kapat

20.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Canavar sinmiş

Bizi bir nefret denizinin beklediği endişesi içinde geçen dört saatlik yolculuktan sonra Leeds'teyiz.

Negatif koşullanma denilen şeyin bedelini ödedikten sonra indiğimiz Bradford Havaalanı'nda gördüğümüz nazik karşılama, ödülümüz oluyor.

Burada hava iyice yumuşamış. Yarattıkları canavardan kendileri de mi korktu?

Barış havasının gerçek mi, yoksa kan davasına kışkırtılmış holiganların hazırlıklarını gizleyen bir örtü mü olduğuna ancak yarın evimize dönerken karar vereceğiz.

Ama biz, uygarlığa beşiklik etmiş bu ülkenin tarihi şöhretine yakışan bir sınav vereceğine inanmak istiyoruz.

Türk konuklar için Leeds'in küçük havaalanı, seçilmiş personelle takviye edilmiş.. Giriş işlemleri, güven ve dostluk yansıtan görevliler tarafından o kadar kolaylaştırılmış ki, şaşırmamak mümkün değil.

Bu kentte üç gün içinde iki cenaze kalktığını ancak, kente giden yolun iki tarafındaki tepelere yerleştirilmiş ve dürbünlerle çevreyi sürekli gözetleyen güvenlik görevlilerini görünce hatırlıyorsunuz.

İki tarafın yanlışları
Taksim'deki iki ülke serserilerinin yaptıkları kanlı kavgada sporun barışçı ruhu da hançerlendi. Keşke iki taraf o uğursuz olayı izleyen hataları yapmasalardı. Ama oldu bir kere...

Bizim devlet adamlarımız tepki göstermekte geç kaldı.

"Onlar öleceğine keşke biz yenilseydik" diyen Fatih Terim'in yaratıcılığını hiçbir bakanımız gösteremedi.

Polis "tahrik" gerçeğine büyüteç tutarak, savcı da buna hak vererek, cinayetleri rövanş maçı için kullanmak hevesindeki İngiliz profesyonellere çanak tuttu.

Leeds Kulübü bu açıklarımızı UEFA'da kullanarak Türk seyirciye yasaklanan bir rövanşın kararını çıkarttı. Cenazeleri geciktirerek, tabloid basını kullanarak kendi seyircilerini tahrik etti.

"Türkler'in güvenliğini garanti edemeyiz" diyen İngiliz polisine bu sözleri gerçekten yaratılan canavarın korkutuculuğu mu söyletti, yoksa Galatasaray'a karşı yürütülen sinir savaşında üstlendiği rol mü; bunu bilmiyoruz.

Ama her yanlışın bir bedeli var.

Türk hükümetinin buradaki güvenliği sağlamak için futbolcularımızın yanında bir özel polis timi göndermesi, akıllıca düşünülmüş bir "karşı hamle" olmuştur. Bir zamanların "güneş batmayan imparatorluk"u bu onur kırıcı şamarı hak etmişti.

Turu geçmeye geldik
İngiliz makamları şimdi her tedbirin alındığını, olay çıkmayacağını söylüyorlar. Bunu, misafirleri güvenliklerini kendi imkanlarıyla sağlamak üzere harekete geçmeden önce söyleyebilselerdi ne kadar iyi olurdu.

Neyse.. İki tarafın da hatalarından dönüp futbolun centilmence mücadele ruhunu yeniden diriltmekle yükümlü oldukları gün gelip çattı.

Barbarlığın vatanı, milleti, dini yok...

Türkiye'deki "ölmeye geldik" diye bağıran fanatiklere, Heyselle faciasını yaratan ve dünyaya yaka silktiren İngiliz holiganlara rağmen futbol, dünyayı ve insanları kucaklamaya devam edecek.

Yenmek de, yenilmek de olacak.

Ve spor, insanların mutluluğuna ve toplumların barışına hizmet edecek.

Ama biz buraya turu geçen Galatasaray'ı görmeye geldik.

Çünkü onlar bunu hak etti!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır