|
|
Türkiye'yi ayağa kaldıran suikast
Basının cesur kalemlerinden gazeteci yazar Uğur Mumcu'nun öldürülmesi büyük tepkilere yol açmıştı.
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, Ankara'da evinin önünde arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 24 Ocak 1993 Pazar günü eşinin gözleri önünde yaşamını yitirdi. Arabasına konan ısıya duyarlı C-4 tipi bombanın patlamasıyla da tüm Türkiye ayağa kalktı.
Olay 24 Ocak 1993 günü saat 13.15 sıralarında Ankara Gaziosmanpaşa Karlı Sokak 65 numaralı evin önünde meydana geldi. Eşi ve çocuğu ile hasta ziyaretine gitmek için evinden ayrılan Uğur Mumcu olası bir saldırı olabileceği endişesiyle sürekli olarak yaptığı gibi ailesinden önce arabaya bindi.
Eşi Güldal, evin merdivenlerinde bekliyordu. 06 YR 245 plakalı 1973 model Renault marka arabasına binen Mumcu kontağı çevirdikten sonra korkunç bir patlama oldu. Mumcu'nun cesedi, ASKİ ye ait su deposunun dört metre yüksekliğindeki duvarı aşarak boş araziye fırladı. Eşinin gözlerinin önünde kaybeden Güldal Mumcu sinir krizleri geçirdi. Araba polis kulübesine 20 metre uzaklıktaydı. Son zamanlar sürekli tehdit alıyordu. Güldal Mumcu, "Cuma günü İstanbul dan gelmişti ve iki gündür arabayı kullanmamıştı. Bombayı herhalde kontağa bağlamışlar''diyordu. Olaydan sonra gazeteleri arayanlar suikastı İslami Kurtuluş Örğütü ve İBDA-C adına üstleniyordu..
HABAR MERKEZİ
Siyasilerin namus sözü
24 Ocak Pazar günü... Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üzerinden birkaç saat geçmişti ki cumhurbaşkanından siyasi parti liderleri kadar herkes duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Turgut Özal (Cumhurbaşkanı)
Düşünce ve yazı hürriyetini ülkemizde engellemek isteyen saldırganların ve onların arkasındaki hainlerin sonu mutlaka hüsran olacaktır. Devletimiz bütün imkanlarıyla Uğur Mumcu'nun katillerinin bulunması ve adalet önüne çıkarılması için elinden geleni yapacaktır. Bu hususta bütün ilgililere her türlü talimat tarafımdan verilmiştir.
Hüsamettin Cindoruk (TBMM Başkanı):
Her türlü yasadışı davranış ve eylemleri, cumhuriyet ve demokrasiye yönelik tüm tehdit ve tehlikeleri, hiçbir ödün vermeden açıklıkla ve cesaretle dile getiren Uğur Mumcu'yu katleden demokrasi düşmanlarını şiddetle lanetliyorum.
Süleyman Demirel (Başbakan)
Çok yazık oldu. Bence önemli olan, cinayeti kimin üstlendiği değil, cinayeti kimin işlediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu cinayetin nedeni bulunacak.
Erdal İnönü (Başbakan Yardımcısı)
Emniyetimiz, güvenlik güçlerimiz, bir an evvel katili, katilleri, kimlerse onlar bulmak için bütün güçleriyle çalışacaktır. Güvenlik güçlerimiz inceleyecekler, araştıracaklar ve umarım yakında katilleri bulacaklar.
Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı)
Türk basın hayatında adeta bir çığır açmış bulunan değerli gazeteci Sayın Uğur Mumcu'yu alçakça bir saldırı sonucunda kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Bülent Ecevit (DSP Genel Başkanı)
Onun canına kıyanlar demokrasinin düşmanıdırlar, Türkiye'nin düşmanıdırlar, insanlığın düşmanıdırlar. Tarih bu cinayeti işleyenleri lanetle, Uğur mumcu'yu övgüyle anacaktır.
Korkusu yoktu...
UĞUR Mumcu. Kaleminden çıkan her yazıda bir denklemi çözdü, her satır arasında kirli ilişkileri bir dantel ağı gibi örerek gözler önüne serdi...
29 Aralık 1970: Abdullah Çatlı, Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcısıdır. Ağca'yı cezaevinde çıkartan.. Çatlı 1978 günü Ankara Bahçelievler'de öldürülen TİP'li 7 gencin katillerin biridir. Ağca'ya sahte pasaport Çatlı ve arkadaşlarınca hazırlanmıştır. Çatlı suç ve eylem arkadaşı Mehmet Şener'le birlikte 22 Şubat 1982 (?) günü Zürih'te sahte pasaport ile yakalanmış...
26 Eylül 1985: "İstihbarat örgütlerinin çoğu 'devlet içinde devlet' deyişine hak verircesine, sınırsız yetkiler kullanırlar. İstihbarat örgütleri görevlerinin ne zaman devlet adına ne siyasal ideolojik gruplar adına ne zaman da kendi adlarına hareket ettikleri belli değildir. Belli olmadığı için ister istemez karanlıkta kalmaktadır. ..
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|