Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, uygulanan ekonomik istikrar ve enflasyonu indirme programının en önemli faydasının faiz ödemelerinden sağlanacak tasarrufta görüleceğini belirtti ve "Bu performansı korursak 20 milyar dolar az öderiz" dedi.
Hazine'nin iç borçlanmada "primary dealer" olarak adlandırılan yeni bir sisteme geçeceğini kaydeden Demiralp, bu modeli, faizlerin seyrini ve IMF-Dünya Bankası yöneticileri ile yaptığı görüşmelerdeki izlenimlerini SABAH'a şöyle anlattı:
* Primary Dealer: İç borçlanma ihalelerinde dünyanın uyguladığı modeli biz de benimsiyoruz. Hazine artık perakendecilik yapmayacak. Sadece toptancı ile muhatap olacak. Bu nedenle öncelikli alıcı bankalar belirlenecek. Bu bankalar, Hazine'den doğrudan bono ve tahvil alacak, komisyonu karşılığı ikincil piyasada satışı yapacak. Öncelikli alıcı, ister istemez riski de yüklenecek ama bu riskin kazancı da ikincil piyasanın düzenlenmesinde ortaya çıkacak. Bir tür nimet-külfet dengesi kurulacak. Kamu bankalarının rasyoları primary dealer için yeterli bulunmadı.
* Faiz Tasarrufu: Program sayesinde faizler yüzde 100'lerden yüzde 30'lara indi. Ortalamalar açısından vade yapısı 14 aya uzarken, faizler yüzde 32-33'e geriledi. Bu yıl 22 katrilyon lira faiz ödemeyi planlamıştık. Hem faizlerin hızlı düşmesi hem de itfanın yüzde 75'i kadar borçlanma politikamız sayesinde ciddi tasarruf olacak. Yılsonuna kadar aynı performansla gidersek faiz tasarrufu 20 milyar doları bulur. 2000'de 8 milyar dolarını yatırıma ayırabilen bir ülke için 15-20 milyar dolar faiz tasarrufu gerçekten önemli. Dış borçlanmada da iyi bir grafik yakaladık.
* IMF ve Dünya Bankası: Her iki kuruluşta da Türkiye'ye özel bir ilgi var. IMF bir başarı örneği arıyor ve şu anda en yakın örnek Türkiye. Programın ilk 3 ayı geride kaldı biz ileriye bakıyoruz. Sık sık okyanusu geçtik, derede boğulmayalım dememizin sebebi de burada yatıyor. Yılın, ikinci çeyreğini de verimli kullanmalıyız. Gerek IMF gerekse Dünya Bankası tarımda yasal anlamda dönüşümü içeren bir ilk adımı görmek istiyor. Yıllardır Türkiye için bu kadar olumlu bir hava oluşmamıştı. Bunu da kullanmalıyız.
Okan MÜDERRİSOĞLU