kapat

25.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Hayatı kazanmak

Türkiye'de...

Ticareti ve ekonomiyi hep küçümsemiş saraydan kalma bir mirastır patronları "canavar" sanmak...

Bir vesileyle, "Normal şartlarda patrona posta konulmaz" dedim ya...

Bundan, "patrona daima boyun eğmek gerekir" anlamını çıkaranlar oldu.

"İnsan patron için değil, onuru için yaşarmış!.."

Cafcaflı bir laf ama "yave!"

İnsan patronu için değil ama "iş"i için yaşar...

"İş" demek, hayatın kazanılması demektir.

Bu da "onur"un ta kendisidir...

Hayatı dürüstçe kazanmak "kutsaldır!"

Dürüstçe çalışmak modern insanın birincil gurur kaynağıdır.

Benim gibi açıkça ve dürüstçe "patron" konseptini savunan bir insanın "yalaka" olacağını düşünenler, asıl "yalakalığa eğilimi" olanlardır.

Kişi kirli düşünüyorsa, kirli anlar...

Berrak düşünüyorsa berrak anlar...

Türkiye'de yer yer hüküm süren anti-kapitalist kavrayışlar, patronların "tu kaka" ve "öcü" olduğunu sanıyor...

Bu yüzden bazı saflar da, dürüstçe çalışmayı "patron yalakalığı" zannediyor...

Ama bu düşünce, padişah önünde eğilip, arkasından kumpas çeviren saray ikiyüzlülüğünün "güncel" yansımasıdır.

Bir daha söylüyorum:

Hayatı dürüstçe kazanmak en büyük onurdur.

Patronlardan ise "yalakalık" yapmaya elverişli olanlar korkar!..

Küme
Türkiye geçen yıl ekonomide küme düşmüş... Ekonomide düştük ama futbolda çıktık, ona da şükür...

Zekâ
Hava kirliliği zekâyı geriletiyormuş... Doğrudur... Bazı köşe yazıcılarında açıkça görülüyor...

Lenin
Rus gençleri Lenin'i tanımıyormuş... Tanıyanların başına gelenlerden sonra bu çok normal değil mi?..

Kredi kartı
Türkiye'de kullanılan kredi kartı sayısı 14 milyona ulaşmış... Cep telefonu sayısı da 10 milyona dayandı...

Bir elinde kredi kartı bir elinde cep telefonu, umurunda mı dünya, diye şaka yapası geliyor insanın ama...

Gerçek şu ki, Türk insanı modern yaşamı özlüyor, çağdaşlığa çabuk uyum sağlıyor...

Kredi kartı ve cep telefonu yaygınlığı buna işaret...

Yeter ki "genç nüfus" yaygın ve kaliteli üretime de girebilsin...

Dr. Yarışmacı
Show'da, Kenan Işık'ın sunduğu yarışma programı ilgi çekici... İnsanın bilgilerini de tazeliyor..

Geçen akşam arka arkaya iki doktor yarıştı... Medenice ve başarılı biçimde... Ama madalyonun öteki yüzü acıklıydı:

Üstüste iki doktorun "bir miktar ödül" için ciddi ciddi terlemesi, bende, doktorlarımızın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı çağrıştırdı...

Korkarım bu gidişle bütün millet Kenan Işık'ın önünde ödül kuyruğuna girecek!..

Basın Konseyi'ne
Basına "sızmış" birinin yakalanınca öfkelenmesi doğal...

O yüzden küfredip duruyor...

Zaten yazmayı bilmiyor ki!..

Ben ünlü olmak istiyormuşum, o yüzden "ajan mısın" soruma cevap vermeye tenezzül etmezmiş...

Küfrederek beni "seviyesine" davet ediyor...

Terbiyenin ne olduğunu bilmiyor.

Hiç düşünmüyor mu ki:

Hadi diyelim ben ünsüzüm...

Ya ajan olup olmadığını, ünlü bir gazeteci sorarsa ne cevap verecek?..

Çünkü yakında bu soru sorulacak...

Kendi grubundan dürüst sesler yükselmeye başladı bile...

Küfretmesine "izin verenlerin" aksine...

Çünkü sirayet başladı, hem de çanak tutanları lekeleyecek bir sirayet!

Yaratılmış tehdit ve korku ortamı daralıyor...

Nail Güreli fitili ateşledi...

Şimdi sıra Basın Konseyi'nde...

Konsey, mesleğin saygınlığını gözetmekle yükümlü...

Öyleyse, bir sütunun "küfür ve hakaret" mevzii olarak kullanılmasına karşı duracaktır.

Şikayet gerekiyorsa işte şikayet ediyorum!..

Basın Konseyi derhal harekete geçmelidir!..

Önemli bir not:
Daha önce de yazdım. MİT mensubu olmak utanılacak bir vasıf değildir. MİT, ülke çıkarı için Abdullah Çatlı'yı bile kullanmış olabilir. MİT, stratejik güvenliğimizin yasal kurumudur...

Ama ilgili şahıs gazeteciliği kullanamaz. Ben de bir "gazeteci müsveddesi" ile MİT'i ayrı tutamıyorsam, bu analize yazıktır!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır