kapat

20.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Bankazedenin cinneti
Bankayla birlikte Off Shore hesabındaki parası da batan Selma Ayçiçek, benzin döküp kendisini cayır cayır yaktı...

"PARAMI istiyorum" diye bağırıyordu bir ateş topuna dönmüş bedenindeki tarifsiz acıya aldırmadan. Çevresindekiler dehşet içinde söndürmeye çalışıyorlardı; ellerini, bacaklarını, bedenini, yüzünü saran, saçlarını kavuran alevleri. O ise hala bağırıyordu. "Paramı istiyorum... Paramı istiyorum..." Alevler söndürüldüğünde tanınmaz hale gelmişti. Birileri hala dumanı tüten vücudunu kucaklayıp bir polis aracına bindirdi. Polis aracı canhıraş sirenlerle götürdü onu hastaneye.

Ruhundaki fırtınaların yarattığı cinnetin bilançosu ağır olmuştu. Vücudunda yüzde yetmiş oranında ikinci ve üçüncü derece yanıklar vardı. İyileşse bile o günün izlerini ömrü boyunca taşıyacaktı.

HAYALİ EV ALMAKTI
29 yaşındaki Selma Ayçiçek şimdi kaldırıldığı Çamlıca Ömür Hastanesi'nde yoğun bakımda. Tam bir haftadır yaşayan bir ölü sanki. Yaşadıklarını, onu o cinnet anına taşıyan olayları ise kendisi yerine annesi anlatıyor. "Çok neşeli, çok güleryüzlüydü kızım" diye söze başlıyor Habibe Ayçiçek. Ve devam ediyor, soluksuz anlatıyor Selma'nın öyküsünü; "Beş yıl önce evlendiğinde mürüvvetini görmek nasip oldu diye sevinmiş, havalara uçmuştuk. Severek evlenmişlerdi ama sevgi yetmedi. İki yıl önce boşanıp evine döndü kızım. Sokakta bırakacak değildik. Kucak açtık, yanımıza aldık. Küçücüktü evimiz. Üç kardeşi daha olduğu için açıkçası sığışamıyorduk eve. Ama iyi kötü gidiyordu işte. Ama o bunu kendine sorun yaptı hep.

Bir yakınımız aracılığıyla Ümraniye'de bir meşrubat fabrikasına plasiyer olarak girdi. Artık para kazanıyor, kendi yaşamını kurmaya hazırlanıyordu. Bir buçuk yıl kadar çalıştı. İyi de para biriktirdi. Sonra bu parayı nasıl değerlendirebileceğini düşünmeye başladı. Bir yakınımız akıl verdi ona. Bankalarda 'Off Shore' diye bir hesap varmış. Bu hesaba para yatırdığın zaman diğer faiz hesaplarından daha çok para kazandırıyormuş...

UMUTLARINI KAYBETMİŞTİ
Çok da araştırıp sormadan Ümraniye'deki Yurtbank'a yatırdı parasını Selma. Biriktirdiği paraya düğününde takılan altınları da ekleyince beş milyar lirayı bulmuştu hesabı. En fazla bir sene sonra bir ev alırım diyordu. Hayali hep buydu.

Geçtiğimiz Kasım ayında bir sabah kahvaltı yaparken, 'Anne' dedi. 'Şu televizyonun sesini biraz daha açsana. Bizim bankanın adı geçti' Açmaz olaydım. Televizyon başka dört banka ile birlikte Yurtbank'a da el konulduğunu anlatıyordu. Selma hemen bankaya koştu. 'Yapacak bir şey yok' demişler oradan.

Sonra o gün geldi. Bana bankanın önünde protesto gösterisi yapacaklarını söyledi. Akşam saatlerinde mahallenin gençlerinden biri koşturup geldi. 'Selma abla bankada kendini yakmış' dedi. Neye uğradığımı şaşırdım. Hastaneye gelince de yavrumu bu halde buldum."

Hepsi bu kadardı işte. Selma yitirdiği parası için değil, yitirdiği umutları, yitirdiği geleceği için yakmıştı kendi canını.

İSMAİL ERBEN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır