kapat

30.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Kim kime, dum duma!...

Büyüklerimiz ve anlı-şanlı yazarlarımız gün geçmiyor ki televizyonlara çıkıp, istikrarın faziletlerinden bahsetmesinler... İki de bir, "Aman istikrar bozulmasın" deyip, duruyorlar. Aşağıdaki mektubu okuyunca vatandaşın ne kadar istikrarlı yaşadığını göreceksiniz.

"Sayın Ahmet Vardar,

Aşağıdaki mektubu Academic Hospital (Altunizade) yönetimine göndermiş olmama rağmen ilgilenilmediği için size gönderiyorum. Şikayetlerim; taksilerin bile taksimetre, fiş kesme, iç ışıklandırma vb. gibi sıkı denetimde olmasına rağmen, hasta hayatının emanet edildiği ambulansların boyalı kutu gibi sirenlerle gezerken, yetersizliklerinin doruğunu yaşıyor olması ve standart ücretlendirme eksikliği...

ACADEMIC HOSPITAL YÖNETİM BİRİMİNE,
Hastanenizin anlaşmalı kurumu olan Osmanlı Bankası A.Ş. mensubuyum. 11.1.2000 tarihinde, gece aniden rahatsızlanmam sonucu evime sadece 2 km mesafedeki hastanenizden ambulans talep ettim. Bana telefonda ambulanslarınızın hastanenizden bağımsız çalıştığı bilgisi o sırada verilmedi. Makul sayılabilecek bir sürede ambulans gelip beni aldı. Emin ellerde olduğumu düşünürken, şoförle birlikte üç kişi olan ambulans personeli ön tarafa binip beni arkada yalnız bıraktılar. Şaşkınlıkla arkada soğuktan dişlerim titreyerek hastaneye ulaştık. Daha önce hiç ambulans ihtiyacım olmamıştı. Ambulans içindeki sağlık personelinin ilk müdahaleyi yapabilecek yeterlilikte olması gerekir diye biliyorum. Hele gecenin saat 01.00 sularında evinden ne sebeple olduğunu bilmeksizin bir hastayı alıp, ambulansın arkasına koyup, yalnız bırakmak sizce normal mi?... Aynı hizmeti taksi de yapabilirdi. Kendime gelip, bunu ambulans sahibi tüccar beye söylediğimde bana, "O zaman taksi çağırsaydın" diye çıkıştığını da bilmenizi isterim. Taksiyle 1 milyon 200 bin lira tutan bu mesafedeki, yukarıda saymış olduğum hizmet bedeli olarak daha hastaneden çıkmadan nakit olarak 30 milyon+KDV istendi. Ambulans tarifelerini bilmiyorum ama içinde sağlık personeli olmayan bu araç için bu talebi fahiş buluyorum.

Ambulans maceram bu kadarla kalmıyor maalesef... Gece dahiliye uzmanı tarafından ilk müdahalem yapılıp hastaneye yatırılmama karar verildi. Beyin cerrahı tarafından beyin tomografim istendi. Bazı anlam veremediğim beklemeler sonucunda tomografim çekildi ve arkasından da beyin MR istendi. Beni tomografi cihazında bekletirlerken, ilaçlı çekim istendiğinden ve maalesef bu ilaç hastanenizde o an hazırda bulunmadığından, dışarıdan bir eczane açtırılarak alınmış. Bu bilgiyi de, sabah olunca telefonla benden bu ilacın parasını eczaneye hemen ve benim ödemem gerektiği bilgisi verildiğinde öğrendim. Olması gereken bir ilacın o anda hazır bulundurulmadığı için, yönetime hiç duyrulmadan alınmasını üstlenen hasta bakıcı bunu insaniyet namına yaptığını söylemekteydi.

Tekrar geceye dönüp MR talebi için yapılanları aktarmaya devam ediyorum. Ben henüz tomografi cihazının önünde yatarken, bana MR çekilmesi için mutlaka Marmara Ünivresitesi'ne gitmemiz gerektiği ama burada ödemenin nakit olması gerektiği söyleniyordu. Daha gözlerim yeni yeni açılırken durumum kötü olduğu için benden bu kadar acil para istendiğini düşünüyordum. Çünkü bir ölüden kimse para talep etmezdi. Tamam deyip kabul ettim. Beni yine aynı ambulansa yüklediler, çıktık yola... Ben zannediyorum ki, Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne gidiyorum. Ama gecenin 02.30'undan sabah 05.00'e kadar o hastane senin, bu hastane benim MR çekecek yer aradık, durduk ama açık yer bulamayıp geri döndük. Sabaha randevu alıp beni tekrar odama yatırdılar.

DURUMUM İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ?
Sabah 08.30 sularında yine ambulansın arkasına atılıp, Işık Tıp Merkezi'ne götürüldüm. Yanımda yine sağlık personeli yoktu! Hastanede doktorların bana kalkma, yürüme gibi tavsiyesi olmamasına rağmen ambulans ekibi gelip yine beni sedyeyle ambulansa bindiriyorlardı. Demek ki durumum biraz karışıktı. Ama ambulansta yine sağlık personeli olmadığına göre, demek iyiydim. MR çekilirken bunu düşünüyordum; iyi miydim, yoksa kötü mü? Son ambulans ücretinin ise, 40 milyon+KDV olduğu daha sonra tarafıma bildirildi.

YOLDA PARA PAZARLIĞI
Para isteme faslı MR dönüşü yolda başladı ve sayın tüccar ambulans sahibi cidden iyi pazarlık yapıyordu. Beni çok sevmiş, o yüzden de 100 milyon TL yetermiş. Benden ikinci kez, sadece birkaç saat sonra ne zaman ödeyeceğimi sorduğunda, önce Osmanlı Bankası'na sormam gerektiğini, onların verecekleri ambulans parası doğrultusunda benim kendilerine ödeme yapabileceğimi söyledim. Tabii ki 110 milyon+KDV olmuştu, hakkını istiyordu ve bir kuruş aşağı olmazdı.

Hastane olarak insan hayatına verdiğiniz değerin farkındayım, çünkü gerek tıbbi müdahale ekibinin çabalarını, geekse hasta bakımını en üst derece memnuniyetle yaşadım. Ama ambulans konusunda bize bağlı değil deyip sıyrılmanın kolaylığına gitmeyeceğinizi düşünüyorum, çünkü ben Academic Hospital'ın telefonuna ulaşıp, yardım istemiştim. Bir taksi durağından farkı olması gerektiğini düşünerek... Bu olayın devamında ambulansların yeterlilikleri ve ücretlendirme konusunda takdiri size bırakıyor, gerekli tahkikat ve takibatı yaptıracağınız inancıyla sağlıklı günler diliyorum."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır