kapat

12.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Belirsizliğin önlenemeyen yükselişi

Başbakan Bülent Ecevit'in ateşi yükseldi... Türkiye grip oldu... İşte, pamuk ipliğine bağlı istikrar.

Bu işin "böyle olacağı" belliydi.

Tabii "demokrasilerde çare tükenmez."

Ama "işleyen demokrasilerde."

"Yapamayanın... Kaybedenin çekip, gittiği" yerine yenisinin geldiği demokrasilerde.

Bizdeki gibi "oturmamış" siyasi yapıda ise...

"Zirvedeki" öksürür.

"Alt kattakinin" gözü yaşarır.

***

Salı, saat 14.00...

ORAN'da... Bülent Ecevit'in sokağındayız.

Polis "sokağın girişini" kapatmış.

"69 numaralı apartmanın" kapısına kimseyi yanaştırmıyor.

Sokağın girişinde elli gazeteci.

Soruyoruz:

- Arkadaşlar "durum" nedir?

Bir TV muhabiri yanıt veriyor:

- Belirsizlik.

Belirsizlik ORAN'dan dalga dalga bütün Türkiye'ye yayılıyor.

***

Saat 14.30...

Meclis'teyiz.

"Havayı koklamaya" çalışıyoruz.

Gördüğümüz şu:

Herkes birbirine "elense" çekiyor.

Herkes, birbirini yokluyor.

Açıkçası...

Bu hafta "Çankaya'ya kimin çıkacağının konuşulma haftası" değil.

"Kimin... Kimlerin çıkmayacağının belli olma haftası."

Meclis'te en rahat olan gruplar ise "muhalefet grupları."

Muhalefetten Cemil Çiçek (Fazilet) dedi ki:

- Tabii ki rahatız... "Dur bakalım ne olacak?" diye seyrediyoruz... Acelemiz yok... Acele edip de, manevra alanımızı mı daraltalım?

***

Demokrasilerde "süresi dolan gider."

Yerine "yenisi" gelir.

Ve "giden" birikimini, ülkesinin hizmetine sunmaya devam eder.

Amerika'da, Avrupa'da olduğu gibi.

Bu "gerçeği" herkes biliyor da, "yılların Ecevit'i" bilmez olur mu?

Ecevit elbette biliyordu...

Öyleyse "bile bile" neden Demirel diye ısrar etti?

Söyleyelim...

1980 öncesinin "düşman kardeşleri", son yıllarda "yapışık ikizler" gibiydiler.

"Çok iyi anlaşıyorlardı."

Ecevit "ağır yükünü" Çankaya ile paylaşıyordu.

Ama "sürtüşmeye yol açmayan" bir paylaşım.

Koalisyon "dört ayaklı" gibiydi.

"Üç ayak" DSP, MHP ve ANAP.

Dördüncü ayak ise "Çankaya."

Ecevit "Demirel'e güveniyordu."

Demirel "Ecevit'e inanıyordu... Yardımcı oluyordu."

Ecevit "aynı uyumla çalışabileceği bir başka isim" göremeyince...

"Statükonun devamını" savundu.

***

Dün sokakta... Siyasi kulislerde... ORAN' da... Meclis'te hep aynı soruyla karşılaştık:

- Ecevit'in hastalığı ciddi mi?

Doktor değiliz ama...

Yine de bir "teşhiste" bulunduk:

- Soğuk algınlığı ile moral bozukluğu bir araya gelince... İşte böyle bir hastalık oluyor... Buna "siyasi grip" de denilebilir.

Ayrıca "bulaşıcı da."

İstikrarı... Piyasaları... Siyaseti etkileyecektir.

***

Saat 17.00'de Meclis'ten çıktık.

"Partilere" göz attık.

Meclis'te "profil" düşüktü.

Partilerde "daha da düşük."

Herkesin "gözü, kulağı" ORAN'daydı... Başbakan'ın evinde.

Dün siyasetin "saatinin durduğu... Kepenginin kapandığı" bir gündü.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır