G.Saray, büyük stres ve baskı altında muhteşem bir ilk yarı oynadı. Maçtan önce Fatih Hoca ile konuşmuştuk. "Herkesi şaşırtacağım. İlk 20 dakikayı ben oynayacağım. Rakip çılgınlar gibi gelecek. Bu açık oyunu ödettirmeliyim. Golü Hakan-Arif-Hagi zindeyken, oyunun başında bulacağım" demişti.
Arif'in daha üçüncü dakikada kaçırdığı gol, hocamın dediklerini bana hatırlatır ve hayıflandırırken gol geldi. Hakan'ı, dün gerçekten tutulması güç oynayan Hakan'ı ancak indirebildiler. Bu ortamda penaltıyı kim atabilirdi Hagi'den başka... Ekranda yüzünü yakından gördüm. Hagi ilk defa bu kadar heyecanlıydı. Ama heyecan topa yansımadı. Fevkalade soğukkanlı bir vuruş Leeds'in heyecanını söndürüverdi.
20. dakikadan sonra gereksiz yere savunmayı çok geride kurmaya ve ayağa oynayarak top dolaştıracağımıza topu mümkün olduğu kadar ileri atmaya başladık. Bu yüzden Leeds'in baskı kurduğu izlenimi doğdu. 35. dakikada sonra bu hatadan döndük. Ve son yılların en güzel golü geldi. 3 kişiyi çalımlayan Hakan, topu tutulmaz yere bırakarak herhalde Avrupa'daki fiyatını 30 milyon dolara falan çıkardı. Ardından mükemmel bir maç yöneten ve başta ben adı duyulunca şüphelenenleri utandıran hakem, Kewell'ı oyundan attı. Bu artık Leeds için her şeyin sonuydu.
Ama uzatma dakikalarında Emre gene Emreliğini yaptı ve kendini oyundan attırdı. Her işte bir hayır vardır. Emre bunu final maçında yapabilirdi. Şimdi dövünsün, hayatının ilk ve en büyük finalini kaçırdığı için...
İkinci yarıya Fatih Hoca akıllı bir değişiklikle orta sahada Emre'nin boşalttığı yere Ergün'ü, onun yerine de Hakan Ünsal'ı alarak başladı. Bu, G.Saray'ın herhangi bir riske girmeden finali garantileyecek oyalama futbolu oynayacağının işaretiydi. Nitekim, öyle de oynadılar. İlk yarıda iki muhteşem kurtarış yapan Taffarel, bu devrede fevkalade akıllı ve güvenli hareketleriyle Leeds'in son ümit kırıntılarını da yok etti.
TV başındaki maçın en üzücü yanı üç kuruşluk reklam uğruna muhteşem bir finale kalışın coşkusunu bizlere yaşatmayan Cine 5 oldu. Sanıyorum, Cine 5 dün geceki kadar küfür yememiştir. Türk insanından bu coşku sahnelerini esirgemenin ve sonra alay eder gibi bomboş yeşil sahayı göstermenin affedilir yanı yok. Paranın her şey olmadığını bir gün herkes öğrenecek.