kapat

07.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
A.SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Eyvah!

Siz de izliyorsunuz. Her taraftan iyi haberler geliyor. Ne olacak bu Türkiye'nin hali?

Herhalde en önemlisi cuma günü Meclis'in üçüncü turda Necdet Sezer'i 330 oyla cumhurbaşkanı seçmesi. Yeni Cumhurbaşkanımızın demokrasi yanlısı bir hukukçu olmasından çok memnuniyet duyduk.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de bir sorun çıkmadan bittiğine göre, bir hükümet krizi ihtimali de iyice azaldı. Ecevit hükümetinin mevcut uyumunu sürdüreceğini, birkaç yıl iktidarda kalacağını söyleyebiliriz.

Nisan enflasyon sayıları da beklenenden daha olumlu geldi. Perşembe günü TEFE ve TÜFE için sırası ile yüzde 2.5 ve 3.2 tahmin etmiştik. Adımız iyimsere çıktı ama ikisinde de yüksek kaldık. TEFE ve TÜFE sırası ile yüzde 2.4 ve 2.3 açıklandı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ise başka alem. Neredeyse Türkiye'nin notunu yükseltmek için kuyruğa girdiler. Uygulanan programı ve hükümetin icraatını methedip duruyorlar.

Hepsi bu mu? Başkaları da var. Nisan'da borsa fena gitmedi. Euronun değer kaybı tasarrufunu dolarda tutanların yüzünü güldürdü. Güneyden gelen haberler bu yıl turizmin de iyi gideceğini gösteriyor. Talep ve üretim canlanmaya başladı. Hatta bütçe bile iyi gidiyor.

NE YAPACAĞIZ?
İktisatçıların durumu iyice zorlaştı. Biz "işler iyiye gidiyor" deyince kimse inanmaz. Haklı çıksak bile önemli değildir. Halbuki sorunları sayar, felaket senaryoları yazarsak, meraklısı çok olur.

Şimdi önümüzde ciddi bir açmaz var. Gelecekle ilgili olumlu tahminler yaparsak, okuyucumuz mutsuz olacak. Kötümser tahminler yaparsak biz mahçup olacağız. Arada kaldık. Bir türlü doğrusunu bulamıyoruz.

Başlıktaki çığlık bu ilginç ikilemi yansıtıyor. "Eyvah! Kötü haber veremiyoruz..." Biraz özür diler gibi. Kusuruma bakmayın diyor.

Yok, yok, hemen üzülmeyin. Aradım, taradım, sağda solda birşeyler buldum. Arayan mutlaka bulcaktır.

Bir kere ithalat var. Yılın ilk iki ayında geçen yıla göre hızla artmış. 1998 düzeyini tekrar yakalamaya başladı. Dolayısı ile dış ticaret açığı tekrar 1998 düzeyine geri döndü.

Önümüzde iki yol var. İsterseniz "aman ne güzel ekonomi canlanıyor" diyebilirsiniz. İthalatın yükselmesinde ekonominin iki yılda üstüne dökülen ölü toprağından kurtulmasının işaretini bulursunuz. Sevinirsiniz.

Ya da "mahfolduk, dövizimiz bitecek" diye yaslar tutarsınız. Tasarrufunuzu dövize çevirmek üzere büfelere koşarsınız. Şunun şurasında 35 milyar dolar mali sistemde, 15 milyar dolar ceplerde, sadece 50 milyar dolarlık döviz stoğumuz var. Bitiverir.

NEREDE ESKİ GÜNLER
Yıllardır, her ayın ilk Pazar günü ekonomiye tasarrufçu açısından bakıyoruz. Döviz, mevduat, devlet tahvili, fon vs. alternatif yatırım araçlarını değerlendiriyoruz. Maalesef o işin de eski keyfi kalmadı.

Yüksek enflasyon-yüksek devalüasyon döneminde yatırım kararlarında yapılacak bir hatanın maliyeti çok yüksek oluyordu. Bir sürü hesap yapmak, enflasyon, kur ve faiz gibi büyüklüklerin gelecekteki seyrini iyi tahmin etmek gerekiyordu.

IMF ile "stand-by anlaşması" gelince onun da tadı kaçtı. TL faizleri yüzde 100'lerden yüzde 30'lara indi. Aylık sepet devalüasyon yüzde 5'lerden yüzde 1.7'ye geriledi.

Bir de başımıza parite oynamaları çıktı. Hiç duyulmuş şey mi? Efendi gibi gidip mark alıyorsunuz. Bir ay sonra bir bakıyorsunuz ki mark aldığınız fiyatın altına düşmüş. Ya doların da başına aynı şeyler gelirse? Görüyorsunuz. Haberler iyi diye moralinizi bozmaya çalışanlara hiç aldırmayın. Aslında fevkalade tehlikeli gelişmeler var. Ekonomi canlanıyor. İthalat artıyor. Enflasyon ve faizler düşüyor. Bundan kötüsü olabilir mi?

Faizin faiz, enflasyonun enflasyon, devalüasyonun devalüasyon olduğu güzel günlerin zamanında kıymetini bilemedik. Şimdi daha iyi anılyoruz. Özlemle anıyoruz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır