Maç bitti...
Galatasaray, büyük bir başarıya imza koydu.
Sonuç Türkiye için, her hal-ü kârda kıvanç verici...
Avrupa'nın ikinci büyük kupasında final oynayacağız...
Veyahut da, yarı finale kadar gelmiş olduk...
Final ile yarıfinal arasında, sadece nicelik farkı var...
Ama nitelik olarak, Türkiye kendini ortaya koymuştur...
Final oynasak da koymuştur, oynamasak da...
Galatasaray'ın oyuncuları ve hocası...
Terli alınlarından öpülmeyi çoktan hak etmişlerdi...
Sevgiyle öpüyoruz!..
Aileleri dinleyin
Bodrum'da müziğin 24.00'te kapanacağını duyunca, basın Tantan'ın üzerine hücum etti...
Gerçi Tantan, "Müzik belediyelerin işi" diyerek geri durdu ama...
Ben, hiç geri durmaması gerektiğini düşünüyorum...
Sadece farklı bir yaklaşımla:
Bodrum, Marmaris ve Kuşadası benzeri, yüzde 100 turistik bölgeler, yaz aylarında istisnadır.
Ama bunların dışındaki meskun bölgelerde, müziğin, 24.00 veya 01.00'de kapatılmasa bile kısılmasında hiçbir sakınca yok...
Hatta bana sorarsanız, bu eğlence yerlerinin kapanma saatini de biraz erkene çekmek gerekiyor.
Tüm eğlence yerleri neden 02.00'de kapatılmasın?..
Nedeni çok basit:
Buralara dadanan gençlerin, evlerine erken dönmeleri, normal bir saatte yataklarına girmeleri için...
Büyük şehirlerde, binlerce ve binlerce ailenin...
"Çocuğum saat kaçta gelecek, nasıl gelecek, gittiği yerde nasıl bir gece geçirdi" korkusuyla yaşadığını hesaba katmalıyız.
Şu sabah kadar eğlencenin çok kesin bir yaş ve alan sınırı olması gerekiyor.
Bir nevi kulüp sistemine geçilebilir mesalâ, gençlerin giremediği...
Ayrıca bir de, bu eğlencelere gidemeyip imrenen yüzbinlerce genç var...
Üç yılda 12 bin kişi niye evden kaçtı dersiniz?..
Bana kalırsa bu mesele, bizzat Tantan'ın sahasına giriyor...
Ben kendi adıma sonuna kadar Tantan'ın yanında olurum...
Üç beş asalağın sabaha kadar eğlenmesine bakmayıp...
Binlerce genci, gençliklerine yakışmayan bir dağınıklıktan...
Aileleri de yürek enfarktından kurtarmak için...
Ciddi önlemler alacak olursa...
İçişleri Bakanı Tantan'ın kesin yanında olurum...
Diyete bakarsan, üç gün doğru dürüst bir şey yemiyorsun... Kuş yemi kadar yiyecek vermişler...
Akşam yemeğinden sonra da, yarım kase vanilyalı dondurma...
O yüzden diyetin adı Dondurma Diyeti!..
İyi de, ben bütün gün açlıktan eriyorsam, sen beni dondurmanın zayıflattığını neden söylüyorsun!..
Beni zayıflatan dondurma mı, yoksa açlık mı?.. O zaman diyetin adı niye dondurma diyeti!..
Aktüel'in bir kabahatı yok...
Diyetçiler, iyice kafayı çatlattılar...
İlginç olsun da ne diyeti olursa olsun!..