kapat

15.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Urfa'da turistik "sıra" gecesi
Şanlıurfa- Öncesini, sonrasını bilmiyorum; daha önce de görüp yaşamış değilim. Ama Urfa'ya her gelişimde duyarım "sıra gecesi"ni...

Dehşetli de merak ederim.

Şairin talihsizliği işte...

Geçenlerde İstanbul "The Marmara"da da sıra geceleri yapıldı.

Gelin görün ki, Şair Şanlıurfa'da...

Dün gece de Gazeteciler Cemiyeti'nden tam "patlıcanlı kebap"ın başına çörekleneceğim "fısıltı" gazetesi yayına başladı.

Kültürlerarası Diyalog Platformu'nun düzenlediği "Hz. İbrahim" toplantısı için Urfa'da bulunan din adamları için sıra gecesi yapılıyormuş...

Nerede?

Polis Evi'nde...

Kebabın etini boğazımıza dizdik, patlıcan masada kaldı.

Soluğu Öğretmenevi'nde aldık.

Aney, bu nasıl sıra gecesidir?

Sigara böreği dağıtan bir garsondan geldi cevap:

- Bu turistiktir abey...

Yalnız din adamları değil, İstanbul'dan konuşmaları izlemeye gelen gazeteci-yazarlar da "restoran" düzeninde salonda yerlerini almışlar.

Masalarda ne kebabın izi, havada ne kokusu var.

Garsonun biri masanın bir ucundan sigara böreği dağıtıyor, öteki öbür ucundan patates köftesi...

Ve sahnede bir sunucu:

"Bu bir tarih ziyafeti olduğu kadar müzik ziyafetidir de..."

Kebabın olmayışını anlıyorum şimdi.

Kebap yok ama, ondan daha da lezzetli bir müzik ziyafeti başlıyor gerçekten.

İşte parmaklarıyla konuşan Mehmet Naçar. Kazancı Bedih'in oğlu Naci Yoluk, (Üstat biraz rahatsız olmasaymış gelecekmiş) "Kanun"u icra eden Mehmet Öncel, nefesini Urfa türkülerinde harcayan Abdülkadir Karakuş ve ritm sazda İmam Karakurt...

Ve "Urfa'nın etrafı dumanlı dağlar" türküsüyle konser başlıyor.

Biraz sonra da Abdullah Uyanık Türk Sanat Müziği sanatçısı olarak sahnede yerini alıyor.

Üstat, ikinci şarkısını geçerken sahnenin yamacına leğeniyle "çiğ köfteci" geliyor ve "köfte başımın tacı, ayran onun ilacı" nakaratıyla yoğurmaya başlıyor.

Gözüm çiğ köfteyi yoğuranda, bakalım ilk köfteyi ne zaman tavana yapıştıracak diye...

Yakalıyorum da...

"Abey" diyor "bunun yoğurduğu köfte sahnedeki sanatçılara yetmez, kaldı ki misafirlere..."

Artık gecenin sonunu beklemenin bir anlamı yok.

Urfa Kalesi'nden Balıklı Göl'ün üzerine vuran serinliğin ardına düşürüyorum ben de gölgemi...

REFİK DURBAŞ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır