|
|
Tek kurşunla 2 can
İmam nikahlı yaşadığı Salih'ten hamile kalan Nermin resmi nikah isteyince canından oldu.
ESKİŞEHİR'DE yaşandı bu acı öykü. Kahramanları 2 gençti, bir zamanlar birbirini seven: Nermin Keskin ve Salih Davran. Genç kız, babasını kaybetmişti yıllar önce hep bir sevgi açlığı vardı içinde ve hep bir erkeğe sığınmak istiyordu...
Salih daha uçarıydı ona göre, ama sevgisi daha az değildi. Hani o klasik "arkadaş toplantılarından" birinde karşılaştığından beri aşıktı Nermin'e. Bir maceraydı önlerinde uzanıp giden hayat, yaşanması gereken. Ceplerinde tek kuruş para olmadığı halde elele tutuşup çıktılar yola. Tek güvenceleri, Nermin'in ölen babasından kalan 100 milyonluk emekli maaşıydı. Bir ev tuttular, ara sokağa bakan, duvarlarından rutubet akan. Birkaç parça elden düşme eşya aldılar. Gıcırdayan yataklarına keyifle uzandıkları zaman karar verdiler: "Şimdi imam nikahı yapalım, Allah huzurunda karı koca olalım. Paramız olunca resmi nikahı yapar, doğru dürüst bir yaşam kurarız."
YIKILAN HAYALLER
Ama bu doğru dürüst yaşamın başlangıcı hep gecikti. Ne Salih iş bulabildi, ne Nermin. Küstürdükleri ailelerinden gelen yardım da kesilince... Sıkıntılar, kavgalar, üzüntüler başlayıverdi. İşte tam o anda, öğrendiler haberi; başka zaman olsa "sevinçten havaya uçuracak" olan ama şimdi zamansız haberi... Nermin hamileydi, hem de geri dönüş için geçti. Hiç de sevinmedi Salih, "baba olacağını" duyduğunda. Bağırdı, çağırdı, kızdı... Böylece aşklarını tüketmeye başladılar. Hergün kavga, hergün gürültü... Nermin, anne olmadan önce "eş" olmayı istiyordu. Yavrusunu kucağına almadan önce, resmi nikahı kıyılsın, kanunun güvencesi yaşamına girsin istiyordu. Ama bir türlü yanaşmıyordu Salih bu isteğine. Artık dayak da girmişti işin içine. Nermin, karnında bir can taşıdığı halde kaç kere hastanelik olmuştu kim bilir? O gün, Salih'in ablası Gülsüm Karakaş'ın yanında yine aynı tartışmaya başladılar. Nermin, "Neredeyse 5 gün içinde doğuracağım. Ne olur şu nikahı kıyalım" dedi. Bunlar, onun son sözleriydi. Öfkeden deliye dönen Salih, nereden bulduğu belli değil; silahını çıkardı, tetiği çekti. Namlunun ucundan fırlayan kurşun Nermin'in boynuna, can damarına saplanıverdi.
ÖLÜM ŞAKASI
Kızıl kan aceleyle akıyor; Salih ve ablası sadece seyrediyordu. Nice sonra, genç kadın son nefesini verdiğinde kucakladılar külçe gibi bedenini ve evden dışarı sürüklediler. Arabaya koyacaklar, götürüp bir yere atacaklardı... Ama, silah sesi duyulmuştu bir kez. Onlar merdivenleri üçer beşer inmeye çalışırken duydular polislerin acı acı çalan sirenlerini. Ve, karnındaki doğmamış bebekle birlikte ölen Nermin'i oracıkta bırakıp kaçtılar. Birkaç gün sonra gidip teslim oldu Salih. İddiasına göre şaka yaparken kazara vurmuştu aşık olduğu kadını. Üstüne üstlük çok pişmandı. Ne yazık ki, son pişmanlık hiçbir zaman fayda etmiyordu ve bu kez de etmeyecekti. Salih'in gözyaşları ne onu cezaevine girmekten kurtaracaktı, ne de geri getirecekti aldığı canları...
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|