|
|
Bir puanlık sansasyon
YÜZDE 30'un altına inemeyen bono faizi, "düşemeyen piyasa çıkar" kuralından hareketle 1 puan yükseldi. Bu artış bile "mutlu" günlere hemen alışan piyasanın moralini bozmaya yetti!
Cumhurbaşkanlığı belirsizliğinin bittiği, enflasyonun beklentilerin de altında çıktığı haftada borsa yüzde 5 geriledi. Bono faizi 1 puanlık yükselişle yüzde 30.50 civarından yüzde 31.50'ya kadar tırmandı. Yükseliş 1 puanla sınırlı bile olsa, piyasadaki etkisi çok çarpıcı oldu. Sadece birkaç ay önce günde 3-5 puanlık oynamaların yaşanabildiği piyasanın oyuncuları, "mutlu" günlere hemen alışmış olmalı ki, inanılmaz bir telefon trafiği yaşandı. Herkes bu 1 puanlık yükselişin nedenini soruşturdu.
Satış için bahaneler ne kadar geçerli olursa olsun, piyasalarda hep işleyen bir kural var. "Düşemeyen piyasa yükselir". Bono faizi yüzde 30 seviyesini bir kez aşağıya doğru kırmayı denedi. Büyük ihtimalle 4. GSM lisansı satılsa kırabilecek ve faiz yüzde 30'un biraz altına inebilecekti. Ancak Salı günü yapılan ihale sürpriz şekilde sonuçlanamadı. Piyasanın havasının dönmesinde etkili oldu.
NE BEKLENİYOR?
Faizler alt taraftan maliyet, üst taraftan da alternatifsizlik tarafından kıskaca alınmış durumda. Oranlar yüzde 32'ye doğru yükseldi, ancak çok da fazla gidecek yolu yok. Ayın 16'sındaki ABD Merkez Bankası'nın faiz açıklamasından önce Hazine 2000 yılının son büyük itfası için ihale yapacak. Buna karşılık, Hazine en az 1.5 milyar dolar daha az borçlanma kozunu oynayacak.
Orta vadede yön aşağı. Programın aynı başarıyla ilerlediği aylarda faize biraz daha düşebileceği yer açılacak. Ancak bu, marjların çok daralması nedeniyle çok yavaş olacak.
20 Haziran 2001 vadeli tahvili ele alalım. 12 aylık kur artışı yüzde 15 civarında kalacak. Döviz borçlanma faiziyle birlikte maliyet yüzde 25'e yükseliyor. Şu anda yüzde 31.50 olan faiz, açık pozisyon taşıyarak ancak yüzde 5'lik reel kazanç bırakabiliyor. Mevduat, repo gibi fonlama maliyeti ise bono getirisinin üzerinde. Kâr marjı iyice daralmış, bankaları da bunaltmış durumda! Yani faizin çok dar bantta yatay seyir izleyebileceği görülüyor.
Bankalar da bu nedenle kredi vermeye çalışıyor. Aylık ortalama yüzde 3'ten verilen kredinin kazancı yıllık bazda yüzde 42'yi aşıyor. Bu getiri son günlerdeki yarışın nedenini çok güzel açıklıyor.
NADİN TAŞCIOĞLU e-mail: nadint@sabah.com.tr
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|