kapat

09.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Milli utanç

Geçen gün Taksim'de iki serseri grubu kavgaya girişmişler. İçlerinden ikisi bıçaklanarak öldürülmüş. Ölenler İngiliz vatandaşıymış. Katiller ise Türk vatandaşı.

Yukarıdaki cümleyi kurarken, "Ölenler 30 yaşlarındaymış, katiller ise 20'li yaşlarında" da diyebilirdim. Ya da "Kavgaya katılanların hepsi sabıkalıymış" da... Ama öyle demedim. Çünkü bütün kavga olayda adı geçenlerin milliyetleri üstünde koptu. Basit mi basit, sıradan mı sıradan bir polisiye vak'a, adı geçenlerin milliyetleri yüzünden günlerdir gazetelere manşet, yorumlara konu oldu; dünya başınında geniş yankı buldu. Bu durumu hiç anlamadığımı söylersem beni ayıplar mısınız?

***

Olay günü haberi duyan herkeste büyük bir panik: Eyvah, şimdi ne yapacağız?

Ne demek ne yapacağız? Yoksa sen orada mıydın? Katillere yardım mı ettin de böyle panikliyorsun? Mafya çeteleri gün aşırı çatışıp üç-beş adam temizlerken neden "eyvah ne yapacağız" diye paniklemiyorsun; insani sorumluluk duymuyorsun da, öldürülenler İngiliz olduğunda "milli bir sorumluluk" duyuyorsun?

Nasıl oluyor da, üç-beş futbol magandasının işlediği suç yüzünden Türkiye dünyaya rezil oluyor, imajı zedeleniyor?

Zavallı Galatasaray'ın Taksim'deki bıçaklı serserilerle ne ilişkisi var da, onların "vukuatı" takımının zaferine gölge düşürüyor?

***

Ölen İngiliz holiganlar, İngiltere'yi ne kadar temsil ediyorsa, öldüren Türkler de bizi o kadar temsil ediyor.

Daha doğrusu kimse kimseyi temsil etmiyor. Bu dünyada herkes tek tek, sadece kendini temsil ederek yaşıyor. Başarıyor ya da başaramıyor; suç işliyor ya da ödül alıyor. Ama kendi davranışlarının sorumluluğunu sadece kendisi taşıyor.

Bunun adına da "birey olmak" deniyor.

Birilerinin pasaportunun "uyruğu" bölümünde benimkiyle aynı şey yazıyor diye, ne onun suçlarının sorumlusu olarak görüyorum kendimi ne de başarılarına ortak... Kanser ilacını bir Türkün bulmasına bir Fransızın bulmasından daha çok sevinmediğim gibi, kan kanserinden ölen bir çocuğun milliyeti de üzüntümün dozunu etkilemiyor. Bir Türk erkeği bir Türk kadınına tecavüz ettiği zaman ne hissediyorsam, Iraklı bir erkek tecavüz ettiğinde de aynı şeyi hissediyorum.

Milli sorumluluk, milli utanç ya da gurur duymadığım gibi, cinsiyetçi bir utanç ya da gurur da duymuyorum. Bir kadın edebiyatçı Nobel aldığında "kadınların başarısı" olarak lanse etmeyi ve kendime pay çıkarmayı ayıp görüyorum. Çünkü o başarının onun, evet sadece o kadının bireysel başarısı olduğunu biliyorum.

Evet, özür diliyorum, ama ben bu olayda taraflardan hiçbiri ile en ufak bir duygu birliği kuramıyorum. Ne "eyvah şimdi Türkler olarak ne yapacağız" diye panikleyenlerin ruh halini anlıyorum, ne kendini katillerle aynı safta hissedip "Two Size" manşeti atanları... Ne duydukları "milli utanç" yüzünden suç örtme gayreti içine girip üstlerine vazife olmayan bir şekilde "ağır tahrik" savunmalarına girişenleri anlıyorum; ne de iki serserinin suçu yüzünden milletçe özeleştiri yapmamızı isteyenleri...

***

Milletlerin gerçekten de gurur duyabilecekleri ortak özellikleri ya da ortak başarıları olabilir elbette.

Örneğin biz Türkler, hala dünyanın birçok milletinden daha misafirperver olmaktan; aile ilişkilerinin daha yoğun, komşulukların daha sıcak yaşanmasından dolayı gururlanabiliriz. Ya da demokrasi kültürümüzün zayıflığının milli bir özellik olduğunu düşünüp hayıflanabiliriz.

Ama sokak serserilerinin cinayetinden suçluluk payı çıkarabilmek için, önce "katil ruhlu" olmanın, bizi birleştiren bir ortak payda olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Günlerdir "milletçe rezil olduk" diye dövünenler yoksa bundan mı şüpheleniyor?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır