


İşin özü ve ruhu
Liderler zirvesi...
Telefon ihalesi...
Beşiktaş-G.Saray derbisi...
Hepsi mühim...
Yoğun bir gündem... Ama en yamanı, G.Saray'a UEFA darbesi... Yâni Türkiye'ye ikinci sınıf ülke muamelesi...
Ne var ki, sâkin düşünmeye ve soğukkanlı bir değerlendirmeye muhtacız.
Meselenin dibine ve özüne inelim.
.....
UEFA'nın kararına sebep, sadece Taksim cinayeti'nden kaynaklanmıyor.
İngilizlerin UEFA'ya dayatması da sadece bir güvenlik sorunu'ndan ibaret değil.
Burada Türklerin genel karnesi masaya yatırılmakta ve bize yumuşak karnımız hatırlatılmaktadır... Bütün kusur ve kabahatlarımız...
Nedir onlar?.. Kısaca hatırlayalım.
*
Trafik terbiyesi'nden bu kadar yoksun olursanız... otoyolları kan gölüne çevirirseniz...
Çevre katliamı yapıp her tarafı pisliğe ve çöplüğe döndürürseniz...
Ağaçları keser, ormanları yakarsanız...
Garajsız, otoparksız, yangın merdivensiz binalar dikerseniz...
Sanayii götürür de deprem bölgesi'ne kurarsanız...
Temelsiz, kuralsız, altyapısız gecekondularla ve de cahilâne betonlaşmalarla, Tarih, anıt, müze denen İstanbulu mahvederseniz... Sahil şeriflerini ve hele Boğaziçi'ni bile koruyamazsanız...
Daha sayalım mı?
Sayalım.
*
Kadınları dövüp çocukları korkutursanız...
Hayvanlara acımasız davranırsanız...
Toprakaltı servetlerinizi kaçakçılara peşkeş çekerseniz... Topraküstü servetlerinizi heba ederseniz... güneşinize, denizinize bile nankör davranırsanız...
Uyuşturucu'ya böylesine yol verirseniz.
Ve devamla...
Bu derece yolsuzluk, hırsızlık, pişkinlik yaparsınız... Cumhurbaşkanı ararken bile şaibesiz biri olsun diyecek kadar erdem'e hasret kalırsanız...
Müstehcenlikten öte bu derece müptezelliğe kaçarsanız... Seviyesizliğe prim verirseniz, san'atı katlederseniz, mutfağınızı müziğinizi atanızı dedenizi unutursanız... Geleneklerinizi teperseniz, ahlakı bu kadar düşürüp din'le bile bu kadar oynarsanız, batılı olsanız iyi ama cumbadan rumbaya batıcı olursanız...
Daha sayalım mı?
Sayalım.
*
Bir taraftan Anayasa'yı delerseniz, bir taraftan da hâlâ düşünce'yi suç sayarsanız... Atatürk gibi bir dünya liderini işinize geldiği gibi kullanırsanız...
Daha sayalım mı?
Hayır. Bu kadarı yeter.
Ama en mühimi, komşu devletlerle bile olan ihtilaflarınızın hiçbirini çözmez 50 yıldır böyle savsaklarsanız...
......
İşte o zaman bunlar altalta gelir yazılır, toplanır, genel karneniz çıkar ortaya...
Ve kabak, Galatasaray'ın başına patlar.
*
Leeds'e gidelim... Turu geçip gelelim.
Ama sonra oturup bunları bir düşünelim.
Unutmayın ki final Kopenhag'da oynanacaktır, değil mi?.. Öyleyse şapkayı önümüze koyup Kopenhag Kriterleri'ni bir daha hatırlayalım.
UEFA, bu adaletsiz kararıyla bize bir şey demek istemiştir.
Anlamazlığa gelemeyiz.
Türk'ün imajını yüceltmek gibi bir büyük görevi de tek başına Galatasaray'ın sırtına vuramayız... Siyasetten ticarete kadar, cemiyetten adalete kadar bize bir çekidüzen gerek.
Üzücü Taksim cinayetleri sadece bir vesile ve İngiltere'ye bir fırsat oldu...
Halbuki işin özü ve ruhu başka.