|
|
Mandacı'da kanarya!
Kurufasulyenin "Bir kanarya lütfen" diye sipariş edildiği Küçükçekmece'deki restoran dört dörtlük bir lezzet adresi..
MANDACI'da kanarya! Ne alaka değil mi? Ben de duyduğum zaman şaşırdım, gittiğim zaman ise çok güldüm. Meğerse Mandacı et lokantasıymış, kanarya da kurufasulye...
Bizim İzmir'de kumru vardır. Bilmeyenlere "Hadi kumrucuya gidiyoruz" dedik mi, bize kötü gözle bakarlardı. "Bu İzmirliler kumru mu yiyor?" derlerdi. Oysa kumru, bir simit çeşididir. Şimdi de ben aynı duruma düştüm.
TOPLUCA GİTTİK
Gazetenin İdare Müdürü Emin Bengisu "Hadi kanarya yemeğe gidiyoruz Kenan" deyince, şaşkın şaşkın baktım. "Kanarya da yenir mi, günahtır" dedim. Çok güldüler. Kimler mi? Rauf Tamer, Ahmet Vardar, Necati Doğru, Can Ataklı, Zülfü Livaneli, Sedat Sertoğlu, İlker Sarıer, Ergun Babahan ve Tayfun Hopalı... Hep beraber Küçükçekmece'deki Mandacı Et Lokantası'na gittik.
50 yıl düşünsem aklıma gelmezdi böyle bir yere gitmek. Ama kurufasulyeyi çok seven Rauf ağbi bulmuş mekanı. Çok güzel ve temiz bir yer Mandacı. Burası yeni açılanıymış. Eskisi daha küçük ve başka bir yerdeymiş. Mandacı'ya oturur oturmaz acemi biri olarak, yanımda bulunan Ahmet Vardar ağbimin siparişlerinin aynısını istedim. Ahmet ağbi "Oğlum bize hemen kanarya ver, pilav ver, ardından döner hazırla" dedi. Masamıza tane tane, dağılmamış, inanılmaz lezzette nefis kurufasulyeler geldi, pardon kanaryalar. Bir tabakta soğan ve acı biber (turşu ve taze). "Nedir bu kanarya hikayesi?" dedim, anlattılar...
ADININ HİKAYESİ
1970'li senelerde Mandacı ve Beyti, Küçükçekmece'de yanyana restoran işletiyorlarmış. Restoranın şefi (şimdi rahmetli) Abdurrahim Öztekin kurufasulyeye "Sarı Kanarya" adını koymuş. Gelen yabancı müşteriler kurufasulye isteyince, "Siz daha onun adını bile bilmiyorsunuz" deyip, o masaya servis yapmazmış. 1979 senesinde dükkanları istimlak olunca Mehmet Mandacı mesleği bırakmış. Oğlu Murat Mandacı, Mandacı Restaurant'ı kaybetmeyi göze alamamış ve tekrar aynı semte açmış Mandacı'yı. Ve çok sevdikleri rahmetli şefin anısına kurufasulye yerine "Kanarya" adını devam ettirmeye karar vermişler.
SİPARİŞ ÜZERİNE SİPARİŞ
Tayfun Hopalı, bir tane daha kanarya istedi, Sedat Sertoğlu ağbimiz "Nerede benim kanaryam?" diye tutturdu. Rauf Tamer ağbi ise en güzelini yapıp, tezgaha giderek ne yiyeceğini, nasıl istediğini göstererek anlattı şeflere; "Döner dediğin çok ince olacak, kızarmış olacak, yağsız olacak" dedi.
Ahmet Vardar ağbimiz de hemen "Rauf'un dönerini elinde tutup baktığın zaman karşı tarafı göreceksin kardeşim" diye espri yaptı. Can Ataklı ağbimiz ise oturur oturmaz "Bana direkt bol döner ver" dedi, başka birşey istemedi. Ahmet Vardar ağbimiz ise "Doktor ne yersen ye, birşey olmaz" diyerek iki tabak kanarya, iki tabak da döner yedi.
HARİKA TATLILAR
Ben ise nefis kanaryanın ardından, sade döner siparişi verdim. Üstüne dayanamayıp İlker Sarıer'den kıskandığım tel kadayıfla, Tayfun Hopalı'dan kıskandığım peynir tatlısını aynı tabakta istedim.
Harikaydı Mandacı... Nişantaşı'na taşındığımıza ilk defa üzüldüm. Ben Mandacı'nın yerinde olsam kesinlikle Nişantaşı'nda da şube açardım. Küçükçekmece Gölü ve deresine bakan Mandacı, 11 Nisan'da açılmış. Daha çok yeni bir mekan.
O güzelim kanaryayı, kurufasulye ustası Tahsin Oltuloğlu hazırlıyormuş. Birbirinden leziz ızgaralar ise Ercan Usta'nın elinden çıkıyormuş. İşyeri sahipleri Bayram Özer ve Murat Mandacı temizlikten, kaliteden ödün vermeden müşterilerine en uygun fiyatlarla hizmet sunmayı ilke edinmişler.
Yolunuz düşerse, mutlaka uğrayın...
Fatih Mahallesi İstanbul Caddesi No: 44/A
Küçükçekmece
Tel: 599 99 55 / 579 59 55
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|