kapat

15.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Bu pehlivanlar size ağır gelir..

Eskiler "atın ahmağı rahvan, insanın ahmağı pehlivan olur.." demişler ama bunu "enayilik" mânâsında söylememişler.. "Ahmak" lafını; temiz kalpli, gözü kara mealinde kullanmışlar.. Bunu bilin, pehlivanlarımızla ona göre uğraşın..

Dergici oğlanlarımız son olarak da yağlı güreş pehlivanlarına el attılar.. Internet'in "boşta gezerler için" açtığı siteler var ya! Gerçi resmi olarak 35 gündür Internet abonesiyim.. Kokoreççi'nin aklına uyup bağlandık, bugüne kadar açıp da içinde ne var görmek kısmet olmadı..

Şimdi firma yetkilileri ayaklanmasın diye yazıyorum.. Markası Kokoreççi'nin markası değil.. Orası sır.. Lakin benim Internet'e karşı gösterdiğim muhabbeti alet bana göstermiyor..

***

Ne zaman Internet'e bağlanmak için hamle yapsam ekrana bir maymun resmi geliyor o kadar.. Ha açıldı, ha açılacak diye uzun uzun birbirimize bakıyoruz..

Maymunun sessizliği önce hoşuma gidiyordu ancak bekleme süresi uzayınca sinirlerim dayanmaz oldu.. Maymunun bakışlarından "Lan şebek, ne işin var Internet'te? Git televizyonunu seyret.." gibisinden mânâlar çıkarıyorum..

Niyetleri bozuk..
Her neyse! Erkek milletinin belden aşağı performansıyla ilgilenenler şimdi de kafayı pehlivanlarımıza takmışlar.. Almışlar oturak kündesi atan bir pehlivanımızın resmini..

Adamın edep yerini kisbetten dışarı çıkarıp, marifetlerini icra etmişler..

Bunların derdi ata sporu yağlı güreşimizi ihya etmek değil.. Pehlivanların altlı üstlü tasvirlerini basıp, aykırıları tahriklendirmek..

Her biri azman kesimli pehlivanlarımızın haberi görmesiyle esip üfürmeleri bir oldu.. Haklılar, ben de olsa gazaba gelirdim.. Ne var ki kisbet giyip yağlandıktan sonra Internet'e girmek, bunları servise koyan bebeleri yakalayıp haklarından gelmek mümkün olmuyor..

Zaten kulağı küpeliler de bunu bildiklerinden yağlı güreşi kendi sosyal etkinlikleri ile özdeşleştirip, yiğit kısmı ile kafa buluyorlar..

Durum böyle olunca pehlivanlığa hevesli yiğitlerimizi korumak için yağlı güreşin bazı ayrıntılarını anlatmam icap etti.. İş bu yazının gerekçesi budur..

***

Yağlı güreş kisbetle yapılır.. Kisbet de manda derisinden özel olarak dikilen bir kıyafettir.. Bel kısmına kasnak, diz altında kalan en uç noktasına da paça derler ki bu paça ayrıyeten bağlanır..

Güreş sırasında paçası çözülen pehlivan yenik sayılır.. Güreşe başlamadan evvel pehlivanlar kazanlara dökülüp suyla karıştırılmış zeytinyağı ile yağlanırlar..

Eskiden margarin olsaydı ihtimal bir paket Sana alıp onu sürünürlerdi.. Pehlivanlar margarin görmedi ama eminim ki yakında bu güreşler için diyet yağ icat edip, piyasaya sürecekler..

Yağlı güreş zamana bağlı değildir.. O yüzden pehlivan kısmı işini ister çabuk bitirir ister zamana yayar.. Rakibi ile altı saat güreştikten sonra onu altına alıp "Hele şu akşam güneşinin batışını da seyredeyim.." diye yayılanı da vardır..

Tabii yağlı güreşin oyunları da kendine mahsus.. İşte kulağı küpeli dergici oğlanlara aykırı gelen de bu numaralar.. Mesela "kazık" numarasına çok takarlar..

İçlerİnde kötülük yok..
Kazık numarası şudur.. Pehlivan, ayaktaki hasmını bir oyunla çökerttikten sonra bir elini kispetin arkasından sokar.. Soktuğu elini yumruk haline getirip, kisbetin alt kısmına bastırır..

Bastırdığı el dışardan çayıra temas eder.. Arkaya dolanmış olan pehlivan kisbetin içine yüklendikçe, diğeri ayağa kalkamaz.. İşte buna "Kazık vurmak" derler..

Tabiyatı ile bir pehlivanın kolunun diğer pehlivanın kisbetine girmiş, mabadının teğetinde faaliyet göstermesi bu güreşte yadırganmaz.. Minder güreşinde bu oyun yoktur..

Maazallah elini rakibin mayosuna sokup da mabadına doğru meylettin mi hakem "Bunun fikri bozuldu.." deyip maçı durdurur, seni mağlup ilan ettiği gibi "Umumi adaba mugayyır" hareketlerden savcılığa verir..

Yine yağlı güreşte "Kemane çekme" diye bir oyun vardır ki en fazla kafa karıştıranı da budur..

Pehlivan çapraza girip, yani iki kolunu rakibin koltuk altından geçirerek onu sürmeye başlar.. Hasmı bir çengel yiyip sırtüstü gitmemek için can havliyle döner, kendini yüzükoyun yere atar..

Rakibi de arkadan üzerine abanır.. Alttaki kaçmasın diye bacakları ile "sarma" vurur.. Sarmayı yiyen ayağa kalkamaz.. Üstteki işte bu noktadan sonra "hasmını ezmek istiyorsa" kemane oyununa geçer..

***

Eskiden orta yaşlı pehlivanlar, genç rakiplerinden kurtulmak için bu oyunu yaparlardı.. Genç rakip ilerde palazlanıp başlarına bela olmasın diye bir punduna getirip sarma vurur, ondan sonra da kemaneye geçerlerdi..

Kemane dedikleri oyunda alttaki pehlivan yüzükoyun yatar, üstteki ayakları ile rakibinin ayaklarını bağladıktan sonra kollarını göbek nahiyesinden kavuşturur.. Aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya doğru sıka sıka gezdirir..

Bu çabuk netice vermeyen bıktırıcı bir oyundur.. Alttaki pehlivan acemiyse başına geleceği anlamaz..

Karnından göğüs kafesine, dam düzenleyen lor taşı gibi dolaşan kolların adelelerini hırpaladığını, ezdiğini anlamaz..

Dinleniyorum, zannederken adeleleri perişan olur.. Kel Aliço gibi Adalı Halil gibi hilkatten gaddar pehlivanlar bunu rakiplerine bir iki saat tatbik ederlerdi..

Güreş bittiğinde sistemlice ezilen o pehlivanın bir daha eski gücüne kavuşup, başarılı olması mümkün olmazdı..

Bizim dergici oğlanların tuhafına giden oyunun püf noktası bu.. Onlar "kemane çekmenin" ne manaya geldiğini bilmediklerinden yağlı güreşin bu asırlık numarasına olmadık mânâlar yüklüyorlar.. O zaman da pehlivan kısmı gazaba geliyor..

Eğer bu muhabbeti kesmezlerse vereceğim Bir Numara Yayıncılık'ın adresini.. Üç beş babayiğit gelip basacak dergilerini.. Bunları tuttukları gibi "şak kündesi" ile havalandırıp, Internet'e geri sokacaklar..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır