|
|
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr
)
|
  
Hazin bir manzara
TV ekranlarına yansıyan manzara aynen şöyle idi: MHP'li Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu Meclis'e geliyor.. Çevresinde tam bir polis ordusu.. Bu polis ordusu, hükümetin bir bakanının, TBMM'ye kazasız belasız, yani partisinden milletvekillerinin saldırısına uğramadan girebilmesi için oradalar..
Bu manzara, hem MHP, hem Anayasal hakkını kullanmaya kalkan bir bakanına bile sahip çıkamayan Ecevit hükümeti ve hem de Somuncuoğlu'na yapılan saldırı karşısında sessiz duran veya kerhen, olayı "üzüntü ile" karşıladıklarını mikrofonlara mırıldanan tüm milletvekilleri için, ne kadar hazin, ne kadar utanç verici bir manzara..
TV'de gördükleri bu manzarayı, dün öğleden sonra telefonla konuştuğumuz, bazı ülkelerin Ankara büyükelçisi olan dostlarımız bize hatırlattılar..
Gerçekten hazin.. Gerçekten utanç verici..
Önce bunları yapıyoruz, sonra da tutup yabancılara demokrasi dersi vermeye çalışıyoruz.. Türkiye'nin ne kadar demokrat bir ülke olduğunu anlatıyoruz.. İşin daha da vahimi, anlattığımız bu masala, sonradan kendimiz de inanıyoruz..
Yine yabancı büyükelçileri çok şaşırtan bir başka olay da, imajını değiştirmek için uğraşan, merkeze gelmeye çabalayan MHP yönetiminin, bakana saldıran milletvekillerini "töre gereği ülkücü tavır alma" diyerek savunmaları.. Somuncuoğlu'nun giydiği takım elbiseyi "üniforma" olarak görmeleri..
Bunlara çok şaşırmalarının nedeni de, MHP'ye, merkez sağ bir parti olarak alışmaya başlamalarından kaynaklanıyor..
Ankara'daki yabancı diplomatlar, ister hazin, ister talihsiz, ister çirkin, ister olmaması gereken, ister hazin diye tanımlayın, bu olaydan sonra MHP'ye, "Bir başka gözle bakmaya, bu partiyi demokrasi ve demokratik değerlere bağlılığı açısından, yeniden değerlendirmeye" başladılar.."
Cevabını aradıkları iki soru ise şu:
"MHP gerçekten demokrasiyi içine sindirebilmiş, hukukun üstünlüğünü kabul etmiş, insan haklarına saygılı ve Anayasa'ya sıkı sıkı bağlı bir parti mi? Yoksa sadece, o bildik, o eski, o şiddet yanlısı, o kendi doğrularından başka hiçbir doğru kabul etmeyen, emir komuta zinciri altında bir örgütün partileşmiş şekli mi?"
Yabancılar açısından, dün saat 15.00'da başlayan tarihi oylamanın hemen öncesi, durum buydu..
Ankara'daki yabancı misyonların Ahmet Necdet Sezer'i tercih etmeleri ise, son derece doğal. Çünkü büyükelçiler görev yaptıkları ülkelerle, kendi başkentleri arasındaki ilişkilerin daha da iyiye gitmesi için çalışırlar.. Bir büyükelçi için, görev yaptığı ülke ile kendi başkenti arasında yaşanacak bir gerilim kadar kabus dolu bir şey olamaz..
Bu bağlamda Sezer ismi, taşıdığı demokrat özellikler bakımından hem onları, hem de başkentlerini rahatlatacak diye düşünüyorlar..
Saat 17.30 dolayları.. Sonuçlar açıklanıyor.. 5 liderin de desteklediğini açıkladığı Ahmet Necdet Sezer, 281 oyda kaldı.. Toplam 351 milletvekili olan iktidar blokunu oluşturan 3 parti, ilk turda 70 dolayında fire verdi.. Bu kadar fire beklenmiyordu.. Somuncuoğlu'na 58 oy çıkması, son derece ilginç bir gelişme olarak niteleniyor..
Yabancılar şimdi Pazartesi gününü, yani ikinci raundu bekliyor..
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|