|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Boğaz vapurunda alem yapanlar...
Boğaz vapurlarımız çok ünlüdür. Taa eskiden beri bu vapurlarla seyahat edenler bilirler. Sabahın karanlığında sefere başlayan boğaz vapurları, o iskele senin, bu iskele benim diyerek, Kavaklardan-Karaköy'e kadar gelir, akşamları da yine aynı yolu takip ederek, işine, gücüne giden esnafı, memuru, işçiyi, öğrenciyi taşırlardı. Ben de bu vapurlar çok seyahat ettim. Hatta bunların kaptan köşküne yapışık, büyük rakkamlarla yazılı numaraları vardı. O numarayı okuyabilen vapurun kaptanını dahi tanırdı. Zaten yolcuların da çoğu birbirlerini tanır, gidip, gelirken hal, hatır sorarlar, sohbetler ederlerdi. Tabii bu sırada çaylar, kahveler de içilirdi.
Diyeceğim şu ki; o yaşananlar şimdi tarihte kaldı... Bu vapurlar belki yine çalışıyor, belki yine bu duraklara uğruyor ama vapur bekleyenler ve o vapurlara inip, binenler birbirlerini tanımıyorlar bile... Nerede o günler!... Hele hele içlerinde bir sefer var ki, evlere şenlik... Rumeli Kavağı'na çalışan bir vapur var. Bu vapur sabah 06.50, akşam 18.10 boğaz seferi yapar. İşte bu vapurda gidenler, vapurda mı gidiyorlar, kumarhanede mi, yoksa meyhanede mi orası belli değil. Bu vapurun üst baş tarafında Monte Carlo'da oynanan oyunlar oynanır, sigaralar dumanlandırılır, tabii yanında rakı ve şarap da içilir... Bunu yapanlar hemen hemen hep aynı yolcular. Geçenlerde bunların dışındaki bir yolcu es kaza onları uyarmaya kalktı ama anasından doğduğuna pişman edildi. Dünyanın hakaretine uğradı ve neredeyse adamı denize atacaklardı. Ve zavallı yolcunun ineceği iskeleye kadar burnuna sigara dumanı üflediler.
Pekiyi bu vapurlarda asayişi kim temin eder?... Kaptan mı, zabıtan mı?... Yoksa gemiciler mi?... Hiçbiri bu işlere karışmadığına göre, insanlarımız birkaç kendini bilmezin işkencesine maruz kalmaya devam edecekler. Bu vapurlar üç-beş kendini bilmezin emrinde mi olacaklar?... Normal vatandaşımıza sahip çıkan kimse yok mu?... Be adamlar!... Harekete geçme zamanı geldi ve geçiyor bile...
Yeni Adana otobüsündekibavullar uçtu mu?...
Eğer benim şu şehirlerarası otobüslerle ilgili aksaklıkları yazmaktan bıkacağımı sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Bu işler düzelene kadar onların yakalarını bırakmayacağım. Yeni Adana Otobüs Firması'nın sahibi, 22 Kasım 99 tarihinde Ceyhan'a gitmek üzere bilet alan Sabahattin Ablak Adana'ya geldiğinde, tarafınızdan başka bir otobüse aktarıldı. "Bavulum ne olacak?..." dediğinde, "Biz hallederiz" dediniz. Kendisine bagaj fişi de vermediniz.
Ama adamcağız Ceyhan'a indiğinde, bavulunun yerinde başka bir paket olduğunu gördü. Size yaptığı müracaat ise, hala sonuçlandırılmadı. Kardeşim sizde hiç utanma, sıkılma yok mu?... Sabahattin Ablak'ın ya bavulunu bulun, ya da zarar, ziyanını tazmin edin... Haberiniz olsun, peşinizi bırakmayacağım.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|