kapat

21.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kıbrıs'ta neler oluyor?
Cumhurbaşkanlığı yarışında yaşanan gelişmeler Kıbrıs'ta günün konusu. Eroğlu'na telkin gelip gelmediği tartışılıyor

KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna 48 saat kala Başbakan Derviş Eroğlu'nun adaylıktan cekilmesi adada şok etkisi yarattı. Seçime çok iddialı hazırlanan ve ikinci turda sol partilerle pazarlık yollarını arayan Eroğlu'nun çekilmesi Kıbrıs'ta yeni bir tartışma başlattı. Kıbrıs basını, gelişmeleri "Yine baskı ve tehdit mi var" şeklinde yorumladı. İlk turdaki Cumhurbaşkanı adaylarından CTP lideri Mehmet Ali Talat "Seçim sürecinde Türkiye'de bazı çevrelerin Denktaş'ı destekledikleri açıkça biliniyordu. Eroğlu bunu bilmesine ve adaylıktan çekilmesi için daha önce de baskı yapılmasına rağmen çekilmedi. Seçimin kaderini belirleyecek 2 partinin de desteğini alma ihtimali varken çekildiğine göre, demek ki ciddi baskı var. Belki de çekilmediği takdirde Başbakanlıktan da olacağı kendisine telkin edildi. Hatta belki de can güvenliği konusunda tehdit aldı." dedi.

100 MİLYON DOLARLIK YARDIM
İlk tur seçimde yüzde 10 oy alan CTP lideri Talat "Biz Eroğlu'na ikinci tur için bir anlaşma önerdik ve kendisini destekleyebileceğimizi söyledik. Biz cevap beklerken Eroğlu'nun çekildiği haberi geldi. Seçimden üçüncü çıkan Mustafa Akıncı da ikinci tur için seçmenini serbest bırakmıştı. Eroğlu, Denktaş'ı çok zorlayabilir ve hatta kazanabilirdi" ifadesini kullandı. Talat, KKTC'ye yapılacak 100 milyon dolarlık yardımın Eroğlu'nun adaylıktan çekilmesiyle eş zamanlı olarak onaylanmasını da anlamlı bulduğunu söyledi.

"TÜRKİYE KARŞITIYDI"
Denktaş'a yakın çevreler ise çekilmesi için Eroğlu'na bir baskı yapılmasının mümkün olmadığını "Ancak seçimlerin Denktaş ve Kıbrıs Türkleri'ni daha fazla yıpratmaması için çekilmesi yolunda bir tavsiye yapılmış olabileceğinin altını çiziyorlar. Denktaş'ı destekleyen Kıbrıslı gazetesi başyazarı Doğan Harman, "Eroğlu'na seçim süresince var olan Türkiye karşıtı tavrı ve BM görüşmeleri öncesi Denktaş karşıtı tutumu devam ederse Başbakanlık'tan da olabileceği telkin edilmiş olabilir" dedi.

"Bu bir MİT operasyonu"
RAUF Denktaş karşıtı yayınlarıyla bilinen Avrupa gazetesi başyazarı Sener Levent, gelişmeleri

"Eroğlu'na çok yakın kişiler direkt olarak Genelkurmay'ın devreye girdiğini iddia ediyor. Ulusal Birlik Partisi yetkilileri Sivil Savunma Teşkilatı'nın Eroğlu'nu çekilmeye zorladığını söylüyorlar.

Sivil Savunma'nın KTBKK (Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı) ile ilgisi yok. Sivil Savunma bir MİT organizasyonu. Belki de MİT bir operasyon yaptı." şeklinde değerlendirdi.

'MİT BENİ İZLİYOR'
Bu arada önceki akşam Başbakan Eroğlu'nun Dome Otel'de verdiği yemeğe katılan bazı gazeteciler şok iddialarda bulundu. Buna göre yemekte Eroğlu'na telefon geldikten sonra yüzü allak bullak oldu ve "Demek çoluk çocuğumuzla bile uğraşacaklar" dedi. Bu sözü açıklaması istendiğinde ise "Beni sürekli olarak 42 MİT mensubu izliyor. Görüştüğüm kişileri fotoğraflıyorlar. Şimdi de tehdit ediyorlar." dedi.

"Eroğlu hemen istifa etsin"
DENKTAŞ, dün mazbatasını aldıktan sonra yaptığı açıklamada, çok zor, çok çekişmeli, çok seviyesiz bir kampanya dönemi geçirdiklerini söyledi. Denktaş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ulusal Birlik Partisi (UBP) adayı, Genel Başkan ve Başbakan Derviş Eroğlu, kendi iradesiyle seçimden çekilmiştir. Son ana kadar ortaya koyduğu tablo, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık makamı arasındaki güvensizliğin çok derin olduğunu gösteriyordu. Eroğlu, ya 'Size güvenim devam ediyor demokratik bir yarıştı zararı yok' desin, ya da 'Size güvenim yok, partimizden başka birini başbakan yapmak istiyorum' demeli.

Şimdi bana hiçbir şekilde milli davada güveni olmadığını açıkça belirten ve iç konularda suçlamış bir başbakan, görevine devam edecekse, son 5 yılda olduğu gibi, yüzüme karşı dostluk, arka taraftan beni yıpratmak için manevra yapacaktır. Halkımız buna layık değildir. İki küskün adamın, iki zirve mevkiine oturması halka hizmette kusurlu olacaktır."


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır