'Beyoğlu Türkiye'nin yeni vitrini olacak'
Vitali Hakko'ya göre, etrafını saran 200 otel ve 250'nin üzerindeki kafeyle yeni Beyoğlu, yerli sanayinin teşhir yeri olmaya hazırlanıyor.
Alışverişin candamarları Nişantaşı, Bağdat Caddesi ve Akmerkez. Dördüncü sıraya ise eski güzel haline dönmesi için büyük çaba harcanan Beyoğlu yerleşiyor. İş dünyasının duayeni Vakko markasının kurucusu 87 yaşındaki işadamı Vitali Hakko'ya göre Beyoğlu çok yakın bir zamanda Türkiye'nin vitrini olacak. Yerli sanayinin aynası haline gelecek Beyoğlu'nu çevreleyen 200'ün üzerindeki otel, Beyoğlu'nu saran yaklaşık 260 kafe ve sayısız sanat galerisi ve kitabeviyle yeni Beyoğlu yabancı konuklarını ağırlamaya hazırlanıyor. Hem de pek yakında. Vitali Hakko, eski salaş hali nedeniyle Beyoğlu'nu terkeden saygın isimlerin de yakında yeniden Beyoğlu'na döneceklerini belirtiyor. Kurucusu olduğu Beyoğlu'nu Güzelleştirme ve Koruma Derneği'nin başkanlığını geçtiğimiz günlerde bırakan Hakko'nun Beyoğlu'nu bırakmaya ise hiç mi hiç niyeti yok. Aktif iş hayatını terketmeye hiç niyeti olmayan "dinamik" işadamı Hakko için Beyoğlu "kışkırtıcı bir şey", enerji demek, yaşam demek.
'ÇÖP BİLE TOPLADIK'
Beyoğlu için gecenin bir yarısı çöp toplamaktan ve karları temizlemeye kadar pek çok şey yaptığını anlatan Hakko, Beyoğlu'nu eski güzel günlerine döndürme mücadelesi sırasında 9 vali, 6 belediye başkanı tanımış.
"Bana diyorlar ki, Beyoğlu için hala çalışıyor musun? Ne için diyorlar. Kimileri yüzüme söylüyor, kimileri de arkamdan konuşuyor. Utanmıyor bu yaşa geldi hala Beyoğlu için çalışıyor diye. Belki başta bir mülküm olduğu için çalışmış olabilirim. Belki onu kurtarmak istedim, bilmiyorum. Yine de tamam halk böyle bilsin diyeceğim. Mülküm olduğu için uğraştım. Daha güzel olmasını istedim. Kendim yapınca, komşum da güzel olsun diye uğraşıyor. Kendim için çalışırken, komşularıma da fayda verdim." Hakko, Beyoğlu için yaptığı mücadeleyi bu samimi cümlelerle anlatıyor.
KIŞKIRTICI BİR ŞEY
* Beyoğlu sizin için ne demek?
Nostalji dersen değil, alışkanlık dersen o da değil. İşten dolaşmaya vakit bulamadım hiçbir zaman. Ama Beyoğlu bende enerjidir. Beni kışkırtan, teşvik eden bir unsur. Beyoğlu 1960'larda çok şıktı. 80'lerden sonra bozuldu, başladı ikinci Beyoğlu. Salaş Beyoğlu'nu yaşamaya başladık. Biz kurduğumuz dernekle Beyoğlu'nu güzelleştirmek için herşeyi yaptık.
* Beyoğlu mücadelesinde unutmadığınız anılarınız var mı?
Bir ara Belediye'de işçiler grevdeydi. Çöpü kaldırmıyorlardı. Baktık Beyoğlu yine çok çirkin görünüyor. Haydi bakalım, biz kelli felli insanlar ekip olarak gece çıktık ve çöp topladık. Bir defasında çok kar yağdı. Her yer kapandı. Yine seferber olduk. Karları kamyonlara doldurduk ve attık.
* Beyoğlu'nu Güzelleştirme Derneği'nin başkanlığını neden bıraktınız?
Başkanlığı bıracağımı söylediğim zaman ikna etmem kolay olmadı ama sonunda çok iyi bir anlayış gördüm. Beyoğlu'nun kuvvetli bir insana ihtiyacı olduğu belli oldu. Bir yere kadar getirdik. Yoruldum artık bundan sonrasını başkalarına rica ettim.
* Rüyanız gerçekleşti diyebilir miyiz?
Geçen gün Beyoğlu'nu gezdik. Çok güzel buldum. Ben zannediyordum 55 tane kafe var. 260 taneymiş. Bugün Beyoğlu başka türlü, yaşıyor.
İstanbul'da 4 pİyasa
* Saygın mağazalar gelir mi?
İşte şimdi iş oraya geldi. Gelip, görüp ikna olmaları lazım. Bu bizim yeni projemiz. Bugün İstanbul' da dört tane piyasa vardır. Birinci sırada Nişantaşı, sonra Bağdat Caddesi, Akmerkez ve Beyoğlu dördüncü olacak. Şimdi Beyoğlu maalesef eski kötü günleri nin acısını çekiyor. Biraz da rötuş istiyor. Eskiler hala o kötü hatırayla duruyor. Gelip de görmediler yeni güzel halini. Öyle bir gün gelecek ki, Beyoğlu yerli sanayimizin aynası, teşhir yeri olacak. İhracatımızın vitrini olacak.
Bir gün gelecek Beyoğlu, saydığım 4 piyasanın başına geçecek. Hep birlikte çalışmak gerekiyor bütün bunlar için. Bu Beyoğlu herkesin Beyoğlu'su.
'Farkına varmadan çalışıyorum'
* 87 yaşındasınız ama çalışma azminizden birşey kaybetmemiş görünüyorsunuz. Hiç 65 yaşında emekli olmayı düşünmedizin mi?
65 yaşına daha varmadan, 50 yaşımdayken dedim ki, 60'da duracağım. 60'ıma geldim, farkında olmadan. Devam ettim. 70'e geldim. 70 oldum mu dedim. Evet oldun dediler. E.. peki, şu işi de bitireyim. Sıkıntı olmasın. Çocuklar rahat etsin dedim. Bir de baktım 80 olmuşum. Büyük bir ziyafet vermişlerdi. Farkına vardım ki 80 olmuşum ve devam ediyorum farkına varmadan. Bazen diyorum ki abartıyorsun.
* Kaç saat uyuyorsunuz?
Sekiz saat uyumazsam olmuyor. Hani derler ya yaşlanınca 4-5 saat yeter diye. Yok öyle birşey. Çocuklar gibi 8 saat uyumazsam rahat etmem. Bazen gece kalkıp, notlar alıyorum. Uzun sürerse, sabah ona göre geç kalkıp, 8 saat uykumu tamamlıyorum.
* Odanızda kaç saat geçiriyorsunuz. Hala mağazaları teftiş ettiğiniz söyleniyor?
Odamda 2 saatten fazla oturmam. Dolaşıyorum. Şimdi kendime tek kişilik bir otomobil aldım. Şirket içinde onunla dolaşıyorum. Her hafta teftişe gidiyorum. Önce, buradaki mağazaya gidiyorum. Şöyle bir görünüp, kokusunu alıp, bazı eksikler varsa, onları not alıp çıkıyorum. Rapor halinde ilgili birimlere sonuçlarımı sunuyorum. Merter'den sonra Beyoğlu, Suadiye, en son da evime yakın olduğu için Akmerkez mağazasına gidiyorum.
* Şimdi ne yapacaksınız?
Her salı dostlarımla Bebek Bar'da buluşuyoruz. Oraya gideceğim. Yarım viski Bebek Bar'da, yarım viski de evde. Şimdi karıştırmaya da başladım. Aynı gecede değil! Bir akşam rakı içiyorum. Başka bir akşam votka.
İsrail, Yunanistan ve Rusya'da Vakko
* Vakko istediğiniz yere geldi mi?
Hiç bir zaman insan oldu, yaptım, bitti dememeli. Hep daha yukarılara bakmalı.
* Vakko'yu henüz uluslararası bir marka yapmadınız?
Evet henüz olmadı. Biz istemedik. Ama şunu da itiraf etmeliyim ki, bu işe kardeşimle birlikte başladığımız zaman bu kadar uzağa gelebileceğimizi hiç tahmin etmiyordum. Bilmiyordum ki, müşterimizin böylesine müesseseye güveni ve sevgisi olacak. Bunu ne zaman anladım biliyor musunuz? Hastalandığımda. O kadar çok mektup geldi ki.
* Vakko ucuzluyor demiştiniz. Yeterince ucuzladı mı?
Biz enflasyon inecek, globalizasyonun bir sonucu bütün markalar Türkiye'ye gelecek diye kara kara düşünmeye başlamıştık. Şimdiye kadar herkes bize geliyordu ama marka çoğalınca gelmeyeceklerdi. 3 yıl önce kalitemizi yükseltip, fiyatlarımızı indirme kararı aldık. Bugün ne kadar yerinde bir karar aldığımızı daha iyi anlıyoruz. Vakko hiçbirşey kaybetmedi.
* Yurtdışı mağaza açılacak mı?
20 yıl önce Londra'da bir mağaza açtık ama olmadı bir ay sonra kapadık. Sonra Viyana'da açtık. Ortaklar yüzünden yürümedi. Türkiye'de güçlü olmak için çalıştık. Ama şimdi sırası geldi. Yunanistan, İsrail ve Rusya'da mağaza açmak için çocuklar çalışıyor.
Şelale KADAK
|