kapat

20.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Polis vuranı vurunca hapse mi giriliyor?...

Kimin kim olduğu hiç mühim değil, ben size buradan senaryoyu yazacağım, film seyircisi olarak vicdanınıza soracaksınız...

Bir adam polis karakoluna dalıyor, cebinde tabanca var.

Cebi tabancalı adam diyor ki "Arkadaşımı gözaltına almışsınız, salıverin gitsin!"

Karakoldaki polis memuru diyor ki "Bir dakika, sakin olun, ne oluyor? Buraya böyle dalamazsınız!"

"Cebinde tabancası olan adam" tabancayı eline alıyor, önünü kesen polis memurunun kalbine sıkıyor, öldürüyor ve içeri giriyor.

Karakoldaki bir başka emniyet görevlisi de, "polisi vurup içeri dalan adama" ateş edip vuruyor.

Senaryomuz bu!

Bu tür sahneleri filmlerde görüyoruz, "karakolda polis vuran adam" sahnesinin klasik sonu, karakoldaki bütün polislerin aynı anda adama ateş etmesiyle noktalanıyor.

Ve hiçbirimizin aklına, filmde, "polisi vuran adamı vuran polislerin" hapse gideceği gelmiyor.

Bizde buna benzer bir olay olunca, "polisi vuran adamı vuran polisi" tutukluyorlar!

Niye tutukluyorlar tam anlamadığım için Prof. Dr. Uğur Alacakaptan'ı aradım...

***

Uğur Hoca'ya "Hocam şimdi farzet adam karakola dalıyor, kapıdaki polisi vuruyor sonra..." diye olayı anlatıyorum, "Şu Marmaris ne güzel kardeşim" diyor.

"Arkadaşı vurulan polis, vurana ateş ediyor" diyorum, "Aşk ne güzel şey" diyor.

Sonuçta dayanamadım "Hocam ben ne anlatıyorum, siz ne diyorsunuz" diye sordum. Meğer Hoca, Marmaris'te evliliğinin 42. yılını kutluyormuş, keyifler yerinde...

"Ceza Hukuku'nda nasıl oluyor" deyince, Uğur Hoca, hayatın güzelliği bahsinden cinayete döndü.

"Anlattığın senaryo meşru müdafaadır" dedi, "Detayları tam bilmiyorum ama polis vurup eli tabancalı karakola giren adam seni de öldürür tehditi var, vurursun" diye ekledi.

"Peki bu adam tutuklanır mı?" sorusunun cevabı "Bizim sistem" diye başlıyor, "Hakim karşısına çıkması lazım" diye bitiyor. Bu aradaki süreyi hapiste geçirmemesinin yolları da varmış, mesela hapse girmesine itiraz edilebilirmiş.

Sonuçta, "Böyle bir durumda hakim büyük olasılıkla serbest bırakır" dedi.

***

Şimdi buna benzer bir olay -daha geçenlerde- Türkiye'de oldu. Polisi de tutukladılar, hakim karşısına çıkmayı bekliyor. "Neden tutuklu bekliyor" diye biraz deşince ilginç bir çekişme gündeme geliyor. İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı mensupları arasında, içten içe, karşılıklı bir hoşgörüsüzlük olduğundan bahsedildi. (Hakimlerin polis tarafından zorla aranması sonrası yaşanan tatsızlıklar sadece bir örnek.)

"Her iki bakanlık da bu tatsızlığın ortadan kalkması için çaba sarfettiğinden tutuklamaya itiraz edilmemiştir" savı ortaya atıldı.

***

Bu yorum karşıma çıkınca, nereden yola çıkıp nereye vardığıma ben de şaştım. Beraber çalışması gereken adaletin iki kolu arasında hemen kucaklaşmayı arzulamak lazım. Bu arada alternatif cezalar üzerinde durulan -göz hapsi, elektronik hapis gündeme getirilen- bir ortamda, hapis dışında bir yolun bulunmamasını da tam anlayamadım.

Eğer senaryolaştırdığım konuda, basına yansımayan başka unsurlar var ve o yüzden bir tutukluluk hali söz konusuysa insan bilmek istiyor.

Yoksa, ortada hukuki bir soru işareti var...

Karakola silahla girip karşına çıkan polisi öldüren adama karşı, polis memuru ne yapmalı?

Son sözü, "Buyrun bir kahvemizi için" mi olacak?

Not: Alakası yok gibi gelecek ama aklımdan hiç çıkmıyor... Galatasaray'a başarılar!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır