|
|
Ninenin intikamı
70 yaşındaki Zehra Çal, Ümraniye'yi tir tir titreten ve kendi evini de soyan hırsıza, tatbikat sırasında Osmanlı tokadını yapıştırdı.
ÜMRANİYE'de kol geziyordu "sapık hırsız" korkusu. Ardı arkası kesilmiyordu söylentilerin. Mahalle arası dedikodular, yavaş yavaş kabusa dönüşüyordu. Bir sabah, Ümraniye Dudullu'da oturanlar, "acı" ve "çirkin" bir gerçeğe uyandılar. Bir komşularının evine de girmişti o "kara gölge" ve 8 yaşındaki kızlarını kaçırmıştı. Birkaç saat sonra evinin yakınlarındaki derme çatma bir çadırda, iki gözü iki çeşme buldular küçük kızı. Evinde uyurken kaçırılmış, tecavüze uğramış, geleceğine ipotek konmuştu bir "sapık" tarafından...
ÜMRANİYE'YE KORKU SALDI
Sapık hırsız yakalanana kadar rahat yüzü yoktu artık Ümraniyeliler'e. Allah'tan polis işe el atmış, hırsızın peşine düşmüştü. Ama, bütün bunlar olup biterken, hırsız da boş durmuyordu. Suç dosyası kabardıkça kabarıyordu. Önce bir küçük kıza sarkıntılık, sonra bir kadına taciz, birkaç evi soyup soğana çevirme... İşte böyle sürüp gidiyordu, sapık hırsız tartışmaları. Bu sırada, herkesi sessiz sessiz dinleyen bir kişi daha vardı: Zehra Çal... Yaşı 70'e dayanmıştı. Ümraniye'nin ara sokaklarından birindeki nohut oda, bakla sofa evinde tek başına oturuyordu. O, hırsız hikayelerini pür dikkat dinliyor ama kurbanlar arasında yer alabileceğini hiç düşünmüyordu. Çünkü ne yaşça ilgi alanına giriyordu hırsızın, ne de zenginlik bakımından...
Fakat, bir gece evinde bir yabancının dolaştığını hissedince ne kadar yanıldığını anladı. Kendi başına karşı koyabilir miydi bu gözü dönmüş adama? "Yok yok" dedi kendi kendine: "Bana 'höt' dese korkudan ölürüm. Hem evde çalınacak birşey de yok."
Böylece zayıf bacaklarını karnına çekip büzüldü yatağının içinde. Soluğunu adam gidene kadar bırakmadı...
Çok geçmeden, polisler parmak izinden adının Mehmet Bekmez olduğunu belirlediği "sapık hırsızı" yakalıyıverdi. Mahalle, haberi alınca bayram havasına büründü hemen.
Ama Zehra Nine'nin planları başkaydı. Polisler, Mehmet Bekmez'i tatbikat yaptırmaya evine getirince gözleri ışıl ışıl parladı. Yüzüne utancın kırmızılığı yapışmış adamdan intikam alma zamanıydı artık...
ÇIKARKEN TOKADI VURDU
Hırsız evin içinde dolaşıyor, "Önce buradan girdim, sonra buraya baktım" diye anlatıyordu yaptıklarını. Zehra Çal ise, peşlerindeydi ve fırsat kolluyordu. Beklediği an, polislerle hırsız tam kapıdan çıkacakken geliverdi. Zehra Nine, hırsızın ensesini gözüne kestirdi, hiç de ondan beklenmeyen bir çeviklikle atıldı, kemikli eliyle tokadı patlattı. Dişsiz ağzında bir gülümseme yayıldı. O "halkın" tokadını atmış, yaşı yetmiş olsa da işinin bitmemiş olduğunu kanıtlamış ve Ümraniye'nin kahramanı oluvermişti işte... İSMAİL ERBEN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|