Siyasetin kaderi mi, kaderin siyaseti mi?..
Demirel 40 yıla dayanan siyasi yaşamını...
Hem de zirvede...
Noktaladı!..
Mı?..
Bilmiyoruz...
Demirel hakkında kesin konuşmak en tehlikeli iştir.
Defalarca gitti, yine geldi.
Şimdi yine gidiyor...
Yine gelir mi?...
Gelse de gelmese de...
Bizim hatırımızda iyi şeyler kalacak...
Bu memlekete yaptıkları unutulmayacak...
Her hamlesinde, parlamentoyu savunmuş olmasıyla...
Demokrasiye olan bağlılığı da saygıyla anılacaktır...
Bakıp göreceğiz...
Türkiye'ye belki yepyeni bir örnek verip...
Siyasetin de belki bir yerde biteceğine örnek olacaktır.
Belki de, bazı insanların siyasetsiz yaşayamayacağını gösterecektir.
Ama kuşku yok ki...
Demirel...
Türkiye'nin yetiştirdiği siyasi kadrolar içinde...
"Çap" olarak her zaman yüksek bir noktada anılacaktır...
İnönü mü dediniz?
CHP lideri Altan Öymen, Çankaya'ya Erdal İnönü'yü öneriyor.
Önermek serbest ama ben şiddetle karşı çıkıyorum.
Çünkü Erdal İnönü'nün Türkiye için "sıçratıcı" hiçbir icraatını hatırlayamıyorum.
Ama olumsuz icraatları saymakla bitmez...
Bir kez ölünceye kadar içime sindiremeyeceğim bir Sıvas Madımak hadisesi var...
2 Temmuz 93..
Madımak Oteli, mürteci yobazların muhasarası altında...
Yerel organlar, en önce başbakan yardımcısı Erdal İnönü'yü arıyor ama...
Erdal Bey yetişinceye kadar 36 aydın diri diri yanıyor.
Demek ki...
İnönü başbakan olsa, Irak'la da bir savaşa girişsek, Erdal Bey karar verinceye kadar bizim askerler Bağdat'a girmiş olur. Ayrıca...
Ben mi yanlış hatırlıyorum?
Necdet Calp'ten aldığı yüzde 31'lik "sol" oyları, seçimlere gire çıka, nazlana nazlana, bugünkü düzeyine indiren...
"Sol"un adeta silinmesine sebep olan lider, bir başkası mıydı?..
89 seçimlerinde ANAP'ın elinden aldığı bütün belediyeleri, ertesi seçimde Refah'a teslim eden SHP'nin lideri, başkası mıydı?..
Hayır Erdal İnönü idi...
Erdal Bey'in dişe dokunur bir tek icraatı vardır.
93'te Demirel'i Çankaya'ya çıkarmak!..
Ama Çankaya'yı bir "resim sergisi" gibi düşünüyorlarsa o başka...
Bu işe Erdal Bey'in dürüstlüğü de yetmez!..
Türk demokrasisinin Erdal Bey'e bir borcu yoktur.
Kanımca alacağı vardır...
Biz ise sadece gurur duyuyoruz!
Bizim içimiz falan titremiyor, çünkü yenilikleri her zaman önce biz yapıyoruz, arkadan onlar geliyorlar.
Sabah, fiyatını 15 gün önce 100 bin liraya düşürmüş... Rakibimiz, düşünmüş taşınmış, hem de 15 gün düşünmüş, sonra o da fiyatını indirmiş...
Daha sonra da çıkıyor "devrim" yaptık diyor...
Halbuki devrim, 15 gün önce yapılmış...
Bölük duuuur!..
Kandıralı sen de dur!..
İkincisi, yazarlar meselesi...
Birinci sayfalarına en ünlü yazarlarını koymuşlar...
"Bizi okumayan çok şey kaybeder" mealinde konuşuyorlar...
Ne kaybedeceğini bilemem ama...
Ne "kazanılacağı" konusunda biraz endişeliyim...
Neden derseniz...
Alın iki gazeteyi, yazarlarını mukayese edin...
Ve Sabah'ın yazarlarına bakın...
Güngör Mengi, Yavuz Donat, Selahattin Duman, Çetin Altan, Salih Memecan, Zülfü Livaneli, Necati Doğru, A. Savaş Akat, Abdurrahman Yıldırım, Şükrü Kızılot, Ahmet Vardar, Ruhat Mengi, Murat Birsel, Hıncal Uluç, Ali Kırca, Cengiz Çandar, Sedat Sertoğlu, Gülay Göktürk, Can Dündar, Mehmet Altan, İlker Sarıer, Murat Yetkin ve...
Rauf Tamer!..
Bence şampiyonlar ligi!..
Yıldızlar topluluğu!..
Bu güneşe kar mı dayanır!..