kapat

09.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Zor seçim..

Meclis bir ay içinde yeni Cumhurbaşkanı'nı seçecek. Koalisyon liderleri doğru bir çalışma takvimi yaptılar.

Salı günü "nasıl biri" sorusunun cevabı için bir araya gelecekler. Sonra o nitelikleri taşıyan isim üzerinde uzlaşma arayacaklar.

Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkilerini sayan Anayasa maddesini (104) okuyunca insanın cesareti kırılıyor. Çünkü Anayasa o makama gelen kişiye, başkanlık rejimlerindeki yetkileri vermektir.

Liderler sultasının çoraklaştırdığı siyaset dünyamız, nitelikli insanları biçiyor, aradan sıyrılanları da saklıyor, pasifize ediyor.

Cumhurbaşkanı devletin direği gibi..

Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin başkomutanlığını temsil ediyor, Milli Güvenlik Kurulu'na başkanlık ediyor, Genelkurmay Başkanı'nı atıyor, sıkıyönetim ilân ediyor, YÖK üyelerini ve rektörleri seçiyor, Devlet Denetleme Kurulu üyelerini seçip çalıştırıyor, yüksek yargıyı biçimlendiriyor.

İstikrar, devlet organlarının düzenli, hızlı, adil ve uyumlu işlemesi ile sağlanır.

Kötü bir seçim, yalnız Türkiye'nin değil, Türkiye'nin istikrarına endeksli büyük bir coğrafyanın da talihsizliği olur.

Başkan Clinton 21. Yüzyılın, Türkiye'nin kendisine biçeceği rolle şekilleneceğini söylerken haklıydı. Koalisyon liderleri parti hesaplarının üstüne çıkma basiret ve özverisini herhalde göstermek zorundalar.

Murat Birsel'in yazdığı gibi "çok büyük bir hediye"yi adamlarından birine vermek üzere pazarlık eden "baba"ların ruh hali içine asla girmemeliler.

Emir eri gibi davranmayacağını gösteren meclisi unutmasınlar.

Türkiye'yi ve dünyayı iyi bilen, donanımlı, namuslu, tarafsız, halka güven ve ilham verecek, cesur ve vizyon sahibi biri lâzım bize..

Arayışlarını meclisle sınırlamamalılar.

Çünkü seçecekleri kişi, meclisin değil "cumhur"un, yani halkın başkanıdır!

Zararlı sessizlik
O katillerin iki İngiliz'i değil, aslında Türkiye'yi bıçakladıkları her gün biraz daha netleşiyor..

İngiliz basınında, olayı kan davası haline dönüştürme eğilimi artıyor.

Çünkü sorumsuz basın onlarda da var.

Beyoğlu'nda bıçaklanmış iki cesedi, Galatasaray'ın attığı iki golün süsü gören medya cinneti, işte adadan da eşitini buldu.

Daily Sport gazetesi, Leeds'teki rövanşı intikam savaşına dönüştürmeye çalışıyor.

Siyasetçi böyle zamanlarda lâzım..

Fatih Terim'in "Keşke o ölümler olacağına biz yenilmiş olsaydık" sözünde ifadesini bulan yaratıcılığı ve insanlığı yazık ki hiç bir hükümet üyesi gösteremedi.

Serseriler kapışmış, iki kişi ölmüş.. Evet ama bunlar başlarına içki şişesi vurularak ölmedi. Bıçaklandılar.. Olay İngiliz parlamentosuna geldi ve siyasi bir boyut aldı.

İngiltere'den son yıllarda hep dostluk gördük. Her ülkeye Ermeni anıtı dikilir, oraya dikilmez. Bir üzüntü ve özür mesajı Türkiye'yi küçültmez, tam tersine yüceltirdi.

İngiliz hükümeti ve halkı bu insani jesti halâ bekliyor. Sessizlik, o ölümlerin hak edildiğini Türk halkının da onayladığı itirafı sayılacak.

Böylesine haksız bir yargıya hükümet meydan vermemeli!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır