kapat

07.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
7 yıl aradan sonra çözülüyor
1993'te gerçekleştirilen Mumcu suikasti, dün yapılan baskınlarda yakalanan 7 şüphelinin ifadeleri sayesinde aydınlığa kavuşacak.

Araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu'ya 23 Ocak 1993'te düzenlenen suikaste karıştığı iddia edilen 7 kişi yakalandı. İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, dün sabah 04.00 ile öğleden sonra 13.00'de Başakşehir 2. Etap E-6 blok daire 3'teki bir evle, Selam Gazetesi'ne baskın yaptı. Baskın sonucu yakalanan zanlılardan Hasan Kılıç'ın Selam Gazetesi'nin sahibi, Mehmet Ali Tekin'in de aynı gazetenin yazarı olduğu ve Başakşehir'deki evi 1 yıl önce kiraladıkları belirlendi.

Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen İslamcı Selam Grubu'na bağlı bulundukları ifade edilen 7 zanlıdan Yusuf Karakuş'un eski bir ülkücü; Muzaffer Dağdeviren'in ise çek-senet tahsilatından sabıkalı olduğu belirtildi. Yakalanan zanlılardan diğerlerinin Talip Özçelik, Mehmet Şahin ve Abdülhamit Çelik olduğu öğrenildi.

MİT TAKİBE ALMIŞTI
Baskının gerçekleştiği evde 8 adet içi boş boru tipi bomba, 2 silah, 2 kuru sıkı tabanca, Uğur Mumcu'nun evinin krokisi ve örgütsel yazışmalar bulunduğu bildirildi. Yaptıkları bombayı 500 bin dolara 2 İranlı'ya sattıkları öğrenilen zanlılar, Terörle Mücedele Şubesi'nde sorgulanmaya başlandı. Yusuf Karakuş adlı militanın suikast sırasında bombayı yerleştiren İranlılar'a gözcülük yaptığı bildirildi. Bu arada, grubun 8 büyük eyleminin daha bulunduğu iddia edildi. Operasyon kapsamında Emniyet Müdürleri Niyazi Palabıyık ve Atilla Çınar'ın ise özel bir ekip kurarak Urfa'ya da gittiği öğrenildi.

Yakalanan zanlılardan Yusuf Karakuş ile Abdülmecit Çevik'in 1.5 aydır MİT tarafından izlendiği, Selam Gazetesi'ne giriş çıkışlarının tespit edildiği ifade edildi. Öte yandan baskın yapılan Başakşehir'deki evde hâlâ kalanların bulunduğu ve içeriden "Polise güvenmiyoruz, Müslümanlar bunu yapmaz" diye bağırdıkları bildirildi.

YAYIN YASAĞI KONDU
İstanbul 6 No'lu DGM, Mumcu suikastiyle ilgili soruşturmaya ilişkin yayın yasağı koydu. İstanbul 6 No'lu DGM'nin, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Mumcu soruşturmasıyla ilgili olarak yayın yasağı koyduğu bildirildi. Karar, saat 19.00 sıralarında yayın kuruluşlarına tebliğ edildi. Bu nedenle haberde yer alan unsurlar, yayın yasağının tebliğ edildiği saat 19.00'a kadar bize ulaşan bilgilerden oluşuyor. Soruşturmanın selameti açısından, operasyonun gizli yönlerini ve özel bilgilerimizi açıklamıyoruz.

Yedi yıl boyunca faili meçhul olarak kaldı
Uğur Mumcu suikastı tam 8 hükümet, 5 başbakan, onlarca bakan eskitti. Sözler havada kaldı. Soruşturmalar açıldı, suç duyuruları birbirini izledi; ta ki düne kadar...

Gazeteci yazar Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin üzerinden geçen 7 yıl boyunca olayla ilgili olarak birçok iddia ortaya atıldı. Suikast tam 8 hükümet, 5 başbakan, 10 içişleri, 9 adalet bakanı ve 5 savcı eskitti. Soruşturmayı yürüten bürokratlar hakkında suç duyurularında bulunuldu. Düne kadar somut ve elle tutulur hiçbir gelişme sağlanamadı. Yalnızca bir kişi yargıç önüne çıkartılabildi. Komisyona verdiği ifadede suikaste katıldığını itiraf eden ve kod adını "Acar" olarak açıklayan Abdullah Argun Çetin hakkında Ankara 1 no'lu DGM'de dava açıldı.

İKİ ÖRGÜT ÜSTLENDİ
24 Ocak 1993'te Karlı Sokak'ta öğlen saatlerinde patlayan bombanın hemen ardından İstanbul'da Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Özgen Acar'ın telefonu çalıyordu. Karşıdaki ses cinayeti, İslami Kurtuluş Örgütü adına üstleniyordu. 3 saat sonra açılan bir telefon ise İBDA-C (İslami Büyük Doğu Akıncıları) nin yaptığını söylüyordu. Mumcu'nun otomobilinin altına konan tahrip gücü yüksek bomba uzmanlardan kimine göre Amerikan, kimine göre Çek yapımı C-4 tipi ve içinde RDX maddesi bulunan plastik bir bombaydı. Otomobilin çalıştırılmasıyla birlikte patalmaya ayarlandığı belirtiliyordu. Otomobilin 10-15 metre ötesindeki Tunus Büyükelçiliği önündeki bir polis kulübesi ve yine aynı mesafedeki bir başka polis noktasında bulunan memurlar bile saldırganlar için caydırıcı olmamıştı.

İstanbul'da Hizbullahçılarla ilgili soruşturmayı sürdüren polis, gözaltı sayısını 15'e yükseltiyor ve Uğur Mumcu'nun otomobiline yerleştirilen bombayı Ankara'ya götürdüğü öne sürülen kuryenin ifadesinden yararlanarak bombayı teslim ettiği adrese baskın yapıyordu. Ancak burası bir devlet memurun evi çıkıyordu.

İRAN KUŞKUSU
O günlerde İran'ı gösteren iddialarla ilgili 3 isim ortaya atıldı. Cinayetten bir süre önce Türkiye'ye ziyarete gelen İran İçişleri Bakanı Nuri'nin heyetindeki artış dikkatlerden kaçmadı. Heyet 11 kişi olarak bildirilmiş ancak 19 kişi Türkiye'ye gelmişti. Bunlardan üçünün Türkiye'de kaldığı, heyette olmayan iki kişinin de Türkiye'den aynı heyetle birlikte ayrıldığı belirleniyordu. Ancak bu soruşturma da bir sonuca bağlanamadı.

19. Yasama döneminde TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetler Araştırma Komisyonu kuruldu va araştırmalara başladı. Komisyonun hazırladığı raporda ortaya atılan iddia ise ortalığı karıştırdı. Raporda, İslami Hareket Örgütü militanlarının emniyette yapılan tutanak tahrifatı nedeniyle Mumcu suikastı ile ilgili olarak sorgulanmaktan kurtarıldıkları kaydediliyordu.

Komisyon da aydınlatamadı
MUMCU suikastının çözülmesi için Meclis'te, 1993 yılında, her partiden bir milletvekilinin katılımıyla "Meclis Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu" kuruldu. Komisyonun raporunda Uğur Mumcu'nun devlet tarafından korunamadığı yer aldı. Komisyon yıllar süren çalışmanın sonunda, "soruşturmanın yeteri kadar genişletilemediği ve derinleştirilemediği" sonucuna vardı. Komisyon Başkanı Ersönmez Yarbay, "soruşturmayı savsaklayan DGM Başsavcısı Nusret Demiral ve Savcı Ülkü Coşkun ile koruma konusunda yeterli önlemleri almayan Ankara Valisi ve tahrifatçı polislerin de aralarında bulunduğu bir dizi kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını" açıkladı. Güldal Mumcu ise Adalet Bakanlığı'na yaptığı başvuruda, Mumcu soruşturmasını yürütmek üzere görevlendirilen Coşkun'un "Bu olayı devlet yapmıştır. Siyasi iktidar isterse bu iş çözülür" dediğini iddia etti. Ancak, Coşkun'un yanıtı "Akıl ve mantıktan uzak iddialar' oldu.

Sakıncalı Piyade...
UĞUR Mumcu... 22 Ağustos 1942 yılında Kırşehir'de doğdu. Öğrencilik yılları Ankara'da geçti; Devrim İlkokulu, Cumhuriyet Ortaokulu, Ankara Deneme Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. 1969 yılında mezun oldu, bir süre avukatlık yaptı. 1971'de tutuklandı. Yargılandığı için askerliğini "Sakıncalı Piyade" olarak Ağrı Patnos'ta yaptı. 1962 yılında kişiliğinin ayrılmaz parçası yazarlığını pratiğe geçirdi; Yön, Türk Solu, Devrim, Ant gibi dergilerde yazdı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. 1975 yılında sadık bir okuru olduğu Cumhuriyet Gazetesi'ne geçti ve 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak "Gözlem" adlı köşesinde yazdı. Kısa bir süre Milliyet Gazetesi'nde çalışan Mumcu, tekrar Cumhuriyet'e döndü. Güldal Hanım'la 1976'da evlendi.

NE DEDİLER?

Demirel: Doğruysa memnun olurum
CUMHURBAŞKANI Süleyman Demirel, Uğur Mumcu suikastına karıştığı iddia edilen 7 kişinin yakalandığı haberleri üzerine, şunları söyledi: "Bu haberler kesin değil. Daha önce bu çeşit haberler çıktı. Sonradan haberlerin teyit edilmediğini gördük. Mahcubiyet oldu. Eninde sonunda Mumcu'nun da, Kışlalı'nın da katilleri bulunacaktır. Teyit edilirse çok memnun olurum. Devletimiz için çok rahatlatıcı bir yüzakı olur."

Fatih ATİK

Yılmaz: Bugün açıklığa kavuşur
ANAP lideri Mesut Yılmaz, olaya ilişkin olarak, "Şüpheli şahıslar yakalandı. Soruşturmalar sürüyor. İçişleri Bakanı elde edilen bilgileri açıklayacaktır" dedi. Yılmaz, "Katil mi, katiller mi?" sorusuna da, "Yarın (bugün) açıklığa kavuşmuş olur" yanıtını verdi. İçişleri Bakanı Tantan'ın bugün bir açıklama yapması bekleniyor.

Ankara Emniyet Müdürü doğruladı
ANKARA Emniyet Müdürü Kemal İskender, gözaltına alınan kişileri Mumcu cinayetine ilişkin bilgi verdiklerini doğruladı. İskender, "Konuşmak için çok erken. Soruşturma sürüyor. Soruşturma Ankara DGM Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Bu kişiler de soruşturma kapsamında Ankara'ya getirilecek" dedi.

Ünsal ERGEL

DGM Savcısı Keleş İstanbul'a geliyor
ANKARA DGM Savcısı Hamza Keleş'in, gözaltına alınan kişilerin soruşturmasına katılmak üzere bugün İstanbul'a geleceği öğrenildi. İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nde devam eden sorguya katılacağını bildiren Savcı Keleş değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu belirterek ayrıntılı açıklama yapmadı.

Ersin BAL


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır