


Sıfırları atınca
28 Eylül 1997'de, yani iki buçuk yıl önce yazmışız. Bu iş bu kadar çok sıfırla yürümez, Türkiye'ye yeni bir para birimi gerekiyor demişiz. "Yeni Lira=Avro" önermişiz. Yakın bir gelecekte TL'nin gideceğini, başka bir para biriminin geleceğini öngörmüşüz.
Bu hafta Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel konuyu tekrar canlandırdı. Bürokrasi bir süredir zaten hazırlık yapıyormuş. Enflasyonun düştüğü kesinleşince, TL'den altı sıfır atacağımızı müjdeledi. 2001 başında bile olabilir dedi.
Türkiye hoş bir yerdir. O günden bu yana, liradan altı sıfır atılmasının mana ve ehemmiyeti tartışılıyor. TL'ye dandik para adını benim taktığıma göre, mutlaka tartışmaya katılmam gerektiğini düşündüm.
Atalarımız ne demiş? Kambersiz düğün olmaz. Bu kadar önemli bir tartışmanın bensiz cereyan etmesine nasıl izin verebilirdim ki?
Sıfırın "Kıymet-i Harbiyesi"
Sıfırı Araplar keşfetmiş, Avrupa onlardan almış. Dikkatinizi çekerim. Bizim bu işte hiç bir suçumuz yok; ne keşfedeniz, ne de önemini anlayıp kullanan. Biz masumuz. Ama bu sıfırlar başımıza bela oldular.
Bir okuyucu soruyor. "İleri tarihli çeklerim var; TL'den altı sıfır atılınca benim çekler ne olur?" Cevaplayacağız. Ancak önce durumu tahayyül etmeye çalışalım. Bir test yapalım.
Size bir sayı vereceğim: 5000000000. Bir bakışta bunun 5 milyon mu, 50 milyon mu, 500 milyon mu, 5 milyar mı, 50 milyar mı olduğunu anlayabiliyor musunuz? Yoksa benim gibi parmağınızla sıfırları üçer üçer sayıyor musunuz?
Cevap 5 milyardır. Çekin üstünde bunun yazdığını kabul edelim. Şu anda önemli bir para değil. Bir yıl vadeli lüks bir otomobil alanın aylık taksidine ancak eş geliyor.
Ya sıfırlar atılınca? 8 milyar dolar civarında bir şey ediyor. Milli gelirin yüzde 4'ü. Dört büyükler hariç, geri kalan bankaların hiç birinin bilanço büyüklüğü bu sayıya ulaşmıyor. Bence okuyucunun korkması için bir neden yok. Banka çekin yeni lira ile yazılmadığını hemen anlayacaktır.
Para biriminin değişmesi güncel yaşamı kolaylaştırır. Günlük harcamalar bir-iki haneli sayılar içinde cereyan edecek. Dayanıklı tüketim malları için üç haneye çıkacağız. Otomobilde dördü, gayrimenkulde beşi göreceğiz.
Nufusun çok büyük bölümü hiç milyona ulaşmayacak bile. Milli gelirinin bile trilyona vurması için çok ama çok yıl geçmesi gerekecek. Sıfırı bol bir dünyadan sıfırın hakikaten çok değerli olduğu bir dünyaya geçeceğiz.
Ekonomiye etkileri
Hemen söyleyelim. Sıfır atma operasyonu büyüme, enflasyon, kur, borsa, dış ticaret, faiz, vs. temel ekonomik büyüklükleri hiç etkilemez. Onlar reel dünyada belirlenir.
Özellikle enflasyonun üstünde durmak istiyorum. Bütün nominal fiyat ve gelirler milyonda birine düşünce, enflasyonun düşeceğini zannedenler var. Yanılıyorlar.
Bir örnek verelim. Amerika'da 30 dolara alınan gömlek İtalya'da 60.000 lirete, Japonya'da 3000 yene satılıyor. Yani ortalama fiyat düzeyi İtalya'da Japonya'nın 20, Amerika'nın 2000 katı. Japonya'nın ortalama fiyat düzeyi de Amerika'nın 100 katı.
Ama italya'nın enflasyonu ABD'nin altında ama Japonya'nın üstünde. ABD'de ise enflasyon Japonya'dan epey yüksek. Dünya deneyimi açıkça gösteriyor. Mutlak fiyat düzeyi ile enflasyon arasında şu yada bu şekilde hiç bir ilişki kurmak mümkün değildir. Aynı hesabı büyüme için de yapabiliriz.
Ya dandik para? Sıfırları atmanın TL'nin sağlam paraya dönüşmesine katkısı olur mu? Maalesef buna evet demek mümkün değil. Sıfır atma teknik bir operasyondur. O kadar. Öbürü ise ciddi bir sorundur. Bu konuya tekrar döneceğiz.