
Disiplin
Adana'da iyi futbol oynanmadı. Buna sebep olan iki faktör vardı. Biri zemin, diğeri hakem. Birinin üstünde oynayacaksın, diğeri de seni idare edecek. İkisi de bozuk olunca, iyi futbolun olmaması normal.
Beşiktaş, son zamanlardaki standart futbollarından birini oynadı. Kapasiteleri bu kadar. Daha fazlasını beklemek büyük iyimserlik olur. Oyunu idare edecek kapasitede bir tek Mehmet var. Sağda Nihat mükemmel mücadele ediyor. Kalede de Fevzi. Biraz da Münch. İşte size 4 etkili adam. Diğerleri de idare ediyorlar.
Rahim ile Halilagiç fizik üstünlüklerine rağmen ilk toplara çıkmıyorlar, sektiriyorlar. Rakip rahat pozisyona giriyor. Schaefer gösterişli değil ama futbolun gereğini yapıyor. Nitekim, sakatlanıp çıktıktan sonra defansta hatalar artmaya başladı.
Çimen'in kafası nerede?
Orta alanda Adana daha kalabalık oynamasına rağmen, Beşiktaş daha etkili gözüktü. Siyah-beyazlıların galibiyet serisindeki tek faktör; oyundan düşmüyorlar ve maçı bırakmıyorlar. Hata yapan oyuncunun yardımına hemen bir arkadaşı gidiyor. Briegel, bu havayı iyi yarattı. Ve elindeki futbolcu kapasitesini de imkanlara göre düzgün kullanıyor.
Adana'da ise Oğuz'a yardım eden tek oyuncu yok. İlk golde zemine rağmen Zdravkov gibi bir kalecinin topu sektirmemesi gerekirdi. Ayhan koşuyor, gidiyor, geliyor ama bir türlü istenenleri sahaya yansıtamıyor. Hırslanıyor, o zaman hiç yapamıyor. Ertuğrul yine profesyonelce çalışıyor. Hava toplarında rakibi yıpratıyor. Alamasa bile vurdurmuyor.
Ünsal Çimen devre sonuna 4 dakika eksik ilave yaptı. 46. dakikadaki penaltı pozisyonuna takıldı. Bu kez Şifo'nun ofsaytında yardımcısına neredeyse 5 dakika geç baktı. Fiziksel olarak maçtaydı ama kafası başka yerdeydi.
Münch'ün G.Saray maçında oynamasamı büyük dezavantaj. Gereksiz yere sarı kart gördü. Kabahati kendisinde. Şu da ayrı bir gerçek ki, Beşiktaş eğer bir düzine galibiyeti arka arkaya bulup G.Saray karşısına bu moralle çıkıyorsa, onları tebrik etmek gerekir.