kapat

18.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Siyaset ille kirli midir?..

Oscar Wilde mı evrensel, yoksa siyaset mi her zaman ve her yerde kirli?.. Hem de İngiltere'de siyasal ahlakın dorukta olduğu söylenen Victoria devrindeki siyasetle, bugünün Türkiyesi arasında bu kadar ilginç paralellikler olması, insanı fazlası ile düşündürüyor..

Oyunu çeviren Gencay Gürün "Tek kelimesi değiştirilmedi" demese, "Birisi Wilde'ı almış, günümüz Türkiyesine uyarlamış" diyeceğim..

Devlete ait bir bilgiyi, bir borsa spekülatörüne sızdırıp, kazandığı para ile sınıf değiştiren ve sonra bu para ile politikaya atılıp, Birleşik Krallığın en saygın siyaset ve devlet adamlarından biri olarak ortaya çıkan fakir bürokratın adının Robert olması sizi şaşırtmıyor mu?..

Bu herhangi bir Türk ismi olsa, yadırgar mıydınız?..

Bu isim, belki dağarcığınızda var.. Hatta birkaç tane var..

İdeal Bir Koca'da sizi sık sık duraklatan iki şey var..

Biri işte bu paralellikler..

İkincisi, Wilde'ın iki satırda bir, "Sevdiğim Laflar"a girecek sözler etmesi..

"Hiç kimse geçmişini satın alacak kadar zengin değildir" deyişini bu köşenin devamlı izleyicileri hatırlarlar.. Meğer bu oyundanmış..

Geçmişinde simsiyah bir leke olan politikacının karşısına birgün bir şantajcının çıkmaması mümkün değil..

Wilde'ın oyunu işte bu entrikanın üzerine kurulu zaten..

İdeal Bir Koca'yı siyasete meraklı olan, siyaset yapan ve siyaset yazan herkesin izlemesi gerek bir defa..

İkincisi, tüm tiyatro meraklıları görmeliler..

Çünkü A'dan Z'ye mükemmel..

Bu ülke tiyatrosunda Gencay Gürün adı, Mükemmel Tiyatro anlamına geliyor zaten birkaç yıldır..

Harika oyunlar seçiyor.. Harika sahneliyor..

İdeal Bir Koca, bir nakış gibi işlenmiş.. Dekor (Nilgün Gürkan) çok iyi.. Kostümler (Sevim Çavdar) harika..

Ama asıl güzel olan, oyuncular..

Sahnedeki, herkes, ama herkes birinci sınıf..

Robert'ı oynayan Kazım Akşar'ı ilk kez izliyorum. Devlet Tiyatrosu, Ankara adresli bir oyuncu.. Olağanüstü..

Adını az bildiklerimden Kemal Bekir de öyle.. İlk kez izlediğim gencecik Şahnaz Çakıralp bunca deneyimli kurtun arasında, nasıl öne fırlıyor..

İlkay Saran.. Koca İlkay Saran.. Minik bir role nasıl baş rol havası katıyor, görmelisiniz..

Arsen Gürzap.. Can Gürzap!.. Onları sahnede izlemenin ayrı bir zevki var.. Oynamayıp yaşayanlardan sanki onlar..

..Ve Nurseli İdiz!.. Onu Vanya Dayı'da Checkov'da izleyeli yıllar oldu.. Sonra para için saçma sapan işler yaptı.. Aşırı kilolar aldı..

Kiloların büyük bir bölümünü geri vermiş bir defa.. Gene güzel, gene şuh kadın olarak sahnelerde.. Ve gene o muhteşem oyuncu..

Yerine hoş geldin, Nurseli!..

Yüzümüzü Güldürenler..

Efendim ödül furyası var ya hani.. Önüne gelen, önüne gelene ödüller veriyor..

Onlardan birini aldık gene.. Sabah'a bayılıyorum.. Her gazete, bir mensubu ödül aldı mı, kocaman kocaman fotoğraflarla kocaman kocaman haberler yapıp övünür.. Bizimkiler, hele ödülü alanın adı Hıncal olursa, olayı büyük bir tevazu içinde gizlemek için ellerinden geleni yaparlar..

Gene öyle yapmışlar, dünkü Sabah İstanbul'da..

Onun için "Bakın ben bir ödül daha aldım" haberini vermek gene bana düştü.. Ne yapayım, ben gazetem kadar mütevazi olamıyorum..

Efendim Nişantaşım Koruma ve Güzelleştirme Derneği "Yüzümüzü Güldürenler" ödülü ihdas etmiş..

Geçen yıl yüzlerini güldürenleri seçmişler..

Bakın kimler güldürmüş, yüzlerini..

Sakıp Sabancı.. İş adamı.. Sebebini anlatmaya gerek yok herhalde.. Bir de iş kadını, Filiz Şahenk..

Fatih Terim.. Fenerliler hariç tüm ülkeyi güldüren adam..

Sezen Aksu.. Nükhet Duru.. Sanatçılar.. Her zaman yeşil sanatçılar.. Sezen şarkıları, Nükhet Yedi Kocalı Hürmüz'ü ile güldürenlerden..

Levent Kırca.. İşi güldürmek olanlar arasından seçilip gelen sanatçı..

Beyaz.. Talk Showcuların en çok güldüreni..

İki sporcu.. Dünya dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç.. Ve Avrupa sayı Kralı basketçi İbrahim Kutluay..

Akut, bu ülkenin gerçekten yüzünü güldüren kuruluş.. Başkanı sıfatı ile Nasuh Mahruki..

Bir de bendeniz.. Gülüşüm, ekrandaki gülüşümle milleti güldürdüğüm için seçmişler beni de..

Teşekkürler, Haldun Peksayar!..

Nasuh dedim de..

Fatih'ten ve benden şikayet etmiş.. Bilgilenmeden haber yapıyoruz diye..

Bir defa haber yapmıyoruz, yorum yapıyoruz.. Onu öğrenmesi gerek..

İkincisi.. Fatih Altaylı, bilgi edinmek için ona soru sormuştu zaten.. Yanıt vereceğine köpürdü, hakaret etti Fatih'e.. "Birinci sınıf gazetenin üçüncü sınıf yazarı" diye.. Kendine güvenen sakin olur, soğukkanlı olur, sorulara yanıt verir. Hakaret paniğe kapılanların işidir.

Üç kader arkadaşı önemli açıklamalar yapıp Akut'tan istifa edince, Nasuh gene yanıt vereceğine, daha düne kadar omuz omuza çalıştığı "Kurucu" arkadaşları için "İt ürür kervan yürür" dedi, bir de palavra tehdit savurdu:

"Ben bir konuşursam.."

Ben işte hep pohpohlanmaya alışmış şımarık çocuğun, eleştirilince hemen saldırıya, hem de böyle düzeysiz saldırıya girişmesini eleştirdim..

Şimdi soralım bakalım, bunlar için hangi bilgilere ihtiyaç var?..

Nasuh Mahruki, Akut'un itibarını sarsan bir öfkeli şovmen başkan olarak, ama hergün itibar yitirerek görevini sürdürüyor..

Konu önemli gelişmelere gebe.. Nasuh Mahruki'nin düşüşü, dileriz halkın çok sevdiği kurumu da zedelemez..

Gördünüz mü?..

"Polis isterse bu işin önüne geçilir" diye söylemek ve yazmaktan dilimde ve kalemimde tüy bitmişti..

İşte Tantan nihayet emir verdi ve işte Hasan Özdemir uyguladı.. Yılın en kritik maçıydı, Beşiktaş- Galatasaray.. Tek küfür duyulmadı, tek olay yok..

Sarıyer Yimpaş Yozgat maçında bile önlem almış İstanbul polisi.. Helal olsun..

Amatör kümeler dahil, her maça ayni özeni göstermek gerek.. Yılanın başını küçükken ezmenin yolu burdan geçiyor.

İşte bu kadar basitti herşey.. Şimdi mesele bunu göstermelik değil, her maç uygulanır hale getirmek.. Tribünlerden küfürü yok edene kadar..

Tantan'ın emirlerine zerre aldırış etmeyen tek vali ve emniyet müdürü ne yazık ki, gene İzmir'deydi. Türkiye'nin en ağır ve en iğrenç küfürlerini üreten tribünler gene ayaktaydı, küfürleri gene televizyon ekranlarından yurda yayıldı..

Tantan'ın emirleri ya İzmir'e ulaşmadı, ya da bu kentte devlet yok.. Vali ve Emniyet Müdürü sıfatı ile maaş alan bir takım kişiler var..

Yazıklar olsun!..

Ağaç!.

Çürümüş, hastalanmış ve çevreye zarar verir hale gelmiş ağaçlar dünyanın her yerinde kesilir..

Topkapı Sarayı'nda da öyle oldu.

Olayın yakından bilenler, bilim adamları, kültür adamları, çevreyle ilgili sivil toplum örgütleri kesimi onayladılar.

Ama gene Hürriyet İstanbul'da okudum, aksi fikirde olan ender sayıdaki

"Önemli" kişilerden biri, Doğal Hayatı Koruma Derneği Genel Müdürü

Prof. Erden Öney "Bu ağaçları kesmek, 'Nasıl olsa ölecekler'

diye yaşlı insanları bir an önce ortadan kaldırmakla eşdeğerlidir" demiş.. Demogojinin bu kadar ucuz, bu kadar çirkininin adının başında "Prof." eki olan birinden gelmesi, gelebilmesi bu ülkenin talihsizliği..

Bu nasıl Büyükelçi!..

Birleşik Krallık, yani ya, İngiltere büyükelçimizden söz ediyorum..

Canlı yayında "Maça gidecek misiniz" diyorlar.. "Leeds klübüne faks çektik, izin verirlerse gideceğiz" diyor pısırık pısırık..

Böyle bir köle ruh, Türkiye'yi, hem de İngiltere'de temsil edebilir mi?..

Yahu senin diplomatik dokunulmazlığın var.. Kim tutar seni.. Biner arabana gidersin, sıkıysa Şeref Tribünü kapısından döndürsünler seni..

Döndürürlerse, dönersin ülkene..

Bunu yapmak için insanın adının Hasan Esat Işık olması gerek ama..

Fatih Terim'i Manchester hava alanında piç gibi bırakanlar da bunlar..

Pazar günü ya.. Tatil yapacaklar..

Yahu, UEFA'nın "Çirkin" kararı tüm milleti fena halde üzmüş.. Ulusun ezilmişliğe razı değil. Kafa tutan birini görmek istiyor.. Zat-ı şahane-i haşmetpenahlarınız, hem de pazar günü bir Teknik Direktör parçası için yollara düşmez tabii..

Ama orda adı Üçüncü Katip olan ve de zaten böyle işler için maaş alan diplomatlarımız var.. Onlardan birini görevlendirseniz de, her ihtimale karşı yanında bulundursanız olmaz mıydı?..

Hayır olmazdı..

Çünkü sizin göreviniz, Türk devletini ve Türk insanını temsil etmek değil. Siz İngilizlere yaranmak ve orada mümkün olduğu kadar fazla kalmaktan başka şey düşünmüyorsunuz..

Ben de sizden utanıyorum..

Dilerim, Sevgili Dostum İsmail Cem de utanıyordur ve milletin içini ferahlatacak gereğini hemen yapar!..

SEVDİĞİM LAFLAR
'Her medya, ancak en terbiyesiz

mensubu kadar terbiyelidir.'

Emre Kongar

TEBESSÜM
- Çayın demini almamış şekline ne denir?

- Çaylak!..

(Teşekkürler Orhan)

BİZİM DUVAR
'Holigan: Hayvan-Odun-Linç-İğrenç-

Galeyan-Arsız-Nefret'

Hakan & Utku

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır