BURGAZADA Ortodoks Kilisesi'nin papazı dostum Andrea Kolancı ayaklarından bir rahatsızlık geçirdi. Surp Agop Ermeni Hastanesi'nde tedavi gördü. Hastaneden çıktıktan sonra da zor günler geçirdi; uzun süre koltuk değnekleriyle yürümek zorunda kaldı. Hala, yürürken baston kullanıyor. Geçenlerde Andrea'dan bir mektup aldım. Şöyle yazmış:
"AĞABEY, hastalığım boyunca beni en fazla duygulandıran olaylardan biri Adalar Belediye Başkanı Coşkun Özden'in gösterdiği yakınlık oldu. Hastanede beni bir gün olsun yalnız bırakmadı. Ya kendisi bizzat ziyaretime geldi, ya da onun adına belediye meclis üyelerinden biri uğrayıp hal hatır sordu. İnan ki kendimi daha çabuk toparlayıp biraz erken taburcu olmamda bu destek rol oynadı."
BAŞKAN Özden daha önce de böyle jestleriyle Adalar'da sempati toplamıştı. Bu köşede anlatmıştık: Geçen kış, şiddetli lodosun Marmara'yı kasıp kavurduğu bir gün, Burgazada Rum topluluğundan bir vatandaşımız vefat etmişti. Coşkun Başkan, tarifeli vapur seferlerinin iptal edilmesine yolaçan dev dalgalara rağmen belediyeye ait minyatür araba vapurunu, içine bir de araç koyarak Burgazada'ya göndermişti. Cenazenin, o fırtınalı günde adanın en tepe noktasındaki Rum Mezarlığı'nda gecikilmeden defnedilmesi böylelikle mümkün olmuştu.
ADALAR, İstanbul'un diğer ilçe ve semtlerinde artık pek rastlayamayacağımız renkli bir demografyayı barındırıyor, korumaya çalışıyor. Müslüman, Hıristiyan, Musevi İstanbullular çok örnek ve uyumlu bir "insan mozaiği" oluşturuyor. Adalar'ın daha önceki belediye başkanlarının da bu uygar yapıya saygılı olmaya özen gösterdiğini biliyoruz. Coşkun Başkan'ın aynı geleneği titizlikle, -lodos fırtınasında riske girip belediyeye ait minyatür araba vapurunu Büyükada'dan Burgazada'ya göndermek gibi özverili jestlerde bulunmaktan da yeri ve zamanı geldikçe asla kaçınmadan- sürdürdüğünü izlemek, bize mutluluk veriyor.
ÇÜNKÜ "dünya kenti" kimliğini korumak, çağdaş uygarlığın evrensel boyutlarıyla uzlaşmak için, "insan mozaiğindeki çeşitlilik ve uyumun kusursuzluğu" İstanbul açısından son derece önemli.
COŞKUN Başkan hem bu çağdaş uygarlık koşulunun gereklerini titizlikle ve örnek bir sorumluluk duygusuyla yerine getiriyor... Hem de övgüye layık bir "İstanbulluluk bilinci" sergiliyor.