kapat

20.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


"Reçeller Marmelatlar"

Vaktiyle ev işlerine yardımcı olmaya genç bir kızcağız gelirdi. Gecekondularda oturan, okuması yazması da kıtçadan bile az bir kızcağız..

O kadar özenirdi ki, monden görüntülü kızlara; evden çıkarken, kapağı fotoğraflı dergilerden birini, uzunluğuna ikiye katlayarak koltuğunun altına sıkıştırır, öyle giderdi yürüye yürüye...

Bana hep Tanzimatçılar'ı hatırlatırdı o kız... Sanki Paris'liymiş gibi görünmeye özenen Tanzimatçılar'ı...

III. Selim'den bu yana, ne kadar çok özlemini çektik, bizim de "Enternasyonal" bir profilimizin olmasının...

Ne yapmalı ki, enternasyonal bir profil, uzunluğuna ikiye katlanmış bir dergiyi koltuğunun altına sıkıştırarak yürümekle olmuyordu.

Geçenlerde Orhan Bursalı da Cumhuriyet'de, tarihsel değişimleri ve insanlığın ortak sentezleriyle bütünleşmeyi, nasıl ıskaladığımızı yazıyordu...

Örneğin Osmanlı'da, sadece şiir vardı, düz yazı yoktu. Ayrıca matbaa da yoktu, yayınevi de yoktu, basılmış kitap da yoktu, gazete de yoktu...

Roman, öykü, tiyatro; Tanzimat'la birlikte, 19. Yüzyıl'ın sonuna doğru girdi bizim edebiyata... O da, büyük ölçüde bir özenti olarak...

Ayrıca Osmanlıca'da, yazılı cümle kurgusuyla noktalama da yoktu... Ne yazacaksan, "olduğundan, bittiğinden, gittiğinden..." diye; noktasız, virgülsüz, kesintisiz, tek bir cümle halinde yazardın.

Hele "yani" demek fevkalade ayıptı. Karşındaki dangalak yerine koymak demekti.

Öyle ki, II. Meşrutiyet döneminde gençlerle alay eden bir fıkra olarak, güney kıyılarındaki bir kaymakamın, batan bir gemi hakkında İstanbul'a çektiği "yani"li bir telgraf anlatılırdı.

Fıkraya göre genç kaymakamın Babıali'ye çektiği telgraf şöyleydi:

"Bahr-i Sefid'de, yani Akdeniz'de; bir sefine, yani bir gemi; gark oldu, yani battı."

Dahiliye Nazırı da, kendisine telgrafla hemen şu yanıtı göndermişti:

"Azledildiniz, yani siktiredildiniz."

Türkçe'de düz yazıya cümle kurgusuyla, noktalamayı ilk kez Tevfik Fikret getirdi; 20. Yüzyıl'ın başlarında...

Rönesansdan, düz yazıdan, hümanizma akımlarından, endüstri ve burjuva devrimleriyle, değişen siyasal yönetim biçimlerindeki sınıfsal değerlendirmelerden kopuk bir Türkiye'nin, enternasyonal bir profile sahip olabilme özlemi; eve yardıma gelen kızcağının, giderken koltuğunun altına bir dergi sıkıştırarak monden görünmeye çalışmasına benzemiyor mu?

Cumhuriyetçiler de, yüzeysel bir görüntü yaratmaya çalışmaktan öteye ne kadar gidebildiler?

Ankara övgüsü dışında, sanat ve bilimde enternasyonal bir değerler kadrosu yetişmesine en küçük bir olanak tanındı mı?

Tüketim ve yaşam üslubunda enternasyonel bir düzeyde görünmek, enternasyonal bir ağırlık sahibi olmaya, hiç mi hiç yetmiyor.

Bilmiyorum ABD'nin, İngiltere'nin, Fransa'nın, Almanya'nın, Rusya'nın kaç Nobel'i var?

Bildiğim, enternasyonal profillerin, toplumlardan yetişmiş enternasyonel değerlerle çizildiği..

Türkiye'nin böyle bir izdüşümü yok yeryüzünde; neyse ki bir Galatasaray var...

Yazının başlığına, Sabahat Tuna hanımefendinin yazıp bana da verdiği kitabının adını koydum.

Sabahat Tuna hanımefendi, kitabının Önsöz'ü üstüne, majiskül harflerle şu notu koymuş:

"Kitabımı 1982 yılında genç yaşta kaybettiğim; tatlıları ve reçelleri çok seven, ruh dünyası kadar kendi güzel ve zarif kızım Lerzan Tuna Elgin'in anısına armağan ediyorum."

Hazin bir armağan... Güzelliği ise reçeller üstüne acılı bir annenin yazdığı bir kitap olması.

Tıpkı bizlerin de, yapabildiğimiz kadarıyla, reçel ve marmelatlarımızı, kaybettiğimiz çağlarla, gizli havanlarda ezilerek yok edilmiş, yazı çizi insanlarına armağan etmeye çalışmamız gibi...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır