kapat

08.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Takdir ve şükran

Hiçbir şey Uğur Mumcu'yu geri getiremez. Ama onun hayatını adadığı değerleri bu ülkede sonsuza kadar yaşatacak bir gücün var olduğunu bilmek tesellimiz ve güvencemiz oluyor..

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan dün, Uğur Mumcu'ya 24 Ocak 1993 tarihinde yapılan suikast'in suçlularının da aralarında bulunduğu 9 kişinin yakalandığını açıkladı.

Soruşturmanın adeta siyah bir şalla örtülmüş gibi tıkandığı günlerde Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, o gün önemsenmeyen, fakat bugün değeri anlaşılan bir açıklamada bulunmuştu:

"Ankara DGM Savcısı Ülkü Coşkun bana 'Bu cinayeti devlet yapmıştır, siyasi iktidar isterse bu iş çözülür' dedi!"

Savcının sözleri iki iddia içeriyordu:

1. Devlet yaptı;

2. İktidar isterse çözer.

Birincisinin doğruluğuna kimse inanmak istemez. Çünkü devletin cinayet işlemesine, hele Uğur Mumcu gibi gazetecilik ötesi misyon taşıyan değerli bir fikir adamını ortadan kaldırmasına ihtimal veremez.

Bu devlet, Afrika'dan yurda getirilişinde ele geçmiş fırsata rağmen Apo gibi bir katili bile öldürmedi.

İktidar isterse..

Ama "iktidar isterse çözer" iddiası?

İşte o iddianın gerçek olduğunu düşünmek için yeterince sebep vardır.

İçişleri Bakanı Tantan dünkü açıklamasında, faili meçhul olayların aydınlatılması için 1999 Temmuz'unda seçkin elemanlardan oluşan özel bir ekip kurulduğunu belirtti.

Bu ekip, operasyon başlatmak için yeterli istihbaratı 8 ayda topladı ve 21 Şubat'ta düğmeye basıldı. "Umut" adı verilen bu operasyon Mumcu dosyası ile ilgili hedefine 6 Mayıs'ta ulaştı.

Elbette Refahyol gibi bir iktidar, böyle bir sonucu alamazdı. Çünkü o iktidarı, İranlı mollalara toz kondurmayan kör bir zihniyet yönetiyordu.

İçişleri Bakanlığı'nın başına dürüst, cesur ve uzman bir polis atayan Ecevit hükümetine, İçişleri Bakanı Tantan'a, Şenkal Atasagun'dan sonra etkinliği ve saygınlığı artan MİT'e takdir ve şükranlarımızı sunmak, hepimiz için zevkli bir görev oluyor.

Türkiye öğrendi..

Başbakan Ecevit "Mumcu'nun katili, yakalanan bu 9 kişinin arasında" dedi.

Güvenlik güçlerini katillere götüren delilin, Hizbullah operasyonu sırasında ele geçen örgüt içi bir raporun satır aralarından çıkarıldığı anlaşılıyor.

Bu başarı topluma moral verecek, halk düşmanı katiller güruhunun da hem örgütsel, hem moral bakımdan çökmesini sağlayacaktır.

Yargılama süreci, İran rejiminin Türkiye'deki meşum cinayetlerdeki utanç verici rolünü açığa çıkaracaktır.

Türkiye acılarla kavruldu ve sonunda terörle mücadele etmeyi öğrendi. Artık terör örgütleri, bu yolla Türkiye'de rejimin değiştirilemeyeceğini, kiralık katilleri de eninde sonunda yakalanacaklarını bileceklerdir.

Bundan sonraki meselemiz, bu suçluların kaçmasına asla fırsat vermeyecek düzeni kurmak ve hak ettikleri cezayı çekmelerini sağlamaktır.

Örnek aldığımız Batılı ülkelerde böyle halk düşmanları, ömürlerinin sonuna kadar tabut benzeri hücrelerde çürüyorlar.

Bundan sonraki dileğimiz, karanlığa saklanmış öteki katillerin de yakalanmasıdır!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır