


Midyeler ihaneti yaşadı!
Yazılar ses getirmeli. Karadeniz'de Kerpe, Kefken, Şile, Amasra'dan Ereğli'ye oradan Samsun'a kadar uzanan sahil şeridindeki koylarda "yanlış, kaçak, vahşi, hoyrat, bencil, gözü dönmüş" bir şekilde beyaz kum midyesi avlandığını anlatan yazılarım üzerine İzmit Valisi Kemal Önal, bana bir not gönderdi.
Özetle şunu söylüyor:
Harakete geçtik.
Dairelere emir verdik.
Gereken yapılacaktır.
Neredeyse bir hafta dolacak, gereken henüz yapılmış, kamuoyuna bir bilgi verilmiş değil. 40 metre, 50 metre ve hatta 60 metre büyüklüğündeki, yüksek ağ kapasiteli, en gelişmiş radarlı, ağır yük vinçleriyle donatılmış balıkçı tekneleri koylarda avlanmaya devam ediyor. Turbo üfleyici direçlerle denizin dibini tarıyorlar.
Midyeler çığlık çığlığa...
Denizde katliam sürüyor.
Midyeler aşklarını yitirdiler.
İhanete uğradılar.
Yavru midyeler ölüyor.
Bu arada İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yardımcı Doçent Cengiz Deval, "Marmara Denizi'nin altı kum midyesi yatağı ile doluydu. Yanlış ve vahşi avlama ile Marmara'yı bitirdiler. Yok ettiler. Şimdi Karadeniz'in koylarını yok ediyorlar. Lütfen yazmaya devam edin...." diyor.
Yazmaya devam edelim.
***
Yardımcı Doçent Cengiz Deval, beyaz kum midyesi (C.gallina) üzerine doktorasını İtalya'daki ANCONA CNR Bilim Enstitüsü'nde yaptı. Beyaz Kum midyesinin yaşaması, yaşatılması, geliştirilmesi, avlanması, böylece ülke için bir ekonomik zenginliğe dönüştürülmesini bilimsel tez olarak Türkiye'ye kazandırdı.
Kum midyeleri...
Denizin dibinde...
Kumlara gömülüyorlar....
Kum yataklarda yavruluyorlar.
Kum yataklarda büyüyorlar.
2.5 yılda avlanacak büyüklüğe ancak ulaşıyorlar. Beyaz kum mideyelerini yavru halinde avladığınız zaman neslini bitirmiş oluyorsunuz ve ondan ekonomik zenginlik olarak artık yararlanamıyorsunuz. Beyaz kum mideysini italyanlar makarna (spagetti) sosu yaparak, yemeklerini lezzetlendiriyor, ayrıca çerez gibi de yiyorlar. İtalyanlar 50 yıl önce aşırı, hoyrat, kaçak, egoist, vahşi avlanlamayla kendi denizlerini tahrip ettiklerini anlayınca beyaz kum midyesi balıkçılığına çok ağır sınırlar getirdiler. Direçlerle kum midyesi avlayan tekne sayısını azalttılar ve lisansa bağladılar.
Avlanma kotası koydular.
Hergün avlanmayı yasakladılar.
Haftada iki güne indirdiler.
Tekne başına bir seferde ancak 600 kilo avlanabilme ve avlanan kum mideyesinin büyüklüğünün de 21 milimetreden küçük olmama şartını getirdiler. Kanun çıkarttılar, İtalyan Sahil Güvenlik bu şartlara uyarak avlanmayan tekneleri de batırma hakkına sahip oldu. Yavru midye avlayan tekne derhal batırılıyor.
***
İtalyanlar 1986 yılında Marmara Denizi'ne bir gemiyle gelip araştırma yaptılar ve burada büyük beyaz kum midyesi yatağı olduğunu gördüler. Sermaye getirip Eceabat'da, Çanakkale'de fabrikalar da kurdular. Tarım Bakanlığı'ndan izin çıkartıp, balıkçıları da örgütleyip Marmara'da kum mideyesi avcılığını teşvik ettiler.
Kurallara uymadan...
Büyük teknelerle...
Sonarlarla, radarlarla...
Turbo üfleyici direçlerle.
Midye avı başladı. İtalya'da yatakları korumak ve kum midyesi potansiyelinin tükenmesini önlemek için haftada 2 gün ve tekne başına bir seferde sadece 600 kilo avlanma yapılabilirken ve avlanabilecek midyeninin büyüklüğü de 21 milimetreden az olmamak şartıya balıkçılığa izin verilirken, bizim Ankara'daki Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü göz yumdu. Marmara'da bizim balıkçılar haftanın her gününde gece gündüz durmadan kum midyesi avladılar. Marmaraya aşırı yüklendiler. Yavruların büyümesini beklemeden 9-10 milimetre büyüklüğünde midyeleri de denizin dibinden kazıdılar.
Marmara'da kum midyesi bitti...
***
Marmarayı bitirenler şimdi Karadeniz'de Kerpe, Kefken, Şile, Amasra'dan Ereğli'ye oradan da Samsuna kadar uzanan güzelim koylarda kontrolsüz, kotasız, durmadan, beklemeden kum midyesi avlıyorlar. Kilosunu 30 bin liradan (104 lirete) fabrikalara satıyorlar. Fabrikalar da bunu işleyip İtalya'ya satıyor. İtalya'da yılbaşlarında kum mideysinin kilosu 2500 lirete (yaklaşık 720 bin liraya) kadar çıkıyor.
Kum mideyisini işleyen...
4-5 tane şirket...
Tekel kurmuşlar...
Vakıf kurmuşlar.
Ankara ile halvet olmuşlar.
Bu şirketler bizim gözü dönmüş, bilgisiz, hoyrat balıkçılarla Marmara'yı bitirdiler. Fabrikalara 21 milimetreden daha küçük midye almayız demediler. Şimdi Karadeniz'i katlediyorlar. MHP'li Tarım Bakanı'nın Koruma Kontrol Genel Müdürü Hüseyin Sungur, Yardımcısı Hüseyin Polat ve Balıkçılık Daire Başkanı Kamuran Patron, olanı biteni seyrediyor.
Midyeler çığlık çığlığa...
Katilam sürüyor...
Midyeler aşklarını yitirdiler...
Midyeler ihanete uğradılar.
Karadeniz koylarında kum yataklarında yavrularıyla birlikte hançerlenerek, sökülüyorlar üç otuz paraya İtalya spagettisine meze yapılıyorlar.
Midyeler gururlu yaratıklar.
Ölüyorlar, sesleri çıkmıyor.
Midyeler, ihanete uğradılar...
Anlatamıyorlar.