Galatasaray ilk defa bu kadar ağır bir maç oynuyor. Yalnız maç olsa yine iyi... Bir de öncesi var. Bu kadar yükün altından kalkmak için mutlak surette tecrübeli isim gerekir. Hagi bunu dün gece başarıyla yaptı. Taffarel de tecrübeli ama onun yan top zaafı var. Rakip de İngiliz olunca eksikler su yüzüne çıkıyor. Cepheden çok iyi. Nitekim bütün cephe toplarını çıkarttı, hem de mükemmel reflekslerle... Ama maalesef yalnız Taffarel'in mi yan top zaafı var, hayır. Bülent'in de var, Capone'nin de var, Popescu'nun da var.
Galatasaray dün gece orta alanı bir türlü tutamadı. Ne yazık ki, Hagi'nin cesareti Emre'de de yoktu, Suat'ta da yoktu.
Leeds'in zaten en büyük silahı korkutmak. Bunu maçtan önce de yaptılar, maçta da devam ettiler. Fakat sahada çok cesaretli bir hakem vardı. Böyle bir hakemle bu tarz bir maçı oynamak, büyük şans işi. Tur sana hem de fazlasıyla gelmiş, adamın en iyi futbolcusu atılmış. Hem de haksız yere. Peki sen ne yapacaksın? Zaten bir kişi fazlasın, devamlı top gezdirsen, adamın ayakta duracak hali kalmaz. Ama çıkıyor Emre sahneye, Leeds takımını kurtarıyor. Sazan balığı gibi rakibin önüne atlıyor, kırmızı kart. Artık bu pozisyonlarda hep kontrollu olacaksın. Bir 7-8 dakika öyle gitse, Leeds takımı kımıldayamayacak. Ve atıldıktan sonra hala dayılık yapmaya devam ediyorsun. Tamam yaptığın hareket kartlık değil, ama hakemin o andaki psikolojisine yardım edeceksin. O görüntüyü bile vermeyeceksin.
Hakan, dün gece yapabileceğinin en iyisini yaptı. Hem hep rakibi iki kişi eksiltti, hem iki kişi ile oyaladı, hem de golünü attı. Bir de güzel penaltı.
20'lik Emre ile 35'lik Hagi arasındaki fark. Birisi daha 40. dakikada finali düşünerek oynamaya devam etti, diğeri gözü karardı takımını bile düşünmedi.