


Bir başka Konya doğuyor!..
"İçinizde ola ki bana gıpta edenleriniz vardır" dedim, kocaman anfiyi dolduran binbeşyüz civarındaki öğrenciye.. "Çünkü çoğunuz İletişim Fakültesi'nde okuyorsunuz, gelecekte benim mesleğimde kariyer yapmak istiyorsunuz.. Ola ki 'Ben de günün birinde Hıncal Ağabey gibi başarılı olup ödüller alsam' diyenleriniz vardır, sözüm öncelikle onlara.. Ben hayatta en çok böylesine bir kampüste öğrencilik yapanlara imrendim!.. İnsan ömrünün en keyifli bölümü üniversite hayatıdır.. Burada her anınınızı, her saniyenizi dolu dolu yaşayın. Ola ki, sınıfta kaldınız. Üzülüp karalar bağlayacağınıza, bu kampüste bir yıl daha kalacağınız için sevinin!.."
Konya Selçuk Üniversitesi, önemli bir bölümü hala şantiye gibi olmasına rağmen gerçekten gıpta edilecek bir kampüse sahip.
Konya'nın 25 kilometre dışında, göz alabildiğine uzanan bir ovaya yayılmış..
Bilimsel yanını anlatmıyorum. En gelişmiş teknolojiler, en değerli hocalar ve harika tesislerle, Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden biri..
Kampüs kendi kendine yeterli olsun diye düzenlenmiş..
Canı isteyen öğrenci maneje gidip ata binebilir düşünebiliyor musunuz?.. Her spor var burda, gerisini anlayın..
Üniversite futbol takımı profesyonel lige yükselince Endüstri Holding'e 170 milyara satmışlar, o zamanın parası ile ve harika bir kütüphane ile kültür merkezi inşa etmişler o para ile.. Bir de spor işe yaramaz derler.. Futbolu da bırakmamışlar ha.. Yeni bir klüp kurup amatör ligden başlamışlar.. "Profesyonel lige yükselince onu da satarız" diyorlar..
Kampüs'te Akmerkez var, hem de iki tane.. 5 yıldızlı bir otelin inşaatı son aşamada..
***
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri Yılın İletişimcilerini seçmişler.. Bazıları gene fena üzülecek ama, ne yapalım.. Onlar da beni seçmişler, Spor Köşe Yazarı olarak.. Yazılı basına 6 ödül vermişler. Biri de, Köşe Yazarlığı dalında Can Dündar..
Can "Hıncal ağbinin dediklerine kulak verin, kampüsün kıymetini bilin. Biz böyle yerler görmedik. Hele ben öğrenciliğimi bile yaşamadım. Sabah okul biter bitmez, Yankı'ya Hıncal Ağbinin yanına koşardım" dedi..
6 ödülden ikisinin M. Ali Kışlalı'nın öğrencilerine gitmesi tesadüf değil tabii..
Bir kere daha teşekkürler M.Ali Ağabey, gene teşekkürler..
Aldığımız her ödül, sana olan borcumuzu katlıyor..
***
Biz gazeteciliğe başlarken Konya'da Yüksek İslam Enstitüsü vardı.. Sonra İlahiyat Fakültesi'ne dönüştü, sonra da Selçuk Üniversitesi oldu. 11 yıl rektörlük yapan Halil Cin, bugünlerin temelini atmış.. Son rektör Abdurrahman Kutlu ise adeta bir mucize yaratmış.. Son beş yıldaki gelişme baş döndürücü..
Büyük bir hızla gelişen üniversite, Konya'nın kaderini ve imajını da yakında çok değiştirecek. Bu belli olmaya başlamış bile.. Kentin kenarında, şehre sırtını dönmüş ovaya bakan Atatürk heykelinin sırrı da ortaya çıkıyor böylece.. Ata, Konya'nın geleceğinin bu ovada şekilleneceğini görmüş sanki..
***
Televizyon ödüllerinde 90 Dakika En İyi Spor Programı seçilmiş.. Bu programı ilk önce kimin fark edeceğini fena halde merak ediyordum.. Konyalı genç İletişimciler, farkı ilk farkedenler oldular.
Kenan gelemedi Konya'ya, yapımcı sıfatı ile ödülünü almak için. Onun yerine bana verdiler..
Ödülü havaya kaldırdım.
"Kenan'ın şahsında Fenerbahçe bu yıl ilk defa bir ödül alacaktı" dedim.. "Ama gördünüz, onu da Galatasaray aldı!.."
Hakan & Utku'dan Tatil Keyfi
Kim 500 Bin lira ister?
Sonunda bunu da yaptık. 40 yıldır kahrımızı çeken paramızın sıfırlarını kapının önüne koymaya karar verdik. Vefasızlıkta rekor üstüne rekor kırıyoruz. Vefa biz sadece bozayı çağrıştırıyor artık.
Yıllarca KANka olduğumuz terörü yok ettik. Kaç nesildir yamacımızdan ayrılmayan enflasyon canavarının kuyruğuna teneke bağlamamız an meselesi, 40 yıllık Baba'yı tepeden inme yaptık. Galatasaray yüzünden artık kupalara birinci turda veda etmiyoruz. Senelerdir sığındığımız şerefli mağlubiyet tesellisinin yüzüne bakmaz olduk. Şimdi de sıra paradaki sıfırlara geldi. Yok yok cidden çok vefasız olduk.
Biz diyoruz ki; şu sıfırları atmasak. Gün gelir çocuklarımıza gene lazım olur o sıfırlar belli mi olur?! Hadi olmadı eldeki sıfırların birazını en azından 30 binlik stadlarımızın sonuna ekleyelim bari de yıllardır bitmeyen "Bize 100 binlik stad şart abi" geyiği de son bulsun.
Görünen o ki, yıllarca solda sıfır kalan Türk lirasının sağında sıfır kalmayacak yakında. Peki kalmayınca ne olacak? Paradan altı sıfır atılınca ne değişecek? Buyrun;
* Herşeyden önce yeni paralara alışmak zaman alacak. Eski hesapları kuruşa çevirirken epey zorlanıcaz. Matematik dersinde uyumanın cezasını çekecek bir çoğumuz. Yiğitliğe de herhangi bir şey sürdürmemek için kendi aramızda fısır fısır sıfır hesabı yapmayı sürdüreceğiz.
* O meşhur yarışmanın adı "Kim 500 bin lira ister?" olarak değişecek.
* Ciğeri 5 para etmeyen 3 kuruşluk adamlar tekrar kıymete binecek.
* "Sıfıra sıfır elde var sıfır" deyimi lügatlardan çıkarılacak.
* Kuruşlu günler geri gelecek. Böylece hem ileriye gideceğiz hem de geriye dönüp nostalji yapacağız.
* 3 Kuruşluk Opera tekrar popüler olacak.
* Ülkede bir anda milyonlarca milyoner yok olacak. Hepimiz milyonerken BİRer halini alıcaz. Birer birer hakkımızdan gelmek daha kolay olacak.
* Delikli kuruşlar çıkacağı için meteliğe kurşun atma dönemi sona erecek.
* Saçı sıfıra vurdurmak da demode olacak.
* Lisedeki "Sıfırcı Hocalar" tedavülden kalkacak.
* Dolar da 70 kuruş olacağı için dış borcumuzu bir seferde kapatacağız.
* 300 milyon kira veren kiracılar kiraları 300 liraya inince pek sevinecekler. Hatta içlerinde 10 yıllık ev kirasını birden yatırmaya kalkanlar ya da kapıya gelen ev sahibine "Bozuk yok.. Allah versin" diyenler çıkacak.
* Eski nineler, teyzeler kendilerini çok zengin zannedecekler. Bir yerlere sakladıkları eski paralarını bulmaya çalışacaklar. Tansu Bacı kenarda köşede birkaç kuruş kaldı mı diyerek anasının çıkınını bir daha kontrol edecek.
* İşadamları çek yazarken daha az vakit harcayacakları için kalan vakitlerini üretime yöneltecekler.
*"Ahh ah eskiden öyle zengindik ki tuvalete girer 250 bin lira verir çıkardık" diyerek gelecek kuşakların ağzını açık bırakacağız.
* Kuruşun hesabını yapıyoruz diyenlerin ne demek istediği daha iyi anlaşılacak
* 2 kuruş için birbirini öldürmek deyimi daha bir anlam kazanacak.
u Bankamatiklerdeki üç sıfırlı tuşlar basılmaya basılmaya zamanla yok olacak.
* Ülkedeki tüm muhasebeciler ve hesap makineleri kafayı dinleyecek.
* Paranın üstündeki Atatürk'ün yüzünde belli belirsiz bir gülümseme görülecek.
hakanutuk&hotmail.com
Pazar Neşesi
Pazar neşemiz bu hafta okuyucu Sami Behar'dan..
Bir İskoç genci, evlendiği günün ertesi Amerika'ya çalışmaya gider.
2 sene sonra memleketten bir telgraf gelir.
"Karın öldü stop. Acele gel Stop."
İskoç atlar ilk uçağa ve memleketine döner. Karısının başucuna gider ve başlar ağlamaya..
"Kiraz dudaklarına doyamadım" der eğilir öper.. "Elma
göğüslerine doyamadım" der, eğilir öper.. Derken aşka gelir, kendini tutamaz ve ölü karısı ile
sevişmeye başlar.
Fıkra bu ya kadın birden canlanır.
Birkaç gün daha memleketinde kalan delikanlı tekrar Amerika'ya döner.
Aradan iki yıl daha geçtikten
sonra, bir telgraf daha alır memleketten..
"Karın gene öldü. Stop.
Gelmene gerek yok. Stop. Bütün köy bir haftadır uğraşıyoruz. Stop."
Hilton.. Sa!..
Ankara'da Hilton'da kaldım.. Zorunlu olmazsam pek tercih etmiyorum. Eski okuyucularım bilirler..
Personel mükemmel.. Daha kapıdan girişten başlayarak.. Ben bu kadar sevimli, bu kadar yardımcı olmaya çalışan ve başaran servis elemanlarını çok az gördüm.. Hepsini kutlarım..
Ama onun ötesinde otele notum pek fazla değil..
Yorgun algın gelmişim Konya'dan.. Bir duş alıp dinleneceğim.. Alabilirsen al..
Su bir soğuk akıyor, donuyorsunuz, bir sıcak akıyor, haşlanıyorsunuz.. Tek yıldızlı Anadolu otellerinde böyle birşey başınıza gelse mesele yok.. Ama burası 5 yıldız da değil, de luxe Hilton.. Sa..
Tuvaletin üzerinde Amerikan Standardı yazıyor. Amerikalılarla Türklerin tuvalet sonrası standartları çok farklıdır. Bu farkı gidermek çok kolay, ama zahmet etmemişler. Demek Türkler bu otele pek müşteri olmuyor.. Ya da Türk müşteriler umurlarında değil.
Yatağa uzandım. CNN'den Cumhurbaşkanlığı seçimlerini izleyeceğim. Baş ucumdaki listede Kanal1 yazıyor.. "1"e basıyorum, kumanda aletinde.. Dalgalar ve parazit.. 2 de öyle.. Ara ara, 37'de buluyorum aradığımı.. Bu arada kontrol ediyorum, bir tek kanal, listede yazıldığı yerde değil..
Dolapların çekmeleri açılmıyor.. Çakılı gibi.. Zorlamanız gerek.. Yatağın başucunda, tarih öncesinden kalmış, artık kullanılmayan bir radyo/ televizyon konsolu var.
Mükemmellik ayrıntı da ise eğer, bu anlattıklarım ayrıntıdan çok üstte..
Kahvaltı?..
Zayıf.. Hem de çok zayıf.. Simitler bayat.. Kruvasanlar kötü.. Bacona bakıyorum, kapağı kaldırıp.. Tuvalette Amerikan Standardı burda yok.. Kızarmış çıtır bacon değil, İngiliz usulü haşlama gibi duruyorlar.
Ne var ki, servis elemanları burda da mükemmel..
EĞER
..evinizde sadece bir tek mobilya kalacak
olsaydı, hangisini seçerdiniz?.
..ilk cinsel deneyimizle ilgili bir tek şeyi değiştirmek şansınız olsaydı, ne d
eğiştirirdiniz?...arkadaşlarınızın çaldığı
CD, ya da kasetlerden birini ebediyyen yok
etme şansınız olsaydı, hangisini seçerdiniz?.
SEVDİĞİM LAFLAR
'Bir sevgiyi anlamak bir yaşam
harcamaktır; Harcayaksın.....'
Özdemir Asaf (Teşekkürler Burak)
BİZİM DUVAR
5 lider ortak karar aldı. Gezegenler bir
araya gelecek derken liderler bir araya
geldi. Başımıza bir şey gelmese bari.'
Hakan&Utku