BEYKOZ Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Danışmanı Uğur Kökden'den bir faks aldık. Sayın Kökden, İstanbul Boğazı çevresindeki tarih, doğa ve yaşam alanlarının her açıdan yıpranmasının önlenmesinde belediyelere de önemli görevler düştüğünü belirtiyor; bu yönde güçbirliğinin sağlanması için bir Boğaz Belediyeleri Birliği kuruluşunun yararlı olacağını vurguluyor ve şöyle diyor:
"BU çerçeve içerisinde bir nokta üzerine dikkatinizi-belki biraz önceden-çekmek istiyorum: Haliç Belediyeler Birliği girişiminden (SABAH 21.4.2000) yola çıkarak Beykoz Belediyesi,benzer yönde bir Boğaz Belediyeleri Birliği kurulması için öncü girişimde bulundu. Böylece Boğaz sorunlarının ortak bir platformda ve daha güçlü sesle tartışılması olanağı doğacağına inanıyoruz.
İLK ürkek adımı bilginize sunmaktan-bir çeşit gizli suç ortaklığı gibi-mutluluk duyuyorum. Aslında daha sonraki adımın SİT Bölgesi Belediyeler Birliği gibi özel ve ayrı yapıya sahip bir örgütlenme olduğunu söylemek isterim. Ancak biliyorsunuz, yaşam ütopyalardan başlıyor. Bu sonuncu düşünce de şimdilik bir ütopya; ama sözgelimi, Fransa'da gerçeklik."
BOĞAZ Belediyeler Birliği gibi isabetli ve gerekli bir girişimin çekingence başlatılması gerekmiyor. Tam aksine kuruluş çalışmaları gayet atılganca, büyük kararlılık içerisinde ve kapsamlı yapılmalı. Örgütlenme, kamuoyu desteğini de en geniş şekilde yanına almalı.
BÖYLE bir yapılanmanın köklü, sağlıklı şekilde hayata geçirilmesi, Fransa için "gerçek" olan SİT Belediye Birliği'ni de İstanbul için "ütopya" olmaktan çıkarır; onun da önünü açar. Bu örgütlenme bir lüks değil. İstanbul'un böyle bir oluşuma şiddetle ve ivedilikle ihtiyacı var.
BU bakımdan Beykoz Belediyesi, Boğaz bölgesinin hem idari, hem fiziki korunmasında büyük yararlar sağlayacak oluşumun öncü girişimlerini sürdürürken çekingenliği bırakmalı; tüm yüreğini, gücünü ve cesaretini ortaya koymalı. Dileriz girişim başarıyla sonuçlanır, örgütlenme bir an önce gerçekleşir.
NOT: Yıllık iznimin bir bölümünü kullanacağımdan yazılarıma bir hafta ara veriyorum.