Ankara milletvekili Uluç Gürkan'ın keskin bir saptaması var. Cumhurbaşkanı oylamasından önce şöyle diyordu:
- İki tür aday için oy kullanılacak. Bir siyasi adaylar var, bir de tıbbi adaylar...
Bu ayırımın çizgisini nereden, kimden ve nasıl çekmek gerekir saptamak kolay değil.
Milli Piyango, Altılı Ganyan, Loto, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Barbut, Black Jack ya da göle çalmak..
Hepsi de insanlar için...
Milletin vekili ya da milletin asili olmak sonuca fazla etki etmiyor. İnsan insandır.
İlk tur sonuçlarına bakılırsa sayın parti liderlerinin cumhuriyet tarihinde ilk kez sergilenen o görkemli uzlaşma ve dayanışma tablosuna bir gölgenin düştüğü de kuşkusuz.
Anayasa değişikliğinde yaşanan iştirak halindeki kollektif kabahatin, (kibarcası toplu imza inkarı) bir benzerinin dünkü ilk turda da yaşandığı anlaşılıyor.
Bu kez, belki her partiden toplam 404 imza yoktu.
Ama o 404 imza sahibinin genel başkanlarının tümünün imzası yani sözü vardı.
Bu söz tutulmadı.
Belki imza sahipleri sözlerini tuttu da temsil ettikleri imza çoğunluğu tutmadı.
Tutmayanlar hakkında uzun boylu tahmin ya da spekülasyon yapmaya artık gerek yok.
Ama bazı saptamalar yapmakta da yarar var.
Oylama sonunda kulisleri, haberleri ve TV'leri yine bir fire sözcüğüdür sarmış durumda.
Fire, bir işlemin sonundaki tahmin edilebilir küçük miktarları ifade eder.
En çok değirmencilikte kullanılır.
50 kilo buğdayı öğütmeye vermişsiniz de, çuvalınıza 35 kilo un konmuş ise, orada bir fire ya da bir unutma yoktur.
Küçük bir soygun ya da kibarcası unu yutma vardır.
5 partinin sayın genel başkanı arkalarındaki çoğunluğa dayanarak bir imza attılar.
Bunu da her partiden toplam yüz küsur imza ile sağlamlaştırdılar.
Yapılan seçim sonucunda ise ne yazık ki, ortaya 5'li anlaşmaya uymayan bir rakam çıktı.
Yalnızca 6 bağımsızın bulunduğu Meclis'te partili 538 milletvekili bulunuyorsa, bu 538'den de aday olan 7 milletvekili hariç 281'i liderinin verdiği sözün arkasında duruyorsa orada fire dışında bir başka sözcüğe ihtiyaç var demektir.
Bu bir.
Bir de sözün ve imzanın Meclis'te gizlilik söz konusu olduğunda yüzde 100 geçer akça olmadığı gerçeğidir.
Kimi liderlerimiz denilmese de, kimi milletvekilerimizin siyasetin seyislikle, at binmeyle, rodeolukla, at oynatmakla ilgisini unutturmamakta kararlı oldukları kayıtlara geçti.
Cumhurbaşkanlığı makamı devletlerin yaşamında çok önemli, çok büyük bir yer tutuyor.
Devletimizin tarihine ancak 9'uncusunu sığdırabilmemiz bu yüzden.
Hükümetler kurulabiliyor, bozulup bir yenisi oluşturulabiliyor.
Bu yüzdendir ki, ancak 9 cumhurbaşkanının yer alabildiği cumhuriyet tarihimizde, 58 hükümet kendisine yer bulabildi.
Cumhurbaşkanlığı devlette devamlılığın makamı; hükümet ise devleti çalıştırmanın yeri. Bu ikisinin uyumu, dayanışması ülkenin yücelmesinin temel koşulu.
Özetle dünkü oylama tablosu her şeye rağmen, bu koşulun gerçekleşeceğini müjdeliyor.
Bu iki mevki arasında, siyasetten çok hukuk öncelikli bütünlük kurulacağı ortaya çıkıyor.
İmzaların vaadi ilk turda gerçekleşmese de, sonunda Türkiye, hukuk devletini pekiştirme yolunda, hukuku en üst düzeyde temsil eden kişiyi devletin başına getiriyor.
Ali Cengiz turu sona eriyor.
Ahmet Necdet turu başlıyor.