ÇİSELEYEN yağmur İstanbul'un bütün çirkin yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı... Yağmur kanalları ve kanalizasyonlar taştı... Sokaklar çamura battı... Kentin bütün güzelliği, yüzünü yıkayan bir kadının makyajı gibi aktı...
Dün sabah Bağdat Caddesi'ni 45 dakikada geçebildim...
Sebep?
Kadıköy Belediyesi Fen İşleri ekipleri yattığı, tıkanan yağmur kanallarını açmadığı için Kızıltoprak'ta bir karış su birikmiş... Stop eden araçlar yüzünden yol bir şeride inmiş... Sonuçta araç kuyruğu Suadiye'ye kadar uzamış!
Kızıltoprak'ı geçtim, bu kez Fenerbahçe Stadı önünden Boğaziçi Köprüsü ve Salı Pazarı yönüne giden yol da sular altında... Üstelik burası yıllardır her yağmurda göl! Kadıköy Belediyesi Fen İşleri Müdürü bu rezaleti görmüyor... Görevine ya helikopterle gelip-gidiyor, ya da "Umurumda değil" diyor...
Bu örneği İstanbul'un bütün sokaklarına, caddelerine ve hatta otoyollarına yaymak mümkün...
Bazı yollarda yağmur kanalı var ama eğim yanlış... Kanal ağızları yolun soluna konulmuş, eğim sağa verilmiş... Bir yanda sular gölleniyor, diğer yanda yağmur kanalları süs gibi görünüyor...
Kısacası İstanbul yollarının tamamına yakın kısmı bir mühendislik rezaleti... Caddebostan-Kartal Sahil yolu ile denizin arası 5 metre.. Ama gelin görün ki; yolda biriken su denize gitmiyor... Oysa yağmur kanalları da var... Sonradan anlaşıldı ki; kanallar yanlış yönlendirilmiş... Direkt denizin içine verilmiş... Yağmur suyunu denize taşıması gereken kanallar, kabaran denizin suyunu yola boşaltır hale gelmiş...