


Eşkal ve şablon
Ecevit, meclis içinden bir adayın problem getireceğine inanıyor. Bu yüzden de galiba meclis dışına yöneliyor.
Oysa asıl meclis dışından bir aday problem getirebilir.
Ve Ecevit, yine bir direnişle karşılaşabilir.
Belki koalisyon bile sıkıntıya girebilir.
*
Meclis içi...
Bir kere DSP niye bu işe talip olmuyor?
Yüksek Tahsil şartı kalksaydı tek ve tartışmasız aday Ecevit'ti...
İlk turda seçilir, bu iş biterdi.
Ecevit istemedi.
Saygı duyuyoruz.
Ama DSP'nin yolunu tümüyle niye kesiyor, anlayamıyoruz.
Uluslararası ilişkilerde bilgili, birikimli ve başarılı birini dışarda arayıp, antrenmanını kaybetmiş -hattâ kendini yenilememiş- yorgun bir aday düşüneceğine, hemen yanıbaşındaki İsmail Cem'in vasıflarını hatırlayabilir Ecevit... Ve kamuoyunda da büyük destek bulur.
Bir telkin ya da tavsiye bizim haddimiz değil. Bunu sırf dışarıya gereksiz kafa yorulduğu için söylüyoruz... Çünkü -şablon'a bakarak- dışarıdakilerin tasvip görmeyeceğini biliyoruz.
Açıkçası... Ecevit'in üzülmesini istemiyoruz.
*
Meclis içi dedik.
Çok isimler geçiyor.
Hüsamettin Özkan, Nevzat Yalçıntaş, Murat Sökmenoğlu, Vecdi Gönül, Ertuğrul Kumcuoğlu, Sadi Somuncuoğlu, Sabahattin Çakmakoğlu, Tunca Toskay, Ertuğrul Yalçınbayır, Doğan Güreş, Yılmaz Karakoyunlu, Yıldırım Akbulut... Ve Sümer Oral... Tabii, Mesut Yılmaz da var... Belki başkaları da var.
Bunların her biri seçilebilir. Ama işte bu mesele oldu-bitti'ye gelmiş olur.
*
Öyle sanıyoruz ki, Ecevit "aklından geçen o dışardan iki ismi, ya da tek ismi" telâffuz ettiği an, partilerin adayları hemen çıkacaktır ortaya.
Ve içerdeki aday -hangisi olursa olsun- kazanacaktır. Başbakan'a rağmen...
Hele bir de Meclis Başkanlığı koltuğu boşalırsa, yeni diyaloglar da oluşacaktır.
Öyleyse... ve bence.
Başbakan, kafasındaki 2 Tanrı Misafiri'ni unutmalı... Dışarıyı bırakıp içeriye yönelmeli.
*
Bu güne kadar maç vardı... Galatasaray, gündemin baş maddesine oturdu ve Cumhurbaşkanlığı meselesini ikinci plâna itti.
Ama maç bitti.
Türkiye bu sabahtan itibaren, gerçek gündemi'ne tekrar döndü.
Seçecek olan elbet meclistir ama, yeni Cumhurbaşkanının Kamuoyunda tasvip de görmesi lâzım.
Ecevit'in kafasındaki iki isim, eğer kamuoyunda çok tasvip görecek iki yabancı olsaydı, şimdiye kadar çoktan sızardı, hatta medyada parlatılırdı...
Bu isimlerin yıpranma korkusuyla gizli tutulduğunu sanmıyoruz. Çünkü yıpranmaya müsait isimlere Ecevit'in kafa yormayacağını biliyoruz.
Endişemiz başkadır.
Biz o isimleri, Ecevit'in çok kapasiteli insanlar zannediyor olmasından korkuyoruz.
Şok isim olarak son güne sakladığı o iki uzman kişi'nin -meğer- tebessümle karşılanacağına ve böylece de Ecevit'in değer ölçülerine hasar getireceğine dair kaygılarımız var.
Bence Ecevit, garantiye gitmeli.
Dışarıya değil, içeriye bakmalı... Mum, bir kere de kendi dibine ışık vermeli.