Kadının intikamı
Fariba Rüstemoğlu, kendisini aldatan ve hastanelik edene kadar döven kocası hakkında 450 milyar liralık tazminat davası açtı...
SARIYER Adliyesi olağan günlerinden birini yaşıyordu o sabah... Mübaşirler koridorları çınlatan sesleriyle tanıkları, sanıkları duruşmalara davet ediyor, sabıka kaydı almak isteyenler uzun kuyruklarda bekliyor, çay ocağında sohbet, dakika başı değişen simalarla uzayıp gidiyordu.
Sonra ılık bahar meltemiyle birlikte içeri süzülen kadını farketti çoğu. İnce uzun bedenine çok yakışan açık renk pantolon ceket takımıyla hemen dikkatleri üzerinde toplamıştı. Mağrur bir ifadeyle, başı dimdik adımlıyordu koridoru. Kendisini süzen bakışların farkında değilmiş gibi doğruca Sarıyer 1. Sulh Ceza Mahkemesi Kalem Odası'na yürüyüp içeri girdi. Bir süre kaldıktan sonra aynı mağrur ifadeyle çıktı adliye kapısından.
FOTOĞRAF ELE VERDİ
Adı Fariba Rüstemoğlu idi. İsmine dikkat çekilince gülümseyerek, "İranlıyım ben" demişti. Sonra da bir solukta anlatıvermişti hikayesini. 10 yıl önce Türkiye'de tanıştığı Ferhat'a aşık olmuş, yerini yurdunu terkedip evlenmişti onunla. Çok güzel günleri olmuştu. Para sıkıntıları yoktu. Yaşamın tüm güzelliklerini paylaşmışlardı uzun süre.
Sonra değişmişti Ferhat. Eve geç gelir, Fariba'ya kaba davranır olmuştu. Evde kavga gürültü arttıkça Ferhat daha da uzaklaşmıştı evinden. Bu arada başka kadınlar girmişti devreye. Bir süre sonra da tüm iplerin koptuğunu, geri dönülemez noktaya geldiklerini farketmişti Fariba.
Aslında anlaşmazlığın ilk dönemlerinde her evlilikte böyle şeylerin yaşanacağını düşünerek çok üzerinde durmamıştı genç kadın. Ama Ferhat'ın eşyalarının arasında bulduğu "sevgili" fotoğrafları çileden çıkartmıştı onu.
İlk yaptığı da mahkemeye başvurmak ve eşinden boşanmayı talep etmek olmuştu. İşte şimdi de o boşanma dilekçesini vermişti. Ayrıntılara da girdi sorular üzerine. Eşi aleyhine 200 milyarı maddi, 250 milyar lirası da manevi olmak üzere tam 450 milyar liralık tazminat davası açmıştı. Ferhat'ın kendisini aldattığını iddia edip fotoğrafları da delil olarak dosyaya koydurmuştu. Ve geldiği gibi mağrur yürüyüp gitmişti.
EN BÜYÜK HATA
Önceki gün yine adliye koridorlarındaydı Fariba, Şişli Adliyesi'nde. Yine dikkat çekici, yine güzeldi. Açık renk pantolon ceket takımı, uyumlu ayakkabı ve çantasıyla kusursuzdu. Bileklerini süsleyen bilezikleri ise yaşam standardını ortaya koyacak kadar gösterişliydi.
Yine dava açmaya gelmişti. Bu kez kendisini dövmekle suçluyordu eşini ve hapisle cezalandırılmasını istiyordu. Anlaşılan Ferhat Rüstemoğlu bir erkeğin yapabileceği en büyük hatayı yapmıştı. Bir kadının gururu ile oynamış, onu aldatmakla kalmayıp "diğer kadının yanında" eşini küçük düşürmüştü. Fariba da hepsini açık açık yazmıştı dilekçesine. İddiasına göre eşi Ferhat Rumen uyruklu Sveta adlı bir kadınla birlikteydi. Ve bir gün Fariba evine gittiğinde eşini "o" kadınla birlikte yakalamıştı. Sonrası ise dilekçesinde yazılıydı;
"Eşimi beni aldattığı kadınla birlikte evimizde yakaladım. Polis çağırdım. O sırada eşim bana saldırdı. Başıma ve yüzüme vurarak yere itti. Yere düştüğümde de tekme atmaya başladı. Komşular gelerek beni yerden kaldırdı. Eşim polisler geldiğinde de, 'Bu kadın hırsız' dedi. Karısı olduğumu güç bela anlatabildim."
Yaşandığı iddia edilen bu olayın diğer kahramanı Ferhat Rüstemoğlu ise eşinin bir hırsız olduğunu iddia ediyor hala. Karısının önce evi terkettiğini, sonra da soymaya kalkıştığını söylüyor. Tüm amacının para koparmak olduğunu anlatıyor.
Olayla ilgili soruşturmayı hemen başlatan savcılık ise Fariba'nın delillerini yeterli bulmuş ve genç kadının beş gün iş göremez hale gelecek kadar dayak yediğini öngören Adli Tıp raporunu gözönüne almış olacak ki, Ferhat Rüstemoğlu hakkında "müessir fiil" suçlamasıyla 6 aya kadar hapis istemiyle dava açtı.
Şimdi karı koca kozlarını mahkemede paylaşacaklar. Hem Sarıyer Adliyesi, hem de Şişli Adliyesi sakinleri de dikkatle bu güzel kadının mücadelesini izleyecek.
TOLGA ATAR
|