyor. İlaç fiyatları serbest bırakılamıyorsa kararnameye uyularak bizlerin yatırım yapılmasına imkan tanınsın. Aksi halde ilaç ithal edecek durumlara düşeceğiz. Hükümetin istikrar politikası yerine oturmuş değil. Bütçede tasarruf sağlanması gerekir. Türkiye'nin istikrarı IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği üçgenine bağlı. Türkiye bu üçgen içinde yaratıcılığını kullanarak, belirli standartlara erişmesi gerekir."
Nur Öztürk İLK
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|