


İpini koparan uçurtma
Bazen sizin de günlük hay huydan sıkılıp, ipini koparan bir uçurtma gibi gökyüzüne çekip gitmek istediğiniz olur mu?
Dün böyle bir uçurtma gördüm.
Kemer Kolej'in pikniğindeydik. Yeşil çimenin üstünde, göz alabildiğine uzanan ormanlara bakıyorduk.
Ve mavi gökyüzünde kıpkırmızı bir uçurtma salınıyordu.
Kuyruk atarak, kafa sallayarak kendince bir dans tutturmuştu uçurtma.
Yukardan bana el ediyordu.
Ben de ona selam verdim.
***
Yaşar Kemal'in Basınköy'de kurduğu bir uçurtma kulübü vardı.
(Bugünlerde kimse böyle işlerle uğraşmıyor artık.)
Kulübün en katı kuralı, 11 yaşından büyük olanların emekli edilmesiydi.
Tek ayrıcalık Yaşar Kemal'e tanınmıştı. 11 yaşından büyük olduğu halde kulübün başkanıydı.
Çünkü bütün çocuklar gayet iyi biliyordu ki Yaşar amcaları daha büyük göstermesine rağmen, yüreği 11 yaşına basmamıştı henüz.
***
Japonların enfes bir uçurtma hikayesi vardır: Yıllar önce Amerikalılar, askeri bir havaalanı yapmak istemişler.
Japon gençliği ve yöre köylüleri bu havaalanını durdurmak ve hükümeti projeden vazgeçirmek için protesto gösterileri düzenlemiş.
Ama bütün uğraşmalarına rağmen havaalanı inşaatına engel olamamışlar.
Sonunda açılış günü gelip çatmış ve Amerikan askeri uçakları iniş yapacakları sırada, gökyüzü binlerce uçurtmayla dolmuş.
Yöredeki bütün çocuklar rengarenk uçurtmalarını gökyüzüne salıvermişler.
Onca uçurtma arasında inmek tehlikeli olacağı için uçaklar dönüp gitmiş ve havaalanının açılış töreni tam bir bozguna dönüşmüş.
Köylülerin ve gençlerin yapamadığını çocuklar uçurtmalarıyla başarmışlar.
Bu yüzden uçurtma deyip geçmemek gerek.
Kullanmayı bilen çocukların elinde her uçurtma bir silahtır.
***
Baharın bu ilk günlerinde gökyüzündeki bulutlara kafa atan uçurtmalar sizi de coşturuyor mu?
Yoksa böyle hafifliklerle uğraşmayacak kadar ciddi misiniz?
Sadece politika ve ekonomiyle mi ilgileniyorsunuz?
Bunları bilemiyorum ama bildiğim tek şey var:
Uçurtmalar özgürdür.
Kolay kolay avlanmıyor ve ele geçmiyorlar.
Hele ipini koparanlar asla!