Bütün sezonun yükü geldi bir maça dayandı. Bugün ASVEL randevusunda, Efes'in tek handikapı avantajmış gibi görünen saha-seyirci faktörü. Maç kopmazsa, her şey tersine dönebilir. Örneğin, ilk maçtaki ortam tekrarlanırsa, ASVEL 15 sayıdan gelip yakalarsa iş zorlaşır. İlk maçtan sonra, "Bu iş inşallah Fransa'da biter" demiştim. Çünkü üçüncü maçlar hep çok zordur. ASVEL'in kaybedeceği şey daha az. Ve tek maça kalan seriler her türlü sonuca açıktır.
ASVEL çok iyi bir takım olduğunu gösterdi. Final-four için son ana kadar asılacaklar. ASVEL'de, Efes'i en çok zorlayan oyuncu Sonko... Özellikle açık alanda çok hareketli. Maxey de içeride çok etkili. Larranaga ve Seals, ortalama skorlarını üretirler. Burada Bilba'dan ekstra sayılar yememek gerek. İkinci maçta Bilba'nın bulduğu sayılar ASVEL için ekstra bir güç olmuştu. ASVEL, iş ikinci maçtaki gibi giderse adam adama savunmayı değiştirmezler. İstanbul'da bunu oturtamamış, kombine denemek zorunda kalmışlardı.
Benim tahminim, Efes, ilk maçtaki gibi 14-15 sayılık bir fark bulursa bir daha yakalanmaz ve beklenmedik kadar rahat kazanır. Bu maçta asıl önemli nokta savunma... Böyle bir günde şutlar girmeyebilir. Kolay atışlar kaçabilir. Oyuncular üzerinde büyük bir stres var. Çünkü kamuoyu, Efes'ten final-four bekliyor. Oyuncular da kendini şartlamış durumda. Önemli nokta savunma ve oyundan kopmamak. En önemlisi, seyirci dahil telaşlı olmamak. Efes'in bu maçı ve final-four'u çok istediğini biliyorum. İyi savunmayla - çünkü bu maç hücumdan çok savunmayla kazanılacak - yıllardır süren final-four özlemine bu sene nokta koyacaklarını ümit ediyor, buna inanıyorum.