kapat

21.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Fatura 10.5 milyar
Telefonu dinlenen Yargıtay Üyesi Naci Ünver 7.5 milyar lira tazminat alacak

İÇİŞLERİ Bakanlığı, aleyhine açılan iki tazminat davasında toplam 10.5 milyar lira tazminat ödemeye mahkum oldu. İçişleri'nin 7.5 milyar lira tazminata mahkum eden ilk dava "telekulak" davasıyla ilgili... Yargıtay'daki telefonu dinlenen Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı Naci Ünver'in Bakanlık aleyhine "25 milyar lira manevi tazminat" talebiyle açtığı dava Ankara 10. İdare Mahkemesi'nde karara bağlandı. Mahkeme, polisin mahkeme kararı olmadan telefon dinlemesini "idarenin ağır hizmet kusuru" olarak değerlendirdi.

KİŞİLİK HAKLARI
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından işlenen bu kusur sonucunda, Yargıtay üyesi Naci Ünver'in kişilik haklarının zarar gördüğüne dikkat çeken Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'nı Ünver'e 7.5 milyar lira tazminat ödemeye mahkum etti. Bakanlığın bu karara karşı itiraz hakkı bulunuyor. Bakanlık karara itiraz ederse temyiz incelemesi Danıştay tarafından yapılacak. Karar Danıştay tarafından onanırsa, telekulak skandalının diğer mağdurları için de emsal teşkil edecek.

HUKUK İHLALİ
İçişleri Bakanlığı'na karşı başlattığı hukuk mücadelesinin birinci raundunu kazanan Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı Naci Ünver, SABAH'a yaptığı değerlendirmede şöyle dedi: "İdare mahkemesinin kararı, Türkiye'de herkesin her istediğini yapamayacağını göstermesi açısından anlam taşıyor. Burada önemli olan, bir hukuk ihlalinin saptanmasıdır. Geçmişte ve günümüzde başarılı hukuk sınavları veren Danıştay'ın da, aynı saptamayı yapacağına inanıyorum. Mahkemenin kararının, bir ilk olması özelliğiyle üniversitelerde ders kitaplarına gireceğini de sanıyorum."

Ersin BAL

Bakanlık, Gazi Mahallesi'nde ölen Ali Yıldırım'ın ailesine 4 milyar ödeyecek

ALİ Yıldırım (23), 1995 yılında Gazi Mahallesi'nde kahvehanelerin taranmasıyla başlayan olayların ardından yapılan gösteriler sırasında, nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla hayatını kaybetti. Yıldırım'ın ailesi, anne Çiçek Yıldırım ile kardeşleri, Ali'nin ölümüyle destekten yoksun kaldıklarını ve olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek İçişleri Bakanlığı aleyhine 5 milyar liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.

1996'dan beri süren davada, Bakanlık, Ali Yıldırım'ın nasıl öldürüldüğünün belli olmadığını, olayda idarenin her türlü tedbiri alması nedeniyle kusurlarının bulunmadığını savundu ve davanın reddini talep etti.

Karar tutanağına "Türk Milleti adına karar veren İstanbul 5. İdare Mahkemesi" diye başlayan mahkeme heyeti, idarenin, toplumdaki bireyleri koruyan "sosyal risk" ilkesinin gereği olarak tazminat ödemesi gerektiğini kaydetti.

YAŞAMA HAKKI
Kararda, "Yıldırım'ın izinsiz bir gösteride yer alması, nereden geldiği belli olmayan şekilde kurşunla vurularak ölmesini haklı gösterecek ve idareyi tazmin yükümlülüğünden kurtaracak nitelikte kabul edilmemiştir. Aksine görüş izinsiz gösterilere katılan herkesin ölebileceğini varsayılmasına yol açar, oysa emniyet kuvvetleri izinsiz gösteri yapan vatandaşların da izinsiz gösterileri önlemekle birlikte yaşama haklarını korumak zorundadır" denildi.

Mahkeme, oğlunun ölümü nedeniyle mahrum kaldığı kazanç kaybı, kardeşlerin ve annenin duyduğu acıya karşılık İçişleri Bakanlığı'nın Çiçek Yıldırım ve çocuklarına 4 milyar lira tazminat ödemeye mahkum etti.

Türkan HİÇYILMAZ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır