G.Saray, özellikle ikinci yarıdaki futboluyla Arsenal maçı öncesi büyük ümitler verdi. Bu deyişi, takım oyunu için değil, özellikle 3 futbolcu için kullandım.
Birincisi Marcio.. 17'sindeki maçta sahaya çıkacak 11'de herhalde Arif değil Marcio oynayacak. Brezilyalı dün müthiş hırslı, müthiş hareketli bir futbol oynadı ve iki de güzel gol attı. Zaman zaman kendi yarı sahasının ortalarına kadar gelip pres yaparak topun rakipte olduğu anlarda da Arif'in aksine çok aktif bir futbol oynadı.
İkincisi Hasan Şaş.. Sahada ölü gibi gezinen Sergen'in yerine oyuna girince maçın rengi değişti. Şaş da müthiş formda. Fatih Hoca onu ilk 11'e koyar mı bilmem. Ama maçın her anında sahaya girebilecek ve çok şeyler yapabilecek önemli bir adam. Bir de topu biraz daha az ayağında tutabilse..
Üçüncü ve asıl kritik adam Fatih.. Bana sorarsanız cezalı Emre'nin yerine, gözümü kapar orta sahanın göbeğine Fatih'i koyarım. Bu hırs, bu enerji ve bu süratle hem İngiliz akınlarının önünde önemli bir dalgakıran olur hem de o müthiş hızıyla kanat atakları yaparak ya da ortadaki boşluklara dalarak rakip savunmayı allak bullak eder.
Terim'in adaşı konusunda derin derin düşüneceğini tahmin ediyorum. Fatih dün oyuna, sağ kanatta girdi ve Kocaeli'nin sol kanadını çökertti. Kopenhag'da kanatta herhalde Capone oynayacak. O zaman Fatih göbeğin büyük savaşçısı olabilir. Ve Arsenal önünde göbekte böyle bir savaşçıya ihtiyaç var.