


Off-set işi!
Dışımız holigan içimiz Taksim'de göz göre göre katliam tartışmaları arasında işte büyük maç da oynandı. Artık herkes kendince bir yorum yapabilir. Söz gelimi; Yaşa Galatasaray! Haydi Aslanlar! Cim-Bom! Diyebilir. Fakat "rekabet gücü liginde Türkiye niçin dibe doğru indi?" diye çok sade, saf, masum bir soru da sorabilir.
Takım alkışlamak coşturur.
Fakat soru sormak da iyidir.
Bakarkörlüğe iyi gelir.
Bizim ülkemiz rekabet gücünde yani ekonomik verimlilikte niçin çıktığı merdiven basamağının bir üstüne adım atamıyor, aksine dibe doğru iniyor? Dünya Rekabet Yıllığı 2000 Raporu'na göre Türkiye 42'nci sıraya düştü. Değerlendirme zaten 47 ülke arasında yapılıyor.
1998'de 33. sırada.
1999'da 37. sırada.
2000'de 42. sırada.
5 basamak birden iniş...
Niçin, neden?
Küresel ekonomiye uyum yapmadı. Devlet yönetimini düzeltemedi.
Mali yapıyı iyileştiremedi.
Altyapıyı geliştiremedi.
Devleti kofluktan kurtaramadı.
Özel sektörü, iç piyasadaki yüksek kârlılığa saplanıp kalmaktan caydıramadı, dünyadaki yarışa sokamadı. Bilim ve teknoloji yatırımlarını çoğaltamadı. İnsan kaynağını eğitecek köklü atılımları yapamadı.
Kimse kendini kandırmasın.
Türkiye nal topluyor.
İşte raporlarla belgelendi.
Ülkemiz geriliyor.
***
Soru sormak iyidir.
Bakarkörlüğün ilacıdır.
47 ülkenin değerlendirildiği Dünya Rekabet Gücü Sıralaması'nda iki yıldır birincinin, ikincinin, üçüncünün sırası değişmedi. Birinci yine ABD, ikinci yine Singapur, üçüncü yine Finlandiya.
Türkiye kırkikinci...
Finlandiya 5 milyon nüfus.
İstanbul'un yarısı...
Yarısı bile değil..
Yarısından az...
Fakat Türkiye Finlandiya'dan 40 basamak geride. Türkiye'de geçen yıl, ekonomi yüzde 6.4 küçüldü, kişi başına düşen milli gelir de 3 bin 224 dolardan 2 bin 878 dolara geriledi. Finlandiya ise 20 bin dolara çıktı.
1 Finli 7 Türk ediyor.
1 Finli 7 Türk'e bedel.
1 Finli 7 Türk kadar üretiyor.
6 Türk yatıyor.
1 Türk çalışıyor.
7 Finli'nin 7'si de çalışıyor.
Haydi Aslanım! Cim-Bom!
***
Finlandiya 5 milyon nüfus.
Dünya üçüncüsü...
Türkiye kırkikinci...
Finlandiya da ordusunu güçlendirmek için dışardan silah alıyor. Türkiye de... Finlandiya kendisine silah satmak için sıraya giren silah şirketlerinden off-set teklifi vermelerini şart koşuyor. Türkiye de kendisine helikopter, tank, füze, savaş uçağı satmak için sıraya giren firmalardan off-set teklifi vermelerini şart koyuyor.
Off-set: Ben senden alayım.
Sen de biraz benden al.
Aramızdaki açık büyümesin.
Soru sormak ilaç gibidir.
Bakarkörlüğe iyi gelir.
Şimdi soru: Türkiye gelecek 20 yılda satın almayı planladığı helikopterler, tanklar, uçaklar, füzeler karşılığında acaba ne kadar off-set anlaşması yapmayı planlıyor? Türkiye önümüzdeki 15 yıl içinde yabancı sermayeye yaptırmayı planladığı santraller, barajlar, enerji hatları, altyapı yatırımları için de ne kadar off-set anlaşması hedefliyor? Türkiye'de bir Off-Set Komitesi var mı? Askeri alımlar için off-set mevzuatı var fakat sivil alımlar için bugüne kadar niçin off-set zorunluluğu yok?
***
Rekabet gücü sıralamasında Türkiye 40 basamak geride.
Finlandiya 5 milyon nüfus.
Kişi başına gelir:
20 bin dolar.
Türkiye kişi başına gelir:
2 bin 878 dolar.
1 Finli 7 Türk ediyor.
1 Finli 7 Türk kadar üretiyor.
7 Finli'nin 7'si de çalışıyor.
6 Türk yatıyor.
1 Türk çalışıyor.
Bu yılın Ocak-Mart döneminde; Türkler'in satın aldığı ithal otomobil yüzde 120 artış gösterdi.
İç pazarda 3 ayda:
33 bin yerli oto satıldı.
37 bin ithal oto...
Haydi Aslanım! Cim-Bom!