kapat

08.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İntihar ettiren maaş!
95 milyon liralık ilk emekli maaşını alan Ganime Yılmaz, bunalıma girerek canına kıydı

GANİME Yılmaz evli ve iki çocuk annesiydi. Etliye sütlüye karışmaz, işine gider gelirdi. Konfeksiyonda çalışıyordu. Oradan aldığı para ile evinin geçimine katkıda bulunuyor, kendini iyi hissediyordu. Sonra iki ay kadar önce muhasebeden bildirdiler ona. Emeklilik zamanı gelip çatmıştı. Alacağı toplu parayı düşünüp mutlu oldu.

Birkaç hafta sonra da arkadaşlarıyla vedalaşıp evine döndü. Evine döndü dönmesine ama bir şeyler eksikti. Hiç de umduğu gibi olmamıştı. Çalışırken hep öğlene kadar uyuyacağı, evinin işini canının istediği zaman yapacağı, komşularıyla bir araya gelip dedikodu yapacağı günleri hayal ediyordu. Ama bunların hiçbiri mutlu etmiyordu onu. Kendini kötü hissediyordu. Aldığı toplu para da eşe dosta borca gidip tükenmişti kısa sürede. İyiden iyiye bunalıma girmişti. Sonra ilk emeklilik aylığını alacağı gün gelip çattı. Bankaya gitti heyecanla. Bir takım defterler, kağıtlar imzalattılar ona. Sonra avcuna saydılar parasını. Tam tamına 95 milyon 500 bin liraydı.

MAAŞININ ÜÇTE BİRİ
Bir daha bir daha saydı. Hepsi bu kadardı işte. İyi ama bu para çalıştığı zaman aldığı paranın neredeyse üçte biriydi. O zaman nasıl geçineceklerdi.

Eve dönünceye kadar beyninde çınlayıp durdu bu soru. "Nasıl geçineceğiz" O gece hiç konuşmadı evdekilerle. Eşi şakayla karışık sorduğunda aldığı parayı sessizce koydu masaya. Eşi anladı o an. Ganime hiç şaka kaldıracak durumda değildi. Duyulur duyulmaz bir sesle moral vermeye çalıştı karısına; "Hayırlı olsun"

Yemek ve çay faslının ardından hemen yatağına gitti Ganime Yılmaz. Yüreğini burkan, beyninde depremler yaratan derdiyle başbaşa; ağladı için için. Ertesi sabah gözlerini açtığında kabus hala sürüyordu. Soru hala aynıydı; "Nasıl geçineceğiz?"

BUNALIMA GİRDİ
Sonra yiyip bitirdi bu soru onu. Kimi zaman bir duvar kadar sessiz, kimi zaman bir kaplan gibi hırçın ve agresifti. Osman Yılmaz bir süre "nasıl olsa atlatır" diye düşünüp üzerine gitmemeye çalıştı.

Eşinin giderek apayrı bir dünya kurup kendi kendine eziyet ettiğini gören Osman Yılmaz bir sabah taksiye bindirdiği gibi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'ne getirdi Ganime'yi. Doktorlar ilk muayenenin ardından Ganime Yılmaz'ı bir süre müşahede altında tutmaya karar verdiler. Hemen evrakları hazırlandı ve hastaneye yatırıldı. Kendi gibi 5 hasta ile birlikte bir odada kalıyordu. Bu arada ailenin de görüşmesine izin verilmiyordu.

RAPORU BEKLİYOR
Ve bir sabah odaya giren hastabakıcılar Ganime'yi boynuna sarılı bir eşarpla oda penceresinin koluna asılı olarak buldular. Boynundaki eşarbı pencere koluna bağlayıp dizlerinin üzerine çöküvermişti işte.

Hemen ailesine haber verilip hastaneye gelmeleri istendi. Sonra cenaze teslim edilip dosya rafa kaldırıldı. Ganime'nin eşi Osman ise olayın şaşkınlığını üzerinden atar atmaz neler olduğunu sorgulamaya başladı. "Ganime intihar etse evde ederdi. Neden ilaçlarla sakinleştirildiği hastanede kendini öldürsün. Bize göre bu bir intihar değil. Mutlaka verilen ilaçların bir yan etkisi oldu. Bu dosyayı kapatırlarsa savcılığa suç duyurusunda bulunacağım. Ben onu hastaneye ölüsünü almak için yatırmadım" diyor şimdi. Ve harekete geçmek için Adli Tıp Raporu'nu bekliyor.

ÜNAL AKDEMİR

MUSTAFA KAYA


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır