kapat

28.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Kimin takımı?

Basketbol Milli Takımı, bütün ülkenin takımı; hepimizin takımı... Önümüzde evsahibi olduğumuz 2001 Avrupa Şampiyonası gibi büyük bir hedef var. Ama ne organizasyon, ne de takım anlamında olumlu gelişmeler göremiyoruz. Devletten aradığı desteği bulamayan federasyon, salon kaosu yaşıyor. 1 numaralı salonumuz Abdi İpekçi'nin bile bu turnuvayı kaldıracak altyapısı olmadığını, tribünlerin dolduğu her Avrupa maçında görüyoruz.

Ama asıl vahimi salon ve bunların organizasyonunda değil, Milli Takım'da yaşanan gelişmeler. 8 yıldır Milli Takım oyuncuları her turnuvaya yeni bir antrenörle gidiyor. 1997'de İspanya'daki Avrupa Şampiyonası'ndan sonra göreve getirilen Erman Kunter'e büyük yatırım yapılmış, basketbol gelişimi için ABD'ye gönderilmiş ve ona uzun süreli sözleşmeyle bir fırsat verilmişti. Erman da, bir teknik adamın ihtiyacı olan set ofans ve defansı konusunda gerekli hazırlıkları yaparak kademeli olarak bazı oyunların yerleşmesini sağlamaya çalışıyordu.

Hocaların hepsi mi kötüydü?
Ama şimdi yine silbaştan. Aydan Siyavuş, Nur Germen, Çetin Yılmaz, Ercüment Sunter ve son olarak Erman Kunter... Milli Takım ile yolları ayrılan bu hocaların hepsi mi kötüydü? Yoksa hata federasyonun organizasyon yapısında mı? 100'e yakın idari personel öğüten federasyon, bu antrenörleri de birer birer öğüterek neyi ispatlamaya çalışıyor?

Rakiplerimiz yıllardır aynı idari ve teknik sorumlulular ile Milli Takımları'nda devamlılık sağlıyorlar. İspanya, Rusya, Yugoslavya, İtalya gibi Avrupa'nın basketbol ülkelerinde istikrar ve uzun vadeli model hakim. Bu ülkelerde hocalar, kulüpler düzeyinde birbirlerinin adeta gözlerini oymak için her şeyi yapıyorlar, ama iş Milli Takım'a gelince ortak amaç için savaşıyorlar. En güzel örnek Yugoslavya... Avrupa çapındaki iki coach'tan Obradoviç teknik direktör, Ivkoviç ise danışman... Büyük amaç için ortak hareket edebiliyorlar. Son şampiyonada geride bıraktığımız Slovenya bile devamlılığı sayesinde evimizde bizi zorlayacak gibi görünüyor.

Basketbol, hepimizin dünyası. Bu takım, ülkenin takımı. Hedefimize ulaşmak için Amerika'yı yeniden keşfetmeye ihtiyaç yok. Model belli.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır