Afyon Lisesi, yalnız politika, yargı ve gazetecilerin değil, şair ve yazarların da yuvası. 1965-69 döneminde milletvekilliği yapan, 1976'da Kültür Bakanlığı Müşavirliği'nde bulunan Hisar Dergisi şairlerinden Osman Attila, doğduğu kent Afyon'un lisesinden mezun. 1987'de trafik kazasında yitirdiğimiz edebiyat tarihçisi Mehmet Çavuşoğlu da 1950'li yılların ortalarında Afyon Lisesi'ne misafir olanlardan. Lisenin bir başka misafiri de "Hasretinden prangalar eskittim" şiirinin unutulmaz şairi Ahmed Arif...
Ahmed Arif, ölümünden bir yıl önce, 1990 yılında yaptığımız ve "Kalbim Dinamit Kuyusu" adıyla kitap olarak yayımlanan konuşmasında Afyon Lisesi ile ilgili anılarını da anlattı.
Ahmed Arif, Siverek'te doğmuştur, ama çocukluğu Diyarbakır'da geçer. Fakat, "muhit" pek iyi değildir. Ve 1940'lı yılların başında yatılı olarak Afyon Lisesi'ne gönderilir. O günleri şöyle anlatıyor:
"Diyarbakır Lisesi'nde bir Mustafa vardı. Mustafa sınıfa girdiğinde gömleğini kaldırıyor, üç bomba sağında, üç bomba solunda, lider yani. Anla nasıl lise, o bakımdan babam belki haklı." O yıllarda Ahmed Arif'in abisi de Isparta Lisesi'nde öğretmendir ve Afyon Lisesi'nde arkadaşları vardır. Bu da etkili olur. Ahmed Arif, Afyon Lisesi günlerini şöyle anlatacaktır: "Bütün okul hayatım boyunca tanıdığım en yetenekli, en mert, bilgili adamlar bu lisedeydi. Bir Cemal Hoca vardı. Cemal Tanaç, Matematik dersine gelirdi. Onun hanımı vardı, Mevhibe Hanım. Bütün sınıf aşıktık ona. Taparcasına seviyorduk. Cemal Hoca hepimizi Teknik Üniversite'ye gidecekmişiz gibi çalıştırırdı."
Afyon Lisesi öğrencilerinden Süleyman Demirel'in Teknik Üniversite'ye gitmesinin bir nedeni de bu olmasın sakın...
O yıllar lisenin edebiyat hocası ise edebiyat tarihçisi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi profesörlerinden Gündüz Akıncı'dır.
Ahmed Arif, edebiyat öğretmeni Gündüz Akıncı'yı ise şöyle anlatıyor: "Gündüz Akıncı büyük bir şanstı bizim için. Akıncı, ders kitabından çok roman okuturdu bize. Lisede ben Andre Malraux'yu, Max Beer'i, Dostoyevski'yi, Tolstoy'u, Gustave Flaubert'i, özellikle de Emile Zola'yı okudum hep, Gündüz Hoca bir karar aldırmıştı. Öğretmenler Kurulu'nda. Her çocuk gece mütalaalarında roman okuyabilir diye."
(Demirel, Akıncı Hoca'nın dersine pek düşmedi herhalde?)
Ahmed Arif, ilk şiirlerini işte bu ortamda yazacak ve bunlar "Seçme Şiirler Demeti" adlı dergide Neyzen Tevfik'in şiirleri ile yan yana yayımlanacaktır.
REFİK DURBAŞ